- Kategori
- Aşk - Evlilik
Boşanmak ve sevgi üzerine
Bloglarımdan birine bir arkadaşımız şöyle bir yorum yazmıştı:
“ayrıca kadın daha farklı sever erkekten, bir şair şöyle demiş ; "sizi öyle derin öyle içren sevdim ki başkalarına yar olmanızı dileyecek kadar !"
Bu dizeler bana boşanma avukatı bir arkadaşımın anlattığı bir deneyimini hatırlattı. Şimdiye kadar yüzden fazla boşanma davasına girmiş olan bu avukat, boşanmak için gelen tarafa ilginç bir soru soruyormuş senelerdir. Soru şu: Boşandıktan sonra eşinin durumu nasıl olsun istersin? İyi mi kötü mü? Yani özetle şunu soruyor, nafaka tazminat iyice saldıralım mı karşı tarafa? Yoksa karşı tarafa en az zarar ziyanla mı kapatalım meseleyi. Evet, siz olsanız ne cevap verirdiniz? Yazının devamını okumadan bir düşünmenizi tavsiye ederim çünkü.
Yukarıdaki soruya insanlar doğal olarak iki şekilde karşılık veriyormuş. Birinci gruptakiler ''beter olsun benden sonra'' derken ikinci gruptakiler ise ''yok, ne olursa olsun o kaç yıllık hayat arkadaşım. Boşanmış olsak bile ona bir zarar gelmesini istemem'' diyormuş. Buraya kadar her şey normal. İlginç olan ise bu soruyu soran avukatın yorumu;
Gene mesleki bir tecrübe olarak anladım ki, aslında karşısındakini hala seven ya da aşık olan taraf, işte o ''beter olsun'' diyen gruptakiler. Boşanacağı eşinin kötü durumda olmasını istiyor, çünkü hala seviyor, onsuzluk kabus gibi geliyor ve intikamını da işte böyle ''beter olsun'' diyerek alıyor. Diyor ve ekliyor; Diğer cevabı veren gruptaki çiftlerde gözlemlediğim ise, alışkanlıktan başka bir duygu kalmamış aralarında. Ne dersiniz? Bana ilginç gelmişti. Siz hangi gruptasınız acaba? J J