- Kategori
- İlişkiler
Can, canım

Can, Canım
Can, varlığın yaşam kutsalıdır. Benim için “Seviyorum” nasıl özel bir kelime ise “CAN” da o kadar özel bir kelimedir. “CAN” yaşayan tüm varlıkları dünya kimliklerinden arındıran, cinsiyet, ırk, dil ve statüsünden bağımsız özüdür. İç dünyası, nefes alma sebebidir. İnsanı bütün hırslarından arındıran, yücelten ve önemseten kelimedir. Bu yüce duygunun paylaşılma ve bütünleşme hali de “Canımm’dır”. Canım sıradan bir duygu değildir. Benimsemedir, özümsemedir, bir olmadır. "Canım" ağızdan çıktığında, havada yayılan, her şeyi kapsayan, bütünün bir parçası olma halidir.
"CAN", insanların hoyratça yaşamını sürdürdüğü, sabırsız ve anlayışsız ilişkilerin içinde, çıkara dayanmayan duygudur. Dostumuza, aşkımıza, yavrumuza, ana-babamıza hitap edebileceğimiz en güzel duygunun ifadesidir. Her biri için taşıdığımız farklı ve yüce duygunun, böyle tek bir kelimede ifade edilebiliyor olması daha da özelleştiriyor bu kelimeyi. Yaşadığımız toprakta, içinde büyüdüğümüz toplumda, binlerce yıl önce keşfedilen ve kullanılan kelimedir. Anadolu'nun en güzel kelimesidir.
"CAN", sevmek gibi özenle kullanılmalıdır. Ne esirgenmeli, ne de inanmadan kullanılmalıdır.
Hayatlarımızı gözden geçirirken, kaç "CAN" biriktirdiğimizi düşünmeliyiz. Kaç kişi hayatımıza girip bu payeyi almıştır? Böylesi duygular beslediğimiz, kaç kişiye bu kelimeyle hitap etmişiz? Hayatın duru ve saf duygularını bize yaşatan insanları, bu duyguları bize yaşattıkları için minnetle anmalıyız. O duyguları tekrar hissederken yüzümüzde oluşan gülümseme, nefes aldığımızı tekrar hissettiren, çıkarsız, tertemiz sevgimizdir. Bunu hissedebilmek, insan olduğumuzu hatırlamaktır.
Bir gülüşe, bir ömür adanabilir. Gülüşleriniz eksik olmasın ömrünüzde. Hayata ve Kendinize Gülümseyin.
Bir düşünce olarak "CAN" ve daha fazlası "Çimen ve Leylak Kokusu" hikayesinde.