Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

11 Mart '11

 
Kategori
Spor
 

Bobo Güizalaşınca...

Bobo Güizalaşınca...
 

75. dakikada Bobo’nun kale ağzından kaçırdığı gol bu karşılaşmanın nasıl sonuçlanacağı yönünde bir fikir verirken; aklımıza ister istemez Güiza’yı getirdi. 83. ve 84. dakikalarda yine çok müsait pozisyonlarda gol vuruşu yapmak yerine Güiza dokunuşu ile yetindi.

Futbolun perilerinin ne zaman kime yardım edeceği hep merak edilen konulardan olmuştur. Örneğin bazen gol vuruşu ile yakından uzaktan ilgisi olmayan bir takım şutların ilginç birkaç noktaya uğradıktan sonra üç direğin arasından geçtiğini gördüğümüz gibi, gol çizgisine bir adım mesafeden top iki kale boyu yukarıdan dışarı gittiği de olmuştur.

Beşiktaş, bu sezon saha içinde tam bir düşünce birlikteliği ve sinerji yaratamadığından bazen kazanabileceği maçları kayıpla tamamladı. Bu maçı da belki oyun anlamında değil ancak kaçan goller bakımından söylediğimiz klasmanın içine dahil edebiliriz.

Her iki takım için konsantre olunması zor bir karşılaşmaydı.

Çünkü ortada bir amaç yoktu, kalmamıştı. Manisaspor kazanırsa sıralamada Beşiktaş’ın üzerine çıkacaktı. Ancak bu prestijin ötesinde bir değer taşımıyordu. Dördüncülük mücadelesinin oldukça uzağında bir seyir halindeydiler.

Guti’nin bu kadar kötü oynamasının nedeni bedensel olarak sahada olmasına karşın zihnen orada bulunmamasıydı. Böyle amaçtan kopmuş maçlara yıldız oyuncuları hazırlamak mümkün değildir. Guti öylesine karşılaşmayla ilgisi yoktu ki, Antalyaspor’a attığı golün bir benzeri serbest vuruşu bile doğru dürüst kullanamadı. Büyük hayal kırıklığı yarattı. Schuster de “bir duran top olur da Guti’den yararlanırım” düşüncesiyle onu son ana kadar sahada tuttu.

Guti oyundan çıkarken zaman 90. dakikayı gösteriyordu. Onun yerine oyuna giren oyuncuysa Ernst’ti.

- Ernst gibi bir oyuncu uzatma dakikalarında oyuna girer mi?

- Guti’yi çıkarmak için bu kadar beklemek doğru mu?

Bu ve benzeri soruların cevabını yedi haftadır arıyoruz. Başka sorular da var kuşkusuz.

Manisaspor’u, yakın zamanda Trabzonspor karşısında da izlemiştik. O maçta gole çok daha yakın bir oyun oynamışlardı. Ancak Beşiktaş’ın Aurelio-Fernandes’li orta saha kurgusunu geçmek kolay olmadı. Bu nedenle de topu özellikle Simpson’ın bulunduğu kanatlara yönlendirdiler.

Simpson’ın solda atağa çıkarken ofsayt çizgisini sürekli kontrol edişi bilinçli gerçek bir futbolcu oyunuydu.

Quaresma ve Kahe maça dahil olana kadar inanılmaz sıkıcı bir karşılaşmaydı. Bu iki oyuncunun direkt bir etkisi olmasa da hareketli futbolları saha içindeki diğer oyuncuları da biraz canlandırdı. Gol pozisyonları da bu dakikalardan sonra geldi zaten.

Schuster’in sol bek yokluğunda Ekrem’i oynatmak yerine genç Doğukan’a forma vermesi gecenin en doğru hamlesiydi.

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara