Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '07

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
486
 

Blog yazıyorum da...

“Blog, teknik bilgi gerektirmeden, kendi istedikleri şeyleri, kendi istedikleri şekilde yazan insanların oluşturdukları, günlüğe benzeyen web siteleridir.”

Tarifname bu…

Ben de bu tarife uygun olarak yazıyorum. Ardından da merak ediyorum “Yahu… Acaba okunuyor mu” diye, başlıyorum çetele tutmaya…

Eh işte, fena değil… Çok da aman aman olmasa da, beklide “Yolunu şaşıranların” tesadüfen benim sayfaya girmeleri ile bir miktar okuyan var.

Sağ olsunlar, şunun için sağ olsunlar…

Yazı yazanın besin kaynağı “Okunmaktır” da ondan. Ne kadar okunuyor, o kadar üretim çok olur.

Tabi benim üretimlerim geneline baktığınızda göreceğiniz şey, siyasi ve genellikle de “Muhalif” yazılar. En kolay şey muhalefet etmektir ya. Ya da öyle sanılır.

Oysa “Muhalefet” aklı başında yapılırsa, iktidarın işinde de sor şeydir. En az iktidar gibi yoğun çalışacaksın, hatta onlardan daha dikkatli olacaksın ki, eksiğini bulup alaşağı etmek için zemin hazırlayabilesin.

Ben bile burada “Sade vatandaş” olarak iktidardan fazla çalışıyorum. Elime ne geçeceğini de elbette bilmiyorum ama olsun çalışıyorum işte.

Sizi, duyar gibi oluyorum “Atma be birader” diyorsunuz…

Aslında atmıyorum da, öyle olmasını arzu ediyorum.

Bakın bu güne kadar “İktidar” partisine elimizden geldiğince veryansın ettim. Bir de şöyle “Muhalefet” partisine bakayım ki, ne oluyor, göreyim…

Baktım…

Eğer bu seçimde gerek “Sol” partiler, gerekse “Sağ” partiler, hali hazırdaki durumları ile bir yerlere varırlarsa, söz kendimi “Atakule”den aşağı sarkıtacağım…

Yok… Atmam tabi, bu kadar beceriksizler için kendimi atar mıyım hiç!...

Biz bekliyoruz ki “Birleşecekler” diye, onlar “Hadi birleşelim ama…” diye yine bir köşe başı çıkarmakla meşguller…

Yahu ağabeyler, ablalar… Tandoğan Meydanı ile Çağlayan Meydanı size de “Rest” çekti, farkında değil misiniz ya…

Deniz BAYKAL, önceki gün gurupta “DSP ile Bülent ECEVİT ile birleşmek istiyoruz” diyor. İyi, bak ne güzel ama arkasından da eklesene kardeşim “Benim genel başkan olmak gibi bir zorum yok. Gelin hepsinde de uzlaşıp birleşelim” diye…

Ben, gerek sağda gerek solda bu seçiminde de bir birleşme olacağı kanaatinden şu anda hayli uzağım.

Üzüldüğüm tek şey, Laik, demokratik sosyal hukuk devletine, Atatürk ilke ve inkılâplarına inanan, devletin birliği ve bütünlüğü uğruna canını bile esirgemeyen insanların, oy verecek parti bulamamaları.

Ne kadar acı değil mi?...

Evet acı…

Bu acıyı çeksek de diğer taraftan “Birleşmeleri” konusunda gerekli çabayı gösterelim. Baktık olmuyor, millet olarak biz sandıkta birleşmenin adresini gösterelim.

Başka çaresi yok…

Bak yine ne yazıyorduk, nereye gittik…

Hani derler ya, alışmış şeyden (!) beter olur diye…

Ha bir de... Bu yazının "Yemek-Mutfak" ile ne ilgisi var? Öyle değil mi? E... Burası da bizim mutfak, yerseniz...

03 MAYIS 2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yersek!.. Kimun finduğu cüzel bilmiyok ama...

Ayrıntıda gezinmek 
 04.05.2007 4:41
Cevap :
Neş'eniz bol olsun... Allah, sizden ve çevrenizden kahklahaları eksik etmesin. Ancak anlamadığım şey, bizim mutfakda pişen yemekte "Fındık" hiç yoktu. Anlaşılan "Yerseniz" teklifi fındığı çağrıştımış. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  04.05.2007 12:00
 

okumaya alışmaya başladım demektir...!..Zonguldağı bir güzel anlatmışsınız..buralardan geçmişsiniz anlaşılan......yazınıza katılıyorum yerden göğe...bakalım görecez!!!

emeklidede 
 03.05.2007 20:59
Cevap :
Sayın Dede... Zonguldağın Bağlık suyundan içen, ya 7 sene kalır ya yedi sefer gelirmiş. Ben, bem aralıklı da olsa toplam yedi sene kaldım, yedi sefer de geldim. İlk 3 ve 4 sınıfları Kilimli'de ve Zonguldak'da okudum, sonra dönüp dolaşıp orta okulu Bartın'da bitirdim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  04.05.2007 1:17
 

Fındık reklamı gibi olmuş yazınızın sonu. Yemezsek mutfakta başka bir şey yok ki. Ne varsa onu yiyoruz. Yiyemeyenler de ''diyet yapıyorum'' moduna takılıyorlar. Baykal'a gelince konuşmayı grupta değil gerçekten de sizin yazdığınız gibi gurupta, güneşin batışını seyrederken, hayal aleminde yapmış olabilir. Baykal CHP'nin başından çekiliverse, onursal başkan olarak kalıp partide bir kan değişimi yapılmasına izin verse, solun birleşme umudu doğabilir. Ama çekilmez. Kaprisine yenik düşmez. ''Gelin birleşelim.'' diyorlar. Aslında ''Gelin sizi fındık gibi yiyelim. Her gün bir avuç değil ama. Lüp diye bir yutuşta...'' demek istiyorlar. Ötekiler de bu limana yanaşmıyorlar tabii. Olan bizlere, sade vatandaşlara oluyor. Kıymalı ve peynirli vatandaşlar nemalarını bir şekilde alıyorlar. Hatta ıspanaklılar da otluyor. Sade vatandaşa yok. Saygı ve sevgiler.

Mustafa Mumcu 
 03.05.2007 18:49
Cevap :
Sayın Mustafa MUMCU... Anlıyorum ki siz de dertlisiniz. Öylese "Kavalı çalaım" bakalım, belki duyan olur. Yorumla katıldığınız için çok teşekkür ederim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  04.05.2007 1:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 913
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster