Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1653
 

Büyükada'yı Zombiler Bastı! Düğüne Geldik Yediler...

Büyükada'yı Zombiler Bastı! Düğüne Geldik Yediler...
 

Damat zombiye dönerse...


Beş arkadaş, arkadaşlarının Büyükada'daki düğününe gider de, adayı zombiler basarsa ne olur? Curcuna tabi ki. Sıkıştığın yerde yaşayan ölüler tarafından afiyetle yenilmeyi beklersin. Filmin afişinde de yazan bu: Düğüne geldik yediler!

Türkiye'nin ilk zombi filmi Ada: Zombilerin Düğünü 2009'da vizyona girmiş, biz de merakla izlemiştik. Şimdi film İspanya yollarında!

Film, yönetmenlerinin sinema yazarları Murat Emir Eren ve Talip Ertürk olması açısından ayrıca değerliydi. Yönetmenlerin sinema yazarı olması, filmin benzerlerinin iyi incelenmiş olması da demekti. Dolayısıyla korku filmi takipçilerinin tanıyacağı sahneler gördük.

Yine de bu filmi birçok benzerinden ayırd eden birkaç özellik vardı:

1) Komikti... Zombi filmlerinin bir parodisiydi (Zombieland, 2009 gibi). Filmde yapılan bolca espriye bir örnek:

Esas oğlanlardan birinin kavgalı olduğu ama sevdiği kadını zombiye dönüşen arkadaşları odaya çekip bağırta bağırta bir güzel yer. Oğlan, sevdiğini kurtaramaz. Gider bir rakı açar:

_ Oğlum, kızda önceden gözü mü vardı ne? Gözümün önünde odaya çekti, çatır çatır yedi kızı.

2) Profesyonel olmamanın götürdüklerini, filmleri iyi bilmenin getirdikleriyle dengeleyen bir filmdi:

Oluşabilecek teknik olumsuzluklar, bütçe azlığı, zombilerin gerçekçi görünmeyebileceği, sokaktaki adamlarla uğraşarak geçirilecek zaman... hepsi ekarte edilmişti. Nasıl mı?

Filme gelen Ertan'a düğünü başından sonuna videoya çekmesi söylenmişti. Bu da filmdeki olayların bu el kamerası üzerinden görülmesinin yolunu açmıştı (Blair cadısı gibi). El kamerasıyla çekim; bütçe azlığı, zombilerin görünümündeki gerçekliği zedeleyebilecek unsurların ekarte edilmesinde de zekice bir çözüm olmuştu. Film, gece çekildiğinden oyuncular ve çekim ekibi sokaklarda serbestçe cirit atmıştı. Mekan olarak adanın seçilmesi, mekan üzerinde de kontrolu artırıcı olmuştu.

Sonuç olarak, Ada: Zombilerin Düğünü bir korku filmi değil, parodik bir komedi filmi. Zekice bir ilk film...

Türkiye'nin ilk zombi filmi, İspanya'da seçilmiş fantastik ve korku filmlerinin gösterildiği 7-17 Ekim 2010 tarihlerinde düzenlenecek Sitgest Film Festivali'nde gösterilecek. Festivaldeki diğer filmler, H. Gordon Lewis'in Uh-Oh Show (ABD), Kate Glover'ın Slaughtered (Avustralya), Eric Forsberg'in Mega Piranha (ABD)...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne çok yeni öğrenir senden insan.. Sinema ne güzel .. eleştirilerin yeni insan eleştirisi.. Tertemiz.. sağol. İyi düşünceli yeni Pınar.. sevgiler, saygılar

yucel evren 
 29.09.2010 19:17
Cevap :
Yücel merhaba. Sağol yorumun için.  30.09.2010 9:12
 

Bahsettiğiniz filmi izledim. Aslında benzeri bir çok filmden daha da kaliteli olmuş diyebilirim. Malumunuzdur ki piyasada çekilmiş yabancı çok sayıda zombi tarzı film var. Çoğu izlenmeye değmeyecek düzeyde basit. Son dönem yapılan bir çok zombi filminde komedi öğeside kullanılmıştı. Yani benzerler iyi takip edilmiş. Komedisiz sadece korku öğesi olsa daha iyi olurmuydu bilmem. El kamerasıyla takip te iyi bir taktik. Bu taktiği sanırım İspanyolların Rec 1 ve Rec 2 filmlerinden örnek almışlar. Kısacası beğendim...

Murat Yazmacı 
 29.09.2010 18:28
Cevap :
Zekice planlanmış ve çekilmiş bir film bence de. El kamerasıyla ve gece çekim de işi çok kolaylaştırıyor. Espriler de genel anlamda iyiydi.  30.09.2010 14:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 132
Toplam yorum
: 409
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 3205
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Odtü mezunu; edebiyat ve sinema düşkünü biriyim. AFSAD’ta fotoğraf, Sinematek’te film yapımı üzer..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster