​ Çanakkale gezimiz. Zaman içinde yolculuk -1- / Gezi - Tatil / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '10

 
Kategori
Gezi - Tatil
 

Çanakkale gezimiz. Zaman içinde yolculuk -1-

Çanakkale’ye gezimiz, 1-Haziran 2010 tarihinde saat 11;00 civarında İstanbul’un güzide ilçesi Üsküdar’dan yolculuğumuz başladı. Çanakkale’ye yaklaşırken yemyeşil dağların dantel gibi kıyılarıyla bezenmiş. Çanakkale gezimizde bizi bir tarihin beklediğini bilincinde olsak da o mekânları görmek bizi zaman ötesine yolculuk gerçekleştirdik. İlk durağımız Gelibolu’nun Eceabat ilçesiydi. Buradan Seddülbahir, Ertuğrul, Morto, Alçıtepe, Zığındere, Conkbayırı, Anafartalar ve Çanakkale Savaşları’nın yapıldığı alanları gezerken her köşesinde aziz şehitlerimize şahitlik eden hatıralarını yad ettik. Askerlimizin savaş mevzilerine giderken kullandığı yolu seyrederken vadide yaklaşık on bin şehidimiz bulunduğunu öğrendik. O zaman Mehmet Akif’in; <ı>“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme/Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı / Sen şehit oğlusun incitme atanı…”” istiklal Marşımızın mısralarını hatırladık.

On bin şehidimizin bulunduğu “Eceabat” bölgesine gelince askerlimizin savaş mevzilerine gitmek için kullandığı yolu gördük. Kilitbahir, yakınlarına vardığımızda Mecidiye Tabya’sının yakınında bulunan Seyid Onbaşı’nın heykelinin yanı başında hatıra fotoğrafı çektirirken, onun tarih kitaplarına yer almayan efsanevi hatırasını rehberimizden dinledik. Çanakkale savaşının yaşandığı o günler bülbüller susmuş kargalar dört bir yanda felaket tellalcıları gibi ötmekteydi. Her bomba atıldığında adeta toprak göklere fışkırır yer derinliklerinden gümbürtü kopar. Gökyüzünü kara bulutlar sarmış, güneş bir türlü yüzü göstermez. Sultan Abdülhamit’in eseri Mecidiye Tabya’sının görev yapan Yüzbaşı Hilme Bey durumun kötüye gittiğini anlar. Çanakkale deniz savaşlarının en önemli günü olan 18 Mart günü müttefik donanmasının en önemli hedefi tabyalardır. Seyyid Onbaşı da Mecidiye tabyasında askerlik yapmaktadır. Mecidiye tabyası sultan Abdülhamid’in eseridir. Düşman 3 bin üzerinde top getirdiği bilinmektedir. Bizim elimizde sayılı top vardır. Düşman askerleri bombardımana başladığında bombalardan biri Seyyid Onbaşı’nın tabyasına düşer. Yüzbaşı Hilmi Bey sağa sola koşarak askerlerini kurtarmaya çalışır. Gökyüzüne saçılan topraktan yüzünü gözünü topraktan siler. Tam bir adım atar ki ayağına bir şey takılarak düşer. İşte o zaman fark eder kendini düşüren şeyin bir insan ayağı olduğunu. Ayağı çeker ki altından çan dostu Seyid onbaşıdır. Seyit Onbaşı’nın tabyasında 18 Mart günü 16 nefer şehit olmuştur. Bu bombardımandan sağ olarak kurtulan Koca Seyit sağlam kalan topu, 276 kiloluk mermiyi Niğdeli Ali’nin de yardımıyla sırtında taşıyarak 3 kez ateşlemiş, üçüncü atışta Ocean zırhlısı dümen tertibatından vurmuştur. Gemi üç dakika içinde sulara gömülür. Fransız ve İngiliz askerler su üstünde kurtarılmayı beklerken o an bir başka tarihte görülmeyecek bir olay yaşanır.

(DEVAM EDECEK)

 
Toplam blog
: 19
: 850
Kayıt tarihi
: 23.01.10
 
 

Trabzonluyum. Doğu dilleri fars dili ve edebiyatı mezunuyum. Çocuk edebiyatı özelliklehikaye ve mas..