- Kategori
- Öykü
Bir tokatla okula başlamak
Samet 7 yaşındaydı, Okula gitme zamanı gelmişti. Daha önceleri ana okuluna göndermek istemişlerdi fakat kabul etmemişti. Bir kaç gün dayanabilmişti. Sonrasında kaçmıştı, çok sevdiği oyuncaklarını bile orada bırakarak.
Babası okumuştu, Annesi okumuştu. Kendisi de okuyacak ve kocaman adam olacaktı. Meslek sahibi olacaktı. Para kazanacaktı. Ama bütün bunlardan kendisinin haberi yoktu, bilincinde değildi küçük beyni. Onun bilincinde olduğu Annesinden, Babasından ve evinden uzakta olmak, yabancı insanların arasına girmekti. Ürküyordu, endişeleniyordu.
Bir gün öncesinde ufacık yüreğinde fırtınalar kopuyordu. Uyku girmiyordu gözlerine, sabah olacakları düşünüyordu. İçinde bir sıkıntı vardı. Tedirgindi. Sabah oldu ve Annesi ile birlikte okulun yolunu tuttular. Vardıklarında ayrılma zamanı gelmişti. Annesinin elini bırakmak istemiyordu. Derin bir yalnızlık hissediyordu ama yalnız değildi. Okulun girişinde çocuklar bekliyorlardı. Kimi endişeli, kimi evdeki gibi yaramazlıklarına devam ediyordu.
Öğretmenler geldiler ve kendilerini sınıflara götürdüler. Sınıf öğretmenleri eşlik ediyordu. Sınıfa girdiklerinde sıralara oturmaya başladılar. Fakat oradan yüksek bir ses geldi. Bir çocuk ağlıyordu. Öğretmeni yanına gitti. Çocuğun ağlaması Sametin de içinde bir fırtına kopmasına neden oldu ve ağlamaya başladı. Bir fırsatını bularak beraber kaçtılar sınıftan ve binadan dışarı çıktılar. Okulun demir parmaklıklarına geldiklerinde bekçi ile göz göze geldiler. Masum bakışlar karşısında yılların tecrübesiyle kırışmış bakışlar bir süre karşı karşıya geldiler. Bu sırada öğretmen kendilerine yetişti, kollarından yakaladı her ikisini de. Diğer çocuk susmuştu, pes etmişti anlaşılan. Gitmeyi kabul etmişti. Fakat Samet yılmadı ve ağlamaya devam etti. Ayaklarını yere vurmaya başladı, gitmek istemiyordu, kimse kendisini zorla götüremezdi.
Sonra bir tokat sesi ve bir sessizlik. Bekçi, çocuk, öğretmen ve Samet kimse konuşmuyordu. Sametin pembe yanakları sabahın aydınlığında gittikçe belirginleşiyordu. Boynu büküldü ve karşısında öğretmen kendisine birşeyler söylüyordu fakat hiçbir şey duymuyordu. Duymak istemiyordu. Onuru kırılmıştı, kalbi kırılmıştı. Elinden tutarak götürmeye çalışan öğretmene itiraz etmedi. Bir tokatla ilk okul günleri başlamıştı...