- Kategori
- Deneme
Bir nefeslik düş...part 1...

Bir düşüm var, yüreğimin döşeğinde ruhuma yatacak bir yer verip, aşk sokaklarında beni kimsesiz bırakmayan… Gecenin karanlık sokakakların da, sırtımdan vuran düşü olmayan çaresizlerin elinin kolunun vicdanının ipiyle bağlandığını istediğim… Çok güzel konuşmakla değil, güzel ve insanca yaşayarak barışı dileyen değil gerçekleştirenlerin olduğunu bilmek istediğim… Kendini bilmez çocukların bir sabah ansızın gidişlerini duymak istemediğim… Denizine aldandığım bu şehir neden hep gidişlerin hüznüyle ayaklandırır ki içimdeki kendini bilmez ruhumu… Sonbahar kendi mevsiminin hikayesini tamamlayıp, paragrafın başı kışın ayazıyla dolunca, sayfada üşüdü… Şimdi titreyen ellerimse sayfanın ayazından değil, gidiş ihtimalinin yangınından tutamaz oldu harfleri, zabıtadan kaçan yemci çocukların korkusuyla doldu içim… Ya dökülürse içimdeki kelimeler, yemci çocuğun yemleri gibi o telaşla! Dağılan her kelimede doyururumsun yüreğini benim iç çekişlerimle… Eğer gidersen ciğerlerine bir derin solukta beni çeker ve gelinceye kadar saklar mısın nefesinde, kendini bilmez densiz bir düş gibi…