​ Bu millet nasıl bir millet? / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '08

 
Kategori
Eğitim
 

Bu millet nasıl bir millet?

Yıllar önce bir yazarımız “bu milletin %70’İ aptal” demişti. Adama çok kızmıştık. Ben de çok kızmıştım. Söyleyene bakarak çok kızmıştık. Hani kızılmayacak bir söz de değildi. Şimdi de biri aynı lafı söylese yine aynı şekilde kızarız. Bu millete aptal diyecek bir adam olamaz, olmamalıdır. Ancak daha yumuşak şeyler söylenebilirdi. Mesela şöyle denseydi aynı tepki gösterilmezdi. Bu milletin %30’u aptal değildir(!)

Fakat adamın bu söylemi üzerinde biraz durmak lazım. Niçin bunu söyleme cüretini gösterdi. Başka bir pencereden bakmak lazım diye düşünüyorum. Bugünkü durumumuzu masaya yatırmalıyız.

Bankalarımızın yaklaşık %70’ini yabancılar elimizden alıverdi. Mevduatın %70’i yabancıların kontrolünde.

Borsanın %70’ini yabancılar kontrol ediyor. Borsayla istedikleri gibi oynuyorlar.

Özelleştirmeler sonucunda işletmelerimizin yaklaşık %70’i yabancıların eline geçti. İnsan gücümüzün yaklaşık %70’i yabancı işletmelerde işçi olarak çalışıyorlar. Bunu görmek için çok uzaklara gitmemize gerek yok. İlimizin ekonomisinin büyük bir kısmını teşkil eden sigara fabrikamız yabancılara satıldı. % 70 işçisini dışarı atıp % 30 işçiyle aynı işi daha verimli yürütüyorlar. Olan kime oldu. Bunu yabancılar silah zoruyla mı gerçekleştirdiler, yoksa biz mi malımıza sahip çıkamadık.

Aynı şekilde son iki yılda Tokat’ımıza açılan bankaların % kaçı yerli, milli bankalardır. Evet, kendi insanımız burada iş buluyor ama mevduat nereye gidiyor?

Telekom’umuz özelleşti. Bir sorun bakalım çalışanların yüzde kaçı devletin sırtına bir kambur olarak yüklendi. Söylentilere göre % 70’i buluyor.

Güney sahillerine gidildiğinde özelikle Antalya’da otellerin %70 civarı yabancı turistlerle doluyor. Biz pahalı yatırım yapıyoruz, pahalı hizmet üretiyoruz, yabancılar bunları ucuza satın alıyorlar. Bir otelde yerli turist bulmak neredeyse mümkün değil. Bu ne biçim millet? Ne denir bu millete acaba. Bizim kendimize ne dediğimiz hiç önemli değil, yabancılar bize ne gözle bakıyorlar. Önemli olan taraf budur.

40 yıldır bir ÖSS uygulanıyor gençlere. Bu durumdan % 70 insan memnun değildir. Hala çözemedik bu sorunu. Bu gidişle çözüleceği yok. Nasıl bir siyaset, nasıl bir âlimler(!) güruhuna sahibiz ki bu hilkat garibesine dur diyemiyorlar. Bir Avrupa devleti bu adaletsiz duruma ne kadar katlanırdı acaba.

Bu % 70’in üzerinde durmak gerekiyor herhalde. Burada irdelenmesi gereken herhalde şu olmalı. İnsanımızın büyük çoğunluğu vatanını sevmiyor herhalde. Bu vatan için daha içten çalışmıyor. Malına sahip çıkmıyor, dürüstçe çalışmıyor, işini iyi yapmıyor, bir başkası gelip bu değerlerimizi elimizden alıp gidiyor.

Muharref Tevrat’ta “ Yahudi halkı seçilmiş halktır. Yahudiler Efendi, diğer milletler köledir. Dünya zenginlikleri Yahudiler için yaratılmıştır” der. Zannedersem dünya siyaseti bu minval üzerinde yürüyor. Biz de bu tiyatro sahnesinde figüranları oynuyoruz.

Ne olacak bu durum? Memleketimizi sloganlar atarak sevmeyi bir kenara bırakmalıyız. Çalışarak, üreterek, kendimizi geliştirerek bu memleketi sevebiliriz. Artık akıllanmalıyız. Bir gün uyandığımızda elimizde memleket diye bir şey kalmayabilir. Akşam eve geldiğimizde ben işimi nasıl yaptım? Bu memleket için ne kadar çalıştım, verimli olabildim mi? Ülkem için ne kadar katma değer ürettim? Çocuğuma memleket sevgisi aşıladım mı? Bu tür soruları kendimize mutlaka sormalıyız.

Bir çin atasözü vardır. “Karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak”. Evet, kahve köşelerinde yabancılara küfrederiz, herkesi kınarız ama aynaya geçip kendimize bakmayız. Aldığımız maaşı hakedip hak etmediğimizi hiç düşündük mü?

Siz nasılsanız öyle yönetilirsiniz. Kulun başına gelen kendi yaptıklarındandır. Bu durumda suçluyu dışarıda aramak sorunu çözmeyecektir. Suçlu dedelerimiz ve babalarımızdır. Ancak tehlikeli olan, aynı yanlışlara bizim de devam ediyor olmamızdır.

Artık hepimizin akıllı olmasının zamanı geldi geçiyor. Uyanalım ve kendimize ithal kurtarıcılar aramayalım. Müslüman Türk Milletinin kurtarıcılara ihtiyacı yoktur. Çanakkale’de bu millet kurtulmuştu. O günleri bu millet bir daha atlatamaz. Haydi, akıllı olmaya.

İsmet Yalçınkaya

 
Toplam blog
: 137
: 1557
Kayıt tarihi
: 23.06.08
 
 

1963 yılı Trabzon Of doğumluyu. Emekli Öğretmenim Eğitimle ilgili konulara ilgim uzun yıllar önce..