- Kategori
- Felsefe
Çalıştırma -1

Özgürlük insana dışarıdan gelebilecek her türlü zorlayıcı müdahalenin yanı sıra, yine insanın kendi kişisel yaratıcı potansiyelini gerçekleştirme-geliştirme olanakları ile donatılmasını da gerektiren bir kavramsa, birinci iddamız özgürlük, sadece “bir şeyi yapma olanağının yok edilmemesi”nin, yanı sıra “bir şeyi yapmama serbestisi” de gerektirmesidir.
Bu açıdan modern siyasal ve ekonomik örgütlenmelerdeki "çal’ıştırılma hali"ne bakalım; bu hal, her millet ve birleşik milletlerin devletlerinde çoğunluğun halidir.
Bu haldeki çoğunluk emek gücü üzerinde dilediği biçimde tasarrufta bulunabilir mi?
Bu halin insanlarının “emeğini satmama” özgürlüğüne sahip olduğunu söyleyebilirmiyiz?
Çoğunluk bu seçenekten yoksun bırakılmıştır.
Mütemadiyen bir çok çeşitlilikte üretmek ve tüketmenin boyun borcu olduğu bir mekanizmaya ömür kaptırılmıştır.
Artık rahatlıkla şu cümleyi kurabiliriz; "bir şeyi yapmama özgürlüğü yoksa orda zorlama vardır, " zorlamanın olduğu tüm millet, birleşik millet ve devletlerin toplumlarında özgürlük ve dolayısıyla adalet uzak ufuklarda seyir halindedir.
Adı üstünde çal’ıştırma.. sakın çalışmaya karşı olduğumuz sonucu çıkarılmasın..Şu anda bu yazı yazılırken iki işte birden çalışıyoruz denilebilir biri gönüllü, ötekisi Boğazlıyan da votka meselesi..
Kısaca TDK nın Toplum Bilim ve Felsefe sözlüklerinden adaletin tanımlarını vererek bu blogu kapatalım yormayalım.
Bu meseleyi biz mi keşfettik yok! ta, M.Ö’leri keşfedilmiş, mutsuzluğun kaynağı: çalışma ilişkileri, iş te, aile de ormanda tarlada, orada burada..
Karınca yuvasında, arı kovanında da varmı dersiniz? Neyse!
Tanım: Adalet, belli bir toplumda, belli bir tarihsel dönemde bir toplumsal olgunun adil sayılması yoluyla korunması durumu. Çalıştırmanın bu haliyle yaygın bir adaletsizliği içerdiği aşikarsa, neden adalet bu işe el atmaz bizde kabuğumuzda mızıldanırız..
Tam altında adaletsizliğin tanımı; belli bir toplumda, belli bir tarihsel dönemde haksız sayılarak kınanan toplumsal olgu..
Bu haliyle çal'ıştırma sizce nasıl bir olgu?
Felsefe sözlüğündeki tanımına da merak eden baksın..
**Pazartesileri saat 20:00 de hem kahkahadan kırılıyorum, hem ağlıyorum tv, atv karşısında, “Elvada Rumeli” diziden bir diyalog:
“Alex, -nicin bez baglıyorsun nazife,
-her gün seni ne kadar çok sevdigimi kendime hatırlatmak için,
-git!! alex.. hiç üzgün değilim, biliyim ki beni gerçekten seviyisin bu bana yeter!”