Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
315
 

Bu gün Fenerbahçe'miz şampiyonluğu kaçırdı! Ama ben çok mutluyum!

Bu gün Fenerbahçe'miz şampiyonluğu kaçırdı! Ama ben çok mutluyum!

Çünkü yıllar sonra Özgür’ü gördüm.

9 yaşındaki oğlumu stada, babasına bıraktım, eve dönerken, yollar kapalı olduğu için yürürken bir duvarın üzerinde oturur gördüm onu!

Delikanlı olmuş, saçları çıkmış, hatta sakalı bile çıkmış!

Hızlı hızlı yürürken durdum önünde, sen kimsin? Dedim. Benim abla, dedi geldi sarıldı, öptü beni!

Nerelerdesin dedim, onu yıllardır görmüyordum, sadece diğer sokak çocuklarından ve çiçek satan Çingenelerden uzun zamandır hazırlandığı parasız devlet yatılı okulunu kazandığını ve okuduğunu öğrenmiştim.

Şimdi Üniversiteye gidiyorum. Bilgisayar okuyorum, ama çok zor dedi.

Gözlerinin içi gülüyordu.

Çocukluğunda başından neler geçmişti, sormaya hiç cesaret edemedim ama yüzü, gözü, saçı kolları hep baştan sona yanık ve yara izi doluydu.

Dondurucu soğukta, kavurucu sıcakta, yağmurda, ayazda o hep aynı köşede, ışıklarda mendil satardı. Onu bütün mahalleli bilirdi…

Hep saygılı, hep mesafeli, hep ciddi, hep ürkek…

Benim tanışmam sileceklerin birbirine yetişemediği yağmurlu bir güne denk gelir. Onu hep görür, ama biraz korkar biraz çekinirdim. Hiç selamlaşmamıştım…

O gün ilk defa arabanın yanına geldi, bana gayet kendinden emin bir şekilde camı açmamı işaret etti, ve ondan neden mendil almadığımı sordu? Ama dilenmekten çok, gerçek bir merakla sormuştu?

O yağmurda, inatla mendil satmaya çalışan bir çocuktan insan neden mendil almaz!

Utandırmıştı beni tavrıyla…

İlk mendili bundan yıllar önce almıştım, sonra selamlaşmaya başladık… Sonra da sohbete…

Onu son gördüğümde parasız devlet yatılı okulları sınavları için hazırlanıyordu.

Sonra da işte, sokağın sakinlerinden okulu kazandığını öğrenmiştim… Ama üniversiteye gitmesi, bunu başarabilmiş olması, inanılmaz geldi bana!

Tabii ki mutluluğumu paylaştığım çevremdeki pek çok insan da bana inanmadı! O sokak çocuğu bunu yapmış olamaz, imkânsız dediler!

Seni kandırmış dediler… Ama ben inanıyorum ona, onun azmine inanıyorum. O her ne yaşamışsa, bütün yaralarıyla beraber daha minik bir çocukken, bir elinde sattığı mendiller, diğer elinde okuduğu kitaplar varken, o gerçekti.

Biz her ne kadar onun gerçeğini görmek istemesek de, gerçekti!

Horladığımız, suratına bile bakmadığımız sokak çocuklarından biri, kaderine meydan okumuş, ve değiştirmiş yazgısını…

İbret verici bir hikaye!

Biraz çekinerek yazıyorum. Ama haykırmasam yazmasam içimde kalacak! Okuduğu okulu ve ismini tam vermiyorum. O duymasın yazdığımı, çevresindekiler neyi ne kadar biliyor bilmiyorum.

Ama günlük hayatta umutsuzluğa düşenler, amacını kaybedenler, parasını sağlığını kaybedenler… Bizler için o bir umut …

Onun bize ihtiyacı var mı, bilmiyorum. Ama bence bizim onun hikâyesine ihtiyacımız var.

Ufacık, kimsesiz, giysisiz, ekmeksiz, evsiz hatta bakılabilecek bir yüzü bile yokken! Yani tamamen hiçten, hiçliğin bile daha iyi olduğu durumdan başlayıp da insan oğlu bir yerlere varabiliyorsa, bu hikâye önemlidir.

Anlatılmalıdır…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 611
Kayıt tarihi
: 25.12.09
 
 

Hacettepe İktisat mezunuyum. Doğma büyüme Ankara' lı sonradan İstanbul'luyum. Profesyonel şirketlerd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster