Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
447
 

Bir kuruşluk borca beşyüzdört liralık demokrasi icrası

Bir kuruşluk borca beşyüzdört liralık demokrasi icrası
 

Resim: Alıntı


Demokrasi demokrasi diyoruz ya hani. Hani gerçekleri, halkın gerçeğini yazınca pusuda bekleyen birileri mal bulmuş mağribi gibi saldırıp, demagojinin Allah' ını yaptığı halde demagoji yapıyorsun diyorlar ya…

Alın işte onların çok beğendikleri liderlerinin bugün Türkiye’ yi getirdiği noktada halk için işleyen demokrasiye.

Bizim de başımıza da gelmişti bir kez. Eşimin unuttuğu 60 lira için eve icra gelmişti de 600 lira ödemiştik. İşte yarıdan fazlası özelleştirilen bankalarla modern tefecilerin inisiyatifine terk edilen halkın içine sürüklendiği çıkmaz.

Geçenlerde yine bir arkadaşın kartını bloke etmişlerdi de bilgisayar almak için gittiği işyerinde öğrenmişti kartının bloke olduğunu. (Bir liralık borç için) Oysa bizim paramız aylarca yatıyor bankada, biz hiç böyle kazançlar elde edemiyoruz. Kredi kartını bir lira eksik yatırsan faiz işliyor ama on lira fazla yatırınca faiz maiz veren yok bize. Öyle ya… Onların ki para, bizim ki… bizim ki… bizimki ne acaba? Ben bulamadım valla. Siz bulabilirseniz yazın bana.

Her neyse. Bu örneklerden o kadar çok var ki… E tabii devlet olmayınca başta, eşkıyalığın bini bir para. En son hastaneleri de elden çıkarıyormuş devletçiğimiz. Adeta… Gel vatandaş gel, batan geminin malları bunlar dercesine.

Oysa o özelleştirdikleri hastanelerin çoğunu hayırsever halk yaptırıyor. Fakat çoğunu hayırsever halkın yaptırdığı bu taşınmazları satma hakkını, demokrasisini, onun asıl sahibine sorma gereği bile duymadan, yani demokratik hakkını sonuna kadar kullanarak, satma, satabilme hakkını kendinde görüyor hükümet. Bu da yeni devletçilik anlayışımız olsa gerek.

Gel vatandaş gel. Demokrasiye gel. Batan geminin son malları bunlar.

Demokrasi çıtacımız revaçta. Devlet malı haraç mezat. Asayiş! Asayiş mi? O berkemal.

Vatana millete hayırlı olsun yeni, sıfır model demokrasimiz. Sat sat ye. Kat kat ye.

Agaya beleş!

http://www.milliyet.com.tr/1-kurus-borc-icin-icra-geldi-/ekonomi/sondakika/11.03.2010/1209553/default.htm?ver=18

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hay Allah! Hiç kimse, bir kuruşluk borcuma beş yüz kuruş icra kapıma getirmedi bugüne kadar! Torpil mi yapıyorlar bana yoksa! Yandaşım ya!Biliyorum, şimdi diyeceksiniz ki "sizin tuzunuz kuru". Hiç de bile. Param olursa alış veriş yapıyorum, hem de nakitinden, olmazsa kanaat ediyorum. Bankaların kart tekliflerini elimin tersiyle geri çevirdim. Bu konuda çağdışıyım. Çok mu zevk veriyor; parasız pulsuz vitrinleri boşaltıp eve taşımak. Sonra da ödemek acı geliyor, değil mi? Suçlu da Başbakan Erdoğan oluyor, öyle mi? Özür dileyerek bir atasözünü hatırlatacağım: Tatlı yemenin bilmem nesi olur! Selamlar...

Hasan Basri Özgen 
 13.03.2010 16:59
Cevap :
Siz haberi okumamışsınız sanırım. Siz dava dosyalarınızı da böyle bakıyor, inceliyorsanız müvekkilleriniz yandı. Sizden bunu beklemezdim gerçekten de... Hem benim bildiğim avukatlar sadece mahkemelerde savunma yapardı. Siz bankanın ya da Erdoğan' ın avukatısınız sanırım. Savunmayı bloğa taşıdığınıza göre... Sağlıcakla  14.03.2010 15:02
 

Adına ister zaafları deyin, ister yan etkileri deyin, bir takım açıkları olsa da, insanlığın bulabildiği en iyi, en çağdaş rejim olan demokrasi karşıtlığınıza anlam verememiştim. Neyin yandaşı olduğunuzu çok merak ediyordum. Meğer Saddam'ın Baas rejimine romantik özlem duyuyormuşsunuz! Tebrikler! Bir de önceki yazınızda, insanlar birbirleriyle konuşmaya korkuyorlarmış, demişsiniz. Konuşmayı bırak, siz asıllı asılsız açıktan yazıyorsunuz! Yoksa siz çok mu cesursunuz? Herkes korkuyor ama bir siz korkmuyursunuz! Esas kapalı rejimlerde, yani saddam'ın Baas'ında konuşamazsınız, yazamazsınız! Eminim bunu siz de biliyorsunuz da, nasılsa ben yandaş olacağım diye hesap ediyorsunuzdur herhalde! O rejimlerde, bırakın yolsuzlukları konuşmayı, yazmayı, duyamazsınız bile. Bak burada eksiklikleri, aksilikleri duyuyorsunuz, duymakla da kalmıyor, yazıyorsunuz. Demokrasi sayesinde! Ben bu durumu bir egoizim, bir vefasızlık olarak görüyorum. Saygılar...

Hasan Basri Özgen 
 13.03.2010 16:25
Cevap :
Senaryo yazmakta oldukça başarılısınız. Bence şansınızı bir de öyle deneyin. Hayat ve hayatın gerçekleri durduğunuz yerden tam net görünmüyor. Bir de amuda kalkarak bakmayı deneyin. Sizi güce tapanlar derneğinin üyeleri sizi. Madem demokrasi var. Neden gerçeklerin dile getirilmesi sizi bu kadar rahatsız ediyor? da gidip gelip olmadık elbiseler giydiriyorsunuz bana. Ben sizin bana biçtiğiniz elbiseleri giymem. Gidin kime giydirirseniz giydirin. Burada kapatılmış bir kredi kartına üç yıl sonra gelen icra takibi var. Neden üç yıl beklediler, neden kartı kapatırken bir kuruşluk bakiye bıraktılar gibi sorular sizin gibi avukatların kafa yoracağı işler değil. Ne de olsa siz alacağınız paraya bakarsınız. Katili de savunursunuz yeri geldiğinde, tecavüzcüyü de. Tıpkı erki savunduğunuz gibi... Dua edin de birgün evinize icra filan gelmesin. Allah büyük konuşanları sevmezmiş ne de olsa. Bilirsiniz.  15.03.2010 15:18
 

Irak'a da demokrasi getireceklerdi kan gövdeyi götürüyor hala.Biz de henüz satıp savmalarla uğraşıyorlar sonumuz vahim yani... sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 11.03.2010 14:26
Cevap :
Değil mi? Hala barış, hala demokrasi gelecek Irak' a. Iraklıların Saddam' ı aradığını biliyorsunuz değil mi? Haberleri çıkmıştı. Dediğiniz gibi... Sonumuz hayrola! Sevgiler  11.03.2010 19:38
 

Bu ülkeyi ve içindeki tüm vatanseverleri perişan etmek, fakirleştirmek, ruh sağlıklarını bozmak ve 8 yıl boyunca gerilim stratejisi ile tüm dirençlerini kırıp "Şeriat mı ne merettir o, gelecekse gelsin artık!" dedirtecek duruma sokmak isteseydim; Bu hükümet kadar asla başarılı olamazdım ne kadar zalim olursam olayım! Zalimin zulmü varsa, mazlumun içinde biriken hıncı var... Ve işte yaratılmak istenen ve yaratılan bu hınçtır ki bizi bir iç savaşa sürüklemekte... Umarım yanılıyorumdur A.... Hanım. Esefle, kahırla, dost selamlarımla... MS

Mehmet Sağlam 
 11.03.2010 11:02
Cevap :
Umarım Mehmet Bey. Umarım. Gerçek bütün çıplaklığı ile ortada. Göre parmak misali... Sağlıcakla  11.03.2010 11:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1493
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster