- Kategori
- Söyleşi
Burdur TSO Başkanı Keyik ile Röportaj

BUTSO Başkanı Yusuf Keyik ile Söyleşi
Özgün metin, fotoğraf ve video için tıklayınız
Sayın Başkan öncelikle KıvılcımHaber’e böyle bir söyleşi imkânı verdiğiniz için size teşekkür ederiz.
KıvılcımHaber: Kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Yusuf Keyik: 1961 Burdur doğumluyum. İlköğrenimi bitirdikten sonra çıraklık hayatına başladım. 1981 yılında da vatani hizmete gittim. 1983 yılından bu yan da nakliyecilikle uğraşmaktayım.
Tarım-hayvancılık, Maden ve Eğitim Sektörleri Temeldir
KıvılcımHaber: Burdur ekonomisinin tarım ve hayvancılığa dayandığı söylenmekle beraber ihracat rakamlarına bakılırsa ticari, sınaî ve hizmetler bakımından da önemli varlıkları ve değerleri olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Yusuf Keyik: Burdur ekonomisine baktığımızda gerçekten de yüzde 60–65 oranında tarım ve hayvancılığa dayandığını görmekteyiz. Ama buna paralel olarak tarım makineleri sanayisi, silah sanayisi, ağaç sanayisi ve gıda sanayisi de önemlidir. Bu sektörler tarım ve hayvancılığı destekliyor. Ama biz TSO olarak 3 ana sektör üzerinde çalışmalarımızı yapıyoruz. Birinci sektör tarım ve hayvancılık en hızlı büyüyen sektörümüz. Günlük 800 ile 1000 ton arası günlük çiğ süt üretimimiz var. Bunun yüzde 10–15 kadarını Burdur’da mandıra tesislerinde mamul hale getirip pazarlara sunuyoruz. İkinci lokomotif sektör olarak da, son 10 yılda ilimizde gelişen doğal taş ve madencilik sektörüdür. Burdur Beji önemli bir çıkış yaptı. Burdur’da 110 civarında ocak işletmeciliği bulunmaktadır. 80–90 kadar mermer fabrikamız çalışmaktadır. Bunun bir kısmı blok olarak yurt dışına ihraç ediliyor, bir kısmını da mamul hale getirerek yurt dışına ihraç ediyoruz. Üçüncü olarak da biz Burdur’u bir eğitim kenti olduğu malumunuzdur. Bu sektör küçük esnafı harekete geçirecek bir potansiyele sahip. Bu konuda çalışmalarımızı ağırlıklı olarak devam ettiriyoruz.
2008 krizinde epeyce etkilenen sektörlerimizi 2010 yılında toparlanışa geçmiş, müteakiben 2008 yılını aşmıştır.
KıvılcımHaber: Sayın başkan, son yıllarda Burdur’da yap-sat müteahhitlik gibi yeni bir işkolu ortaya çıktı ve hızla gelişti. Burdur Ekonomisine katkısı olduğu kesin olan ve diğer kentlerde çok yoğun olan, caddelerimizi beton yığınlarıyla kaplayan bu işkolu sizce ilimize neden geç gelmiştir?
Yusuf Keyik: Burdur memur ve işçi kenti. Ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılıkla iştigal eden var. Ardından memur ve işçiler gelmektedir. Önceleri inşaat bizde kooperatifleşme yoluyla yapılıyordu. Son zamanlarda bankaların çok cazip krediler sağlamasıyla bu işkolu gelişmiştir. Bu yolla eski görünümlü yıkık dökük eski mahallelerimiz modern bir görünüme kavuşmuş oldu. İnsanlarımız da daha sağlıklı daha sağlam konutlara kavuştular. Bence biraz da çevreyi tahrip etmeden yapılmasında fayda var. Sanırım Belediye İmar Müdürlüğü de bu anlamda çalışmalarını sürdürüyor. Çevremize zarar verenleri mutlaka imar dışı bıraktıklarını düşünüyorum. İlimize ekonomik katkısı oluyor. Biliyorsunuz inşaat sektörünün çok değişik alanlarla ilişkisi olan bir sektör.
Giden Gitsin Kalan Sağlar Bize Yeter
KıvılcımHaber: Sanayicilerimiz neden ilimizi terk ediyor Sayın Başkan?
Yusuf Keyik: Burdur’da kalmak isteyeni hiç kimse gönderemez, Burdur’da kalmak istemeyeni de hiç kimse tutamaz. Bunların altında birtakım nedenler aramanın çok mantıklı olduğunu düşünmüyorum. Genelde insanların yaptığı iş alanında potansiyel bulamadığı için büyük illere gittiğini düşünüyorum. Bunun farklı nedenleri olabilir. Ama hakikaten ilini seven, Burdur’u seven insanların Burdur’da kalıp –ilin istihdama ihtiyacı var, ekonomik anlamda gelişmeye ihtiyacı var, daha doğrusu zenginliğe ihtiyacı var- bu alanlara katkı sağlamaları en büyük arzumuz. Onların bir lideri olarak konuşuyorum, Oda Başkanı olarak konuşuyorum; Burdur’da kalmaları mutlaka Burdur’a çok büyük katkıları olacaktır; ama gitmek isteyeni de bizim tutma gibi bir şansımız yok. Nedenlere gelince ben önemli bir sebep olduğunu düşünmüyorum. Burdur’umuzun da kendine göre önemli potansiyelleri var. Eğer bu potansiyelleri insanlar görebiliyorlarsa, öne çıkarabiliyorsa, bunu değerlendirmek istiyorsa, yani büyük şehirde aradıklarını burada bulmaması mümkün değil. Ayrıca ilimiz sapada bir il değil. Havaalanımız dibimizde. Antalya’ya bir saatlik yolumuz var. Karayollarının kavşağındayız. Toplumsal ekonomik anlamda insanlarımız kendisini yetiştirmiş geliştirmiş bir topluma sahibiz. Böyle bir ilde insanlarımız gene de kalmak istemiyorsa artık bu onların kendi sorunlarıdır, kendi düşünceleridir. Ancak ilimizi terk edenlere seslenmek istiyorum: Gittikleri yerlerde bizleri, ilimizi unutmasınlar; ahde vefadan geri durmasınlar.
Burdur Sorunları Platformu Kurulmalı
KıvılcımHaber: Sizce Burdur iyi yönetiliyor mu? Değilse nasıl olmalı?
Yusuf Keyik: Ben buradan değerli yöneticilerimize şunu söylemek istiyorum. Herkes mutlaka elinden geleni yapıyor. Siyasilerden tutun da kurum müdürlerine, sivil toplum örgütü başkanlarına kadar herkesin oturduğu koltuğun hakkını vermeye çalıştığını düşünüyorum. Ama burada bir eksiğimiz var. Burada ciddi bir eksikliğin altını çizmek gerektiğini düşünüyorum. Burdur’da bütün sivil toplum ve anılan kurum ve idarecilerin biraraya gelerek büyük bir kurul olarak, bir platform olarak Burdur sorunlarını tartışamadığımız için herkes kendi çapında bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ama bir elin nesi var iki elin sesi var diye bir atasözümüz var. Eğer bu ellerimizi birleştirirsek –Burdur’un sorunları hepimizce bellidir; biz sivil toplum kuruluşlarının tespitleri hazırdır; kurum müdürlerimizin tespitleri hazırdır- bu hazır olan tespit edilmiş bulunan sorunları giderebilmek adına biraraya gelerek o birlik platformunu ne zaman harekete geçirebilirsek Burdur daha hızlı problemlerini çözecek, hedeflerine daha hızlı ulaşacak. Bunları yapabilen iller var. Bunları yapabilen iller hakikaten çok hızlı mesafeler almışlar. Biz de yapabiliriz. Yeter ki, o konsensüsü sağlayalım. Bu konuda büyüklerimize iş düşüyor. Bu noktada Sayın Valimiz bu noktada bizleri toparlayıcı olmalı.
Çin Gezisi, Görgü Bağlamında Kültürel Olarak Algılanmalı
KıvılcımHaber: Çin izlenimlerinizi anlatır mısınız? Çin gezisi kazanımlı ve rantabl geçti mi? Sınai, ticari bağlantılar oldu mu?
Yusuf Keyik: Ticaret ve Sanayi Odalarının iştigal alanlarından biri de bu gibi yurt içi ve dışı geziler, fuar alanlarına katılımlardır. Yaklaşık 83 kişilik bir ekiple Çin’e gezi düzenledik. Şanghay, Hongkok’ gittik. Çin ayrı bir dünya. Hakikaten katılımcılarımız gördüklerinden şok oldular. Ticari vs. bağlantı da mutlaka önemli ama bizi esas ilgilendiren nokta görgümüzün artması, deneyimimizin artmasıydı. Bu gelecekte doğru yönlenmemizi sağlayacak kültürdür. Bu kapsamda önümüzdeki Kasım ayında Almanya Hannover tarım ve hayvancılık fuarına bir gezi düzenleyeceğiz. Tarım ve hayvancılık alanında çalışan üyelerimizi oraya götüreceğiz. Bu tür gezi ve seyahatlerimiz rutin bir şekilde bundan sonra da devam edecektir. Gezmeliyiz, görmeliyiz, gördüklerimizi ilimizde elimizden geldiği kadar uygulamaya çalışmalıyız.
Yeni Ticari Alanlar Bulunmalı; İnsuyu Sahası imara açılmalı
KıvılcımHaber: Siz belediye başkanı olsaydınız ilk yapacağız faaliyet ne olurdu?
Yusuf Keyik: Zor bir soru. Öncelikle şunu belirteyim ben belediye başkanı olmayacağım. Burdur’un hakikaten kabuğunu kırması için ticari alanların geliştirilmesi gerekiyor. Biz bunu zaman zaman Oda bültenimizden, basın danışmanlığımız aracılığı ile kamuoyuyla paylaşıyoruz. Burdur maalesef tek bir ana cadde üzerinden ticarete sıkışmış kalmış vaziyette. Mevcut koşullarda Burdur ticaretini genişletmemizin mümkün olmadığını düşünüyorum. Yeni ticari alanlar Burdur’a kazandırılması gerekir. Biliyorsunuz üniversitemizin kampusu İnsuyu alanında açıldı. O alan üniversitemizle birlikte ayrı bir renk kazandı. Burdur’da mevcut haliyle önünü açacak imar değişikliklerinin yapılabileceğine inanmıyorum. Bunun için biz diyoruz ki, İnsuyu havzasının imara açılması zorunludur. Orada bir su problemimiz var. Bugün buna şartlar uygun mu? Değil. Biz her şeyi biliyoruz. Araştırmalarını yaptık. Ama çalışmalarımızın şimdiden başlatılması lazım. Bu konu zaten orta vadede çözümlenecek bir sorun, 1 yıl, 2 yıl, 3 yılda bitecek bir sorun değil. Burdur<’un gidebileceği="" tek="" alan="" o="" yol="" üzerinde.="" üniversite="" orada.="" antalya="" yolu="" o="" bölgede.="" o="" bölgenin="" imara="" açılarak="" burdur’un="" önünün="" mutlaka="" açılması="" gerekiyor.="" mevcut="" şekliyle="" işte="" bir="" tarafımız="" dağ="" bir="" tarafımız="" göl;="" bu="" imar="" koşullarıyla="" burdur’u="" büyütme="" şansına="" sahip="" değiliz. ="">’un>
Gönlümüzdeki değilse de, Burdur yeterli yatırım almıştır
KıvılcımHaber: Burdur devletten yeterli ve hak ettiği desteği alabiliyor mu?
Değilse nasıl olmalı?
Yusuf Keyik: Son 7–8 yılı ele alacak olursak –bizim gönlümüzün istediği şekilde olmasa da- Burdur devlet yatırımlarını almıştır. 2006 yılında üniversitemiz ilimize kazandırıldı. Bu bizim yıllardır beklediğimiz bir özlemdi. İkinci OSB’yi tamamladık ama yola devam edebilmemiz için birtakım sıkıntılarımız var. Okullarımız, hastanelerimiz, yollarımız, altyapılarımız, doğalgazımız bütün bunları üstüste koyduğumuz zaman devlet yatırımlarının varlığını görmek mümkün. Ama gönlümüz istiyor ki, daha çok devlet yatırımı gelsin. Büyük illere yapılan yatırımlar bizim ilimize de yapılsın.
KıvılcımHaber: Burdur halkına bir mesajınız var mı Sayın Başkan?
Yusuf Keyik: Bu il hepimizin. Burdur’un güzelleşmesi, gelişmesi için hepimiz gayret içinde olmamız gerekiyor. Bu gayreti Burdurlu hemşerilerimizin sarfettiğini düşünüyorum.
Kıvılcımhaber: Teşekkür ederim.
Yusuf Keyik: Ben de teşekkür ederim.