- Kategori
- Anılar
Boşanmaya neden olan mektup
Evliliğimizin ilk yıllarıydı. Eşimin aynı şehirden olan çok samimi öğretmen arkadaşı eşiyle beraber bir hafta sonu bize misafir geldiler. İmkanlarımız ölçüsünde ağırlamaya çalıştık. Eşi bir özel bankada memurmuş. Palamut mevsimiydi, ben daha evime palamut alamamıştım. Sahil kentinde olturduğumuz için misafirlere balık ikram edelim diye balıkhaneye gidip irilerinden iki palamut aldım akşam yemeği için. Bir gece kaldılar ertesi gün yolcu ettik. Herşey normaldi, olağandışı bir durum yoktu.
Aradan iki üç gün geçti, işyerime bana bir mektup geldi. Hayırdır deyip açtım, mektup misafir ettiğimiz banka memurundandı. Mektubu okuduğumda sanki kaynar sular başımdan aşağı dökülmüştü, hayatımda böyle iğrençlik görmedim, ne küfürler, ne tehditler. Diyor ki; 'Gece sen benim karımla banyoda birlikte oldun' akıl alacak bir şey değil. Ne yapacağımı şaşırdım, çalıştığı şehire gidip haddini bildirsem dedim. Akşam evde mektubu eşime de gösterdim, o da tepki gösterdi. Ertesi gün mektubu eşinin adresine postaladım, en azından böyle birşey olmadığını kocasına anlatır diye.
Aradan ne kadar zaman geçti tam hatırlamıyorum, mahkemeden davetiye aldım, beni şahit olarak ifadeye çağırıyorlardı. Mahkemeye gittim, hakim bayan ve benim liseden okul arkadaşım. Beni tanıdınız mı diye sordu, tanıdım dedim. Ellerim önümde bağlı haldeydi, mübaşir gelip ellerime vurdu, yana indirdim, usul böyle herhalde. Dava bizim misafirlerin boşanma davası, beni de şahit göstermişler, sorulanlara cevap verdim.
Sonradan öğrendik ki bizim misafirler boşanmışlar, aklımda yanlış kalmadıysa bir tane çocukları vardı. Üzüldük tabi, bazen kendimi suçluyorum, o mektubu eşine göndermekle hata mı ettim, yoksa yırtıp atsam daha doğru olurmuydu diye. Gerçek olmayan bir olay nedeniyle bir yuva yıkıldı, hayatımızda kötü bir anı olarak kaldı.