- Kategori
- Siyaset
Bir mert adam. Prof.Dr.Metin Fevzioğlu.
Üç ay önce diyordu ;
“Ülkemde Medyanın iyi bir sınav verdiği söylenemez.
Meslektaşları hapisteyken, Dolmabahçe Sarayı’nda basın özgürlüğü gecesi tertipleyip, fonda ince müzik eşliğinde, avanta viski yudumlayarak, hatırlanacaklar.
Sansüre gerek bırakmayıp, oto sansürün feriştahını uygulayan,bildiğini yazarak değil, bildiğini yazmayarak kazanan, halkın gerçekleri öğrenme hakkına hizmet etmek yerine, ninni söyleyen, ekranlarda pembe tablo çizenlerin topluluğu olarak anılacaklar.
Sermaye’nin de bu dönemde iyi bir sınav verdiği söylenemez.
Çocuklarının geleceğini, parayı balyaladıkları memleketimizde değil,el âlemin memleketlerinde gören, millete imam hatip okullarını tavsiye ederken kızını –oğlunu Amerikalarda okutanlar. beşer metrelik duvarlar arkasındaki villalarında huzurla yaşayabileceklerini zannedenler var.
Yarın öbür gün, bu dönem’in hesabı kitabı yapıldığında, tahmin ediyorum ki onlara da birşeyler sorulacak..
Sendikalara da, ha keza. Sanat çevresine de..
Sanatın özüne, ruhuna, mantığına aykırıdır bağımlı olmak...
Akademik çevreler –Yani Üniversiteler.
Lifli gıdalar, pilatesin faydaları, buzulları eriyen kutup ayıları gibi, kokmaz bulaşmaz mevzularda adeta saksağan misali şakıyan, susmak bilmeyen akademisyenlerimiz prof.lar....
ÖSYM rezaleti, çağdışı eğitim, Mehmet Haberal, Fatih Hilmioğlu, dövülen, tutuklanan üniversite öğrencilerinde, sesi çıkmayanlar. geçmişine ihanet eden bir Üniversite.
Aynı dönemde... Utanın .. Barolara bakın..
Her yurtsever baroyu tek tek yazmaya kalksam buraya sığmaz;
Evrensel ilkelere ve onurlarına sahip çıkan,
Susmayan, direnen...
Demokrasi mücadelesinde tırsmayıp, mertçe, toplu halde tavır koyan...
Alnı açık, başı dik kalmayı başaran “meslek grubu” olarak hatırlanacaklar.” diyebiliyor.
Ve yarın, tarihi gündür. Güçbirliğinin vaktidir. Çünkü...
“Birilerinin uyduruk akil”ine değil...
“Ortak akıl”a ihtiyaç var.
Profesör Metin Feyzioğlu’nun güç birliğiyle Türkiye Barolar Birliği Başkanı seçilmesi...
Bu memleketin geleceğine dair, her platformda, bir ümit, bütün seçimlerin aynı “ortak akıl”la kazanılacağı “umudu”dur.
Bu yazının yazılışından üç ay sonra Metin Feyzioğlu Baro başkanı olarak Yargıtay’ın açılış töreninde yaptığı dürüst ve mertçe konuşma ile kalitesini göstermiştir.
Başbakanın gözünün içine baka baka Türkiye’de işler iyiye gitmiyor. Ülkemde demokrasi yok, diktatörliğe gidiyorsunuz dedi.
Bazılarının asık suratla izlediği bu mert yiğitçe sözler bir çok yalakayı şaşkınlığa çevirdi.
İşte adam gibi adam.
Bu devirde pek rastlanmayan özel bir kişilik.
Gurur duydum ülkem hakkındaki korkularım kayboldu. Atatürk’ün ülkesini emanet ettiği gençliğin sesi olarak kürsüden seslendi.
“Memleket dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, delalet hatta hiyanet içinde olabilirler ..
Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin (Amerika) siyasi emelleriyle tevhit ( birleştirme ) edebilirler.”
Atatürk
(Suriye’de olanlar)
ozcanvural33@hotmail.com