Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
526
 

Birlik içindeki farkları ayrıştırmaya çanak tutmayın

Birlik içindeki farkları ayrıştırmaya çanak tutmayın
 

Şanlı Türk Bayrağı


Savaşı durdurun deniliyor. Teşbihte hata olmaz deyip sesimizi çıkarmıyoruz. Savaşla, terör çatışmalarını karıştıranlar ise, ne savaşı diye sorulduğunda sizi uyumakla, gerçekleri görememekle suçlama cüretini bile gösterebiliyorlar. İşin kötüsü mürekkep yalamış eli kalem tutan insanlar.. Savaşla terörü ayırt edemeyecek kadar idrakten yoksunlar.. Yani yangına körükle varan ve bundan toplumsal bölünmüşlük pastası çıkarmaya çalışan bir kesim var.. Farkında olmayan çoğunluğun desteğini almış bir iktidarla bölünmeye doğru hızla yelken açmış gidiyorlar..

Bu ara iyice ayyuka çıkarılan tabiri caizse boşluk bulunan bir sitenin çökertilmesine çalışılması gibi..Susturulmalar had safhada sivil toplum kuruluşları bile (başta sendikalar olmak üzere) bölünmüş durumda, yargı henüz tam ele geçirilemese de kontrol altına almak için milletin gözünün içine baka baka gerekli kanun maddeleri çıkarılmış.. İnkar etmediğim geçmişten gelen tekeller el değiştirmeye başlamış bu da işin başka bir boyutu tabi.. Her iktidar kendine yontmuş nalıncı keseri gibi.. İktidar şimdi sıra bizde diyor yılarca biz fişlendik, şimdi fişleme sırası bizde diyor. Nasıl fişlemeyse!.. Tuttuklarını içeri atıyorlar, belki çoğunun tutukluluk süresi eğer aralarında suçlu varsa bile hüküm giyecekleri yaşamdan koparılma sürelerini geçecek ve devlet beklide özür dileyecek.. Kusura bakmayın hata olmuş.!. Özel kalem müdürü gibi kullandıkları özel savcılara bir şekilde görünmez şahitler ve alelade basit aşk ilişkileri dahil olmak üzere ve bunun yanında dinlemeler.. Özel ikametgahlara girilerek el konan pc ler cd ler.. Belge kabul edilerek kişiler istifalara zorlanmış, makamları, itibarları kaybettirilmiş hapse tıkılmışlardır. O kesimin bugün intikam aldığı mahkemeler eleştirdikleri devlet güvenlik mahkemelerinin tutumunu kat kat geçmiş durumdadır..

Şimdi moda, kürt aydınlarla boy boy saatlerce süren anadil tartışmaları.. Soruyorum bu hassas konuların tartışılma yeri makyajlı, manken kılıklı, yanıtından uzun soruları yönelten izleyenin sanki bu konular üzerine doktora yapmış izlenimi veren müdahil sunuları yanında pot üzerine pot kıran bihaber sunucuları izlemek zorundamıyız? İddia ediyorum bu programlar mizah dergilerinin tirajını fazlasıyla düşürmüştür. Al eline kuruyemiş izle ve gül. Bu mudur yani!. Muhalafet ne yapıyor? Memleketi bunlar mı kurtaracak!. Siyasiler bile erkeksen gel televizyonda tartışalım derken mecliste olduğunu bile unutuyor. Bu ne yaman çelişkidir. Bir dönem gündeme bir konu atılır.. Herkes o konuyla meşgul edilirken TBMM de geç saatlerde kanunlar, kanun hükmünde kararnameler, maddeler geçirilir fıkralar ilave edilir çıkarılırdı. Farkında olanlar ise uyarırlardı ama anlayan kim? Şimdi o günleri bile arar olduk. Gözümüzün içine baka baka şimdi bir açılım tutturdular ki sormayın gitsin..

Bir rehavet aldı başını gidiyor. Herkesin dili bir karış dışarıda gündemi bile değiştirtmek istemeyenler atıyorlar ortaya bir tartışma konusu yeter ki soğumasın. Kurnaz olduklarını zanneden bir kısım bukalemunlar.. Öyle ya onlar için hayat memat meselesi hatta millet memleket meselesi. Çanak çatladı, boşluk bulundu ılımandı itidaldi derken bir cüret bir cesaret sormayın gitsin.

Açılım kelimesinin adı bile güzel, tutuculuğa, stotükoculuğa tabi ki bende karşıyım ama durum vahim hiç bu açılımla özdeşleşmeyecek boyutlara tırmandırıldı. Kalleş ve nereden geleceği belli olmayan terör bir yandan taraftar toplayıp büyük bir kamu oyu oluştururken mevcut iktidar tarafından çanak tutuldu İpin ucunun kaçtığını anlayınca da bir yandan açılım adı altında tavizleri pazarlık konusu yaparken, hatalarını anlayıp diğer taraftan milletin yüreğini okşayan sahte milliyetçi hamasi nutuklar atmaya başladılar. Bu millet farkında diyeceğim maalesef diyemiyorum.. Farkında değil deseniz hemen milletin iradesine saygı göstermiyorsunuz havası estirilmekte.. Millet iradesine saygı duymamak öyle ya da böyle oy kullanan biri olarak kendime saygısızlık olur bu başka bir şeydir. Fakat referandum öncesinde aylarca tartışıldığı üzere eğrisi de doğrusu da yan yana kabul ya da red dayattırılmış netice aslında her iki tarafta beyninde tatmin olamamıştır.

Şimdi azınlık türküleri söylenmeye başladı. Neymiş efendim farklılıkları kabul etmek meselesi.. Soruyorum bu millet yüzyıllardır çok farklı etnik gruplarla sırt sırta verip savaşmadımı!. Tarlada beraber çapa yapmadı mı!. Bu toprakları asker ocağında beraber korumadılarmı, et tırnak gibi değilmiyiz bir kişi çıksın desin ki.. biz hep ayrıydık evlerimiz bitiş değildi cenazelerimizde beraber ağlamadık, düğünlerimizde beraber halay çekmedik… Tabiî ki diyemez birlik ve beraberlik içinde bunca zaman yaşaya geldik.

Peki şimdi dertler neden depreşti? Hak hukuk adaletse, mevki makamsa, ticaret, memuriyet hayatıysa hep beraber değilmiydik. Nedir şimdi istenen ve arkasından çorap söküğü gibi gelecek olan talepler?

Farklı olana farklı bakalım lafı çıktı şimdi resmen ayrışmaya çanak tutmanın daniskası. Bu ülkede yaşıyorsan bu ülke olmazsa olmazlarını içine sindireceksin.. ortalama ömrü 60-70 yıl olan insan ömrüne bunlar sığmaz. Yaşam standartlarının iyileştirilmesinden doğal bir şey olamaz. Örneğin yıllarca yatırım yapılmayan güneydoğudaki yoksulluğun bugün hak araması olarak bakılırsa hak verilir zira orada da birçok etnik grup mevcuttur sıkıntı bölgeseldir ve kimse nalıncı keseri gibi ajitasyon yapıp bu mağduriyetten prim elde etmeye kalkmamalıdır. Dertler ortaktır ve mutlaka çözümlenmelidir.. Fakat bu palazlanıpta baş kaldırma sinyalleri vermekle asla olmaz çok kan dökülür.Kantarın topuzunu kaçırmadan sorunlara projeler üretilebilir.. Kırmızı çizgilerle, açık açık özerklik talebiyle hatta hatta zırvalayıp çift bayrak olsa ne olur gibi ben söyledim oldu girişimleriyle bu iş olmaz . Kimse Türk milletinin sabrını sınamaya kalkmasın altında kalır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 181
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1056
Kayıt tarihi
: 07.03.08
 
 

1957 Eskişehir doğumlu, Esk.A.Ü İşletme, İşbankası emeklisi, İstanbul Büyükçekmece de yaşayan, ST..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster