Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '09

 
Kategori
Felsefe
 

bir nemli-demli deneme...

bir nemli-demli deneme...
 

Bu nemli şehir nasılda insanlarının gözlerine benziyor...

Otobüs durağında bekliyorum yine zamanın bana ayrılan insanlarla kaynaşma zamanın da... Arada bir esinti içimize katılmak istercesine bekleşen kalabalığın arasından geçiyor... Hani hep aramızda kalsa esinti herkes otobüs sırasını ona vermeye gönüllü... Ama geçip gidiyor beklemeden, insanlara bulunmuş anların değerini anımsatarak... Ve otobüs durağa yanaştığında kimse sırasını vermiyor birbirinin esintisine... Uzaklarda ararken yanımızdaki anlamları nasılda görmezden geliyoruz biz kalabalık gibi gözüken bir avuç insan... Her gün bir yığın anlamsız cümle denizinde yüzerken bir “-kolay gelsin’i” esirgediğimiz otobüs şöförü benim ağzımdan çıkan bu iki kelimeyi gülümsemesinin neresine saklıyacağını bilemiyor... Şimdi günahını aldığım hayat arkadaşı bile gülümsemesine her sabah saklamayı unuttuğu bu iki cümleden bahsediyorum... Bahsettiğim bu kısa zaman aralığında bile bir avuç insanın bir araya gelip hayat adına ne kadar çok şeyi anlamlandırmayı düşlerken, bu bir avuç topluluğun zamanını nasılda heba ettiği gerçeğiyle tökezliyorum otobüsün arka derinliklerine ilerlerken... Ve bir çocuğun bu töközlemeye gösterdiği kahkaha tepkisiyle doğruluyorum yeniden yeni güne... Ve geçen gün dayanamayıp sallandığım salıncakta sallanmış olma ihtimaliyle bir bağ kuruyorum çok çocuk bakışlarıyla...

“Bir amacı olmayan akıl kendini yitirir. Çünkü, söylendiği gibi, her yerde olmak, hiç bir yerde olmamaktır...”

Aklını yitirmiş bu bir yığın amaçsızın için de çocukla kurduğum bu ironik bağ beni hayata bağlayan unsurlarla yüzleştiriyor... unsur keilimeside ne ilginç hecelerden hayat bulmuş diye düşünüyorum sonra yersizce birden bire. Un insanın aşının ham hali, insanlığında kendini yüzyıllardır korumak için inşaa ettirdikleri sur’lar... Kendimiz ham duygularımızın un halini karşımızdakinin duygularıyla mayalamaya çalışan insan işçileri, yada kendinizi tamamen açıp sır olan sur kapılarınızdan içeri aldığınız duyguların sizi tahtan indirme tehlikesi... Her insan bir turuva atı misali çekip içinize almakta sizin cesaretle olan ödeşmeniz sanırım...

“Bir hedefi ıskalamanın binlerce yolu vardır ama bulmanın yalnızca bir yolu.

Güçlü bir düş hedefe ulaştırır...”

Bense sırlı surlarımın içinde düşünü kurduğum bir ömür saklıyorum, işte bu ömür güçlü bir düş beni hedefime ulaştıran...


 
Toplam blog
: 75
: 465
Kayıt tarihi
: 12.11.07
 
 

"Her umut bir olasılıktır" Her sabah evin eşiğinin kenarında duran çiçeğin her sabah orda olma ol..