Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

20 Kasım '06

 
Kategori
Haber
 

Bürokraside neler oluyor?

Bugün, yıllarımı vermiş olduğum Devlet memurluğunun günümüzde ki durumuna değineceğim. Ancak şunu hemen ifade etmek istiyorum ki ne yıllar ve ne de AKP iktidarı, duyduklarım gerçeği yansıtıyor ise, aşağıda belirteceğim somut bir örnekten de anlaşılacağı üzere, bu konuda hiç bir olumlu değişikliğe neden olmamıştır.

AKP, önceki yazılarımda da bahsetmiş olduğum gibi, Halkımızın verdiği ve uzun yıllardır hiçbir siyasi partimize nasip olmayacak bir oy çokluğuyla İktidara gelmiş olmasına rağmen, detaylarına önceki yazılarımda değindiğim, yasalarımızdaki mevcut aksaklıkları değiştirebilecek, uygulamadaki aksaklıkları düzeltebilecek gerekli yasal değişikliklere arzu edilen düzeyde gitmemiştir.

İnsan tabii ki bunları gördükçe, TBMM'de büyük bir çoğunluğa sahip AKP İktidarının, Bürokraside de, son derece önemli olan ve yıllardır eleştirilen Partizanca atamaların niçin önüne geçmediğini, aksine kendilerinin de benzer uygulamalar içerisinde yer aldığını, açıklaması gerekir diye düşünenlerdenim.

Bu nedenle de, Bürokrasideki bu kadrolaşmalara sade bir vatandaş olarak, tepki göstermeden kendimi alamıyorum.

Konuyu biraz daha açarak, PTT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ bünyesinde yaşandığı iddia edilen bir olayı, diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında da benzerleri yaşanabiliyor olması düşüncesi ile, başta Başbakanımız olmak üzere Sayın Ulaştırma Bakanımızın takdirlerine, gereği yapılmak üzere sunuyorum.

Evet, bu konudan Sayın Bakanımızın haberinin olduğunu düşünüyor, ama yoksa da bilgilendirilmesi açısından ifade etmek istiyorum ki, PTT GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDE 3 TANE MUHASEBE VE FİNANSMAN DAİRESİ BAŞKANI VARMIŞ. Bunlardan 2 tanesi tabiri caizse bürokratların kızak dedikleri ve genelde APK Daire Başkanlığı bünyesinde bulunan Müşavir kadrosunda, 1 tanesi de, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Maliye Saymanı iken, PTT Ankara Bölge Başmüdürlüğüne MEMUR olarak geçiş yapan, ancak 1 hafta sonrasında, MUHASEBE VE FİNANSMAN DAİRESİ BAŞKANLIĞINA atanan bir zat-ı muhterem.

Benim üzerinde duracağım hususlardan birincisi, asil'in atanış şekliyle ilgili. Yani, eğer gerçekten söylendiği gibiyse, Cumhuriyet Üniversitesinde Maliye Saymanı olarak görev yapan bir şahsın, PTT Genel Müdürlüğüne önce tenzili rütbe olarak da değerlendirilebileceğimiz bir atamayla memur, 1 hafta sonrasında ise, takdiri rütbe ile Muhasebe ve Finansman Dairesi Başkanlığına BAŞKAN olarak nasıl atanabildiği.

Yani, Maliye Saymanı olan bir şahsın, önce memur olarak, 1 hafta sonrasında ise Daire Başkanı olarak atanmasını normal karşılamak mümkünmüdür?

İkincisi ise, insanlarımızın niçin bulundukları ve yıllarını vererek işi iyice öğrenerek bildikleri bir görevden alınarak, belki de hiç tanımadıkları bir Kuruluşun İhtisas Daire Başkanlıklarından birisi olan MUHASEBE VE FİNANSMAN DAİRE BAŞKANLIĞI gibi önemli bir göreve atandığıdır.

Şu koskocaman PTT Teşkilatı içerisinde, alınış nedenleri mezvuat gereği Halktan gizlenmesi nedeniyle, tarafımızdan bilinmeyen ancak, şu anda Müşavir kadrosunda istihdam edildiği ifade edilen kişileri de değerlendirme dışında tutarsak, bu görevi yürütebilecek hiç mi kalifiye bir eleman yoktu da, böyle bir atama gerçekleştirilmiştir.

Evet Başta Başbakanımız olmak üzere, AKP Hükümetine seslenmek istiyorum.

Kamu da, her Siyasi Parti değişikliğinde meydana gelen bu tür geleneksel görevden alınmaları niçin önlemiyorsunuz?

Görevden alınanlar ne yapmışlardır da bulundukları görevden alınmışlardır? Bu yapılanlar, niçin Kamu oyundan gizlenmektedir?

Bunların açıklanmaması için, MEVZUAT böyle, ya da YÖNETMELİK şöyle, denilmemelidir. Eğer ki bazı insanların yaptıkları bir takım görevi kötüye kullanma gibi davranışları var ise, bunları Halkımızın da bilmesi kadar doğal bir şey olamaz.

Kötüyü ve yaptıklarını herkes bilmeli ki, bundan sonraki yanlışların önüne geçilebilsin.

Yanlışlıkların önüne geçilebilsin ki, bundan sonra görevi ifa edecek olanlar da, bu yapılanlardan ders alabilsin.

Yapılanlar, bürokrasinin tozlu rafları arasında bırakılmamalı ve oradan alınıp, gün ışığına çıkarılabilmelidir.

Bürokrasiden şikayet eden Sizler değilmisiniz? O halde niçin her şeyin açık olması konusunda gerekli çalışmaları yapmıyorsunuz?

Sayın Cemil ÇİCEK değilmidir, Ülkemizde yolsuzlukların temelinde, Siyasetçi, İşadamı ve Bürokrat üçgeni vardır diyen.

Sorunu böyle tespit ediyorsanız, Bürokrasideki bu çarkın devamına niçin göz yumuyorsunuz?

Niçin öncelikle, hala sayıları 100 civarı olarak ifade edilen Vekillerimizin, DOKUNULMAZLIĞINA el atıp, onların yaptıkları olumsuz davranışlarından ve de yapmadıklarından sorumlu tutulabilmeleri için gerekeni yapmıyorsunuz?

Tüm devlet kuruluşlarını göz önüne aldığımızda, eğer ki görevden alınan onlarca belki de yüzlerce insan, sırf birilerine kadro yaratılmak üzere haksız bir şekilde görevden alınıyorlarsa, öncelikle O insanları şaibe altında bırakıyorsunuz?Onlar bu şekilde zan altında tutmak doğru bir yaklaşım mıdır? Kaldı ki genelde görev verilmeyen ve Bankamatik memuru durumuna düşen bu insanlara, sonrasında BİLMEM KAÇ YÜZ TANE BANKAMATİK MEMURLARI VAR DİYEREK YAKINMANIZ DOĞRU MU?

Bunlara niye meydan veriyorsunuz?

Bunların önlenmesi için niçin gerekli idari ve yasal tedbirleri almıyorsunuz?

Devlet memurlarına konuşma yasağının mantığı nedir? Bazıları tarafından yapılan usulsüzlüklerin ortaya çıkmaması için mi böyle bir yasak konulmuştur? Hani şeffaflık? Bürokratlar yaptıklarının doğruluğundan emin iseler, böyle bir yasağa neden hala ihtiyaç duyulur?

AKP İktidarı, bürokrasideki bu yasağı niçin kaldırmamaktadır?

Çekinilen bir şeyler mi vardır?

Umarım duyduklarım gerçek değildir.

Burada yazmaya başladığım günden itibaren açıkladığım gibi, benim derdim şahıslar değildir.

Benim derdim, bizi ve Ülkemizi İdare etmeye talip olanların, her türlü şaibeden uzak kalarak, Ülkemiz ve insanımız için düzgün çalışabilmeleridir.

Onun içindir ki amacım , iyi niyetle gözden kaçtığını düşündüğüm bazı tespitlerimi burada ifade ederek, düzeltilmesini istemektir.

Bunlar İktidar partisince ele alınarak düzeltilir ya da düzeltilmez. Bu Onların, sonrası ise seçimlerde Halkımzın bileceği bir iştir.

 
Toplam blog
: 407
: 877
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

15.12.1950 Mersin doğumluyum. İzmir Ticari İlimler Mezunuyum. Bir Kamu Kuruluşundan  Şube Müdürü ..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara