​ Biri şu kadını sustursun artık / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Biri şu kadını sustursun artık

Biri şu kadını sustursun artık
 

Bazı insanlar vardır gördükleri kareler bile vicdanını harekete geçirmeye yetmez. Ben özellikle bu fotografı paylasıyorum çünkü bu kareleri gördükce insanlıgımdan utanıyorum. 

Vicdanımı sorguluyorum ve bu ayıbı bu dramı sorgulayıp karınca kararınca bir yardımda bulunabilir miyim diye harekete geciyorum, elimden geldiğince yardım ediyorum, insanlardan destek olmaları konusundadestek istiyorum. 

Övünülecek birşeyde yapmıyorum bir insanlık görevi sayıyorum, bir vicdan muhakemesi, ben bana düşen insanlık görevini yapıyorum. 

Tüm Türkiye üstüne düşen görevi yapıyor, çünkü bunun bir insanlık görevi oldugunu biliyor, ama biri varki beni sadece yazdıklarıyla çileden cıkarmaya yetiyor. 

Gecenlerde twitterda yazdıgı bir yazıyı ismini kullanmadan paylasmıştım. ‘Durup dururken neden Somali’yi konuşur olduk? Ne var arkasında.' diyor ve onca insanın aclık ve susuzluktan bitap düşmüş bedenlerine ve ölümlerine aldırmadan arkasında birşeyler arıyordu zatı muhterem. 

Ne varsa var, üstü kapatılmak isteden bir gündem var belki, belki şike var, belki ergenekon, belki başka bişey ama bu açtıktan ölen insanların gercegını değiştirmiyor. Arkasında birşey aramaksa insanlığa yakışmıyor. 

Bugunde Posta gazetesindeki 'Somalili ne zaman toktu?' şeklindeki o 'tok' başlığıyla bir yazı kaleme almış başlık zaten irrite edici boyutta, yazının devamını okumak için gazeteyi alıp acmaya inanın yeltenmek istemedim. 

‘’Çok uzun zamandır bu kadar ara vermemiştim yazmaya. Gezip tozmaktan çok, elim gitmiyor pek yazmaya diye, bu yaz uzun bir ara oldu.’ Diye devam etmiş yazısına, gözlerimiz okadar arar olmuştuki neden yazmıyor diye kendisi aclıktan bir deri bir kemiğe dönmenin ne oldugunu bilmesede merak ve özlemimizden bir deri bir kemiğe dönmüştük. 

‘’Gündem de o kadar karmaşıkken nasıl yazmadın derseniz iyi ki de yazmadım, belki hiç yazamıyor olurdum! Şimdi daha sakin bakalım olan bitene: Büyük Ortadoğu Projesi ya da Arap Baharı, istek üzerine yolunda gidiyor. Mısır’ın devrik lideri Mübarek, sedye üzerinde ve kafes içinde mahkemede, Kaddafi kaçacak delik arıyor, Esad şimdilik hâlâ direniyor. Biz, ramazan dolayısıyla yufka gibi kabaran yüreğimizle Somali kurtarıcısına dönüştük, sadece gıda yardımıyla yetinmeyip imar ve düzen faaliyetlerine bile kalkışmış görünüyoruz. Diye devam ediyor yazısına gündemden bi haber okuyucusunu sakinleştirmenin gururuyla ve anlayacakları dille, özetle. 

Devamımı devamı posta gazetesinde diyor ama ben devamını okumaya yeltenmiyorum bile. Devamında yazdıklarımı yanılgıya düşürecek bir yorumda bulunsa dahi gezip tozmaktan yazmaya vakit bulamayan pek muhterem Yazgülü Aldoğan hanımın açlıktan ölen insan manzaralarının yüregınde bir gram hissiyat ve merhamet uyandırmadıgı gibi yardım olaylarına ‘ Somali kurtarıcısına dönüştük, sadece gıda yardımıyla yetinmeyip imar ve düzen faaliyetlerine bile kalkışmış görünüyoruz.’ Seklince yorumlaması nekadar zavallıca. 

Gezip tozmaktan bitap düşmüş bu hanfendi gittiği arınma programlarından, detoks kamplarından kaynaklı, fazlaca arınmış olsa gerek vicdan denen kavramıda vücudundan toksinlerle birlikte atmış sanırım. 

Yada gezip tozmaktan gündemi cok yakın takip edemediğinden biri gercekleri anlatsın. 

Zira ne olduda birden bire somaliyi konusur olduk gercegının arkasında gündemi degıstırmek için hangi sebep varsa var yüzyılın kuraklıgını yaşadıkları ve kuraklıktan kaynaklı tüm hayvanlarını kaybettikleri yetmiyormus gibi aclıktan 7-8 aylık bebeklerini kaybettikleri gercegıyle yuzyuzeler. 

‘Somali ne zaman toktu’ başlıgını atmak bile başlı başına bir gafletken zengini fakiri hırsızı bile caldıgı paranın bir kısmını Somali adına yardım kurulusuna aktarmışken, kimse Yazgülü hanım neden yardım elini uzatmadı yada şu konuya neden değinmedi diye iç gecirmemiştir emin olun. 

Size önerim detoks kamplarından, arınma programlarından, cilt bakımlarından, masajlardan, gezmelerden tozmalardan fırsat bulursanız bir yardım kuruluşu eşliğinde Somali’yi ziyarete gidiniz. 

O zaman ‘Ne olduda herkes Somali’yi konusur oldu’ sorusuna cevap bulabilirsiniz ve o zaman anlarsınız sadece gıda yardımıyla yetinmeyip imar ve düzen faaliyetlerine neden kalkıstıklarını. 

Ya da boşverin... Somali ne zaman toktu ki !!! 

Siz iyisimi gezmelere tozmalarınıza devam edin ama lütfen bu vicdandan uzak duygusuz yazılarınızla bizleri rahatsız etmeyin. 

Kimse kimseye üzülmek durumunda değildir, yardım etmek zorunluluğuda yoktur. 

Bu vicdanın sesidir ama 21. Yüzyılda açlıktan ölen insan manzaralarıyla karsı karsıyaysak ve dünya ülkelerinin bu olaya duyarlı bakış göstermesi oradaki insanları kurtarmaya yetecekse ve dünya bu manzaraya duyarsızsa bu duyarsızlıgı sorgulamak gerekir, bir ülkenin duyarlılıgını değil. 

Ülkenin sosyal kültürel sorunlarını, siyasi sorunlarını ve diğer insani sorunlarını bir ülkenin açlıktan ölen insanlarının sorunlarıyla kıyaslamak nekadar zavallı bir tutum ne acınılacak bir davranıştır. 

Yazık ... 

 
Toplam blog
: 58
: 3499
Kayıt tarihi
: 16.11.10
 
 

Mersin Üniversitesi Turizm Otelcilik Konaklama işletmeciliği mezunuyum. ..