Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '06

 
Kategori
Sinema
 

Biraz işkence yaptık; ama pardon yanii !

Biraz işkence yaptık; ama pardon yanii !
 

Askeri darbe zamanı, yıl 1980. Evinde eşine sarılmış, sıcak yatağında uyurken GümGümGüm! kapı vurulur... Ellerinde koca tüfeklerle bir sürü adam evine dalar, çocuğun korkudan titreyerek ağlarken beynine silahlarını dayar. Evinde buldukları uyduruk pembe aşk romanlarını, açık saçık üç kuruşluk dergileri delilden sayıp burnuna sokarak ‘Gördün mü, gördün müü? Vatan hainii seni...’ diye muzaffer bir edayla tıslarlar.

İşkence nedir, dünya kaç bucaktır görürsün. İşin kötüsü, değil devrimciliğe aklının ermesi, o kadar saf ve apolitiksindir ki kendi küçük dünyan haricindekiler sana vız gelir tırıs gider. Hatta darbe olup da ilgili-ilgisiz herkes tutuklanırken, elinde sigara ‘Amaan, bulaşmasalardı onlar da böyle şeylere. Suçlu olmasa götürürler miydi? Bak, seni beni götürüyorlar mı?’ diye de ahkam kesen birisindir.

Türk-Yunan ortak yapımı Eve Dönüş (Home Coming), bence yönetmen ve senaristi Ömer Uğur’un dediği gibi aslında politik bir film değildir; çünkü ideolojilerin değil, bilip bilmeden ahkam kesenlerin, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasınların eleştirisini yapar. İşkence olgusunu irdeler ve bir anda bir insanın hayatı nasıl mahvolabilir onu gösterir.

Oyunculuklara gelince, bir sinema izleyicisi olarak, Sibel Kekilli’nin Esma rolü için yanlış bir seçim olduğunu görüyorum; çünkü Türkçe’yi zar zor konuşan, sürekli sözcükleri hatalı telaffuz eden ve en duygusal sahnelerde bile ezberlemiş gibi yanlış vurgularla konuşan bir oyuncu sadece karizmayla olayı götüremiyor, en azından bu filmde kuruluk yaratıyor. Kendisinin de açıkladığı gibi film çekileceği zaman soruyor: ’12 Eylül nedir?’

Mehmet Ali Alabora’nın performansı ise Kekilli’ye kıyasla çok daha iyi; fakat Ayın Karanlık Yüzü’nden sonra bir iniş olarak bile değerlendirilebilir. Bildiğim kadarıyla, kendisi de gerçek hayatta 12 Eylül’ü gerçek anlamda yaşamış biri olarak işkenceci rolünde izlediğimiz Civan Canova’nın ise, 43. Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Yardımcı Oyuncu ödülünü alması çok da hakçadır.

Şehmuz isminden elimde olmayarak oldukça soğuduğum bu filmi, bol keseden atıp tutanların, yani herkesin izlemesini tavsiye edebilirim.

 
Toplam blog
: 132
: 3374
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Odtü mezunu; edebiyat ve sinema düşkünü biriyim. AFSAD’ta fotoğraf, Sinematek’te film yapımı üzer..