Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '11

 
Kategori
Doğal Hayat
Okunma Sayısı
454
 

Çevre ve yaşam

Kavramlar: 

Flora: bölgeye, yöreye özgü bitki örtüsü 

Fauna: yabanıl hayvan topluluğu 

Endemik bitkiler: belli bölgede yetişen bitkiler 

Endemik hayvanlar: belli bölgede yaşayan hayvanlar 

SİT: tarihsel kalıntıları günümüze dek taşıyan kültürel yerler. İnsanoğlunun günde en az 14, 5 kg havaya ihtiyacı vardır. Hava kirliliğinin temel kaynakları, kentleşme ve endüstrileşmedir. Normal kulağa gelecek gürültü düzeyi 58 desibeldir. 90 Desibeli aşan gürültü zararlı, 140 desibele ulaşan gürültünün beyin tahribatı yapması muhtemeldir. İnsanoğlunun doğa ile ilişkisi insanlık tarihi ile yaşıttır. İnsanın doğa ile ilişkisi, ondan yararlanma çabaları ile başlayıp daha sonra bilimin gelmesiyle paralel olarak devam ederek onun üzerinde üstünlük çabalarına dönüşmüştür. Teknolojinin desteğini alarak güçlenen insanoğlu, doğayı sınırsızca kullanmaya ve hatta sömürmeye başlamıştır. Horlamış, hor kullanmıştır. Çevre bilincinin düşünsel, duygusal ve davranışsal boyutları vardır. Diğer bir deyişle çevre bilinci; çevre ile ilgili kararları, ilkeleri, düşünceleri, yorumları içeren ve bu düşüncelerin yaşama geçirilmesi olan davranışlardan ve bütün bunlarla ilgili olarak çeşitli duygulardan oluşur. Tutum; bir objeye, bir duruma, bir olguya veya bir olaya ilişkin geliştirilen oldukça tutarlı duygu, düşünce ve davranış bileşiminden oluşan bir eğilimdir. Tutum; sevme, nefret etme, iğrenme gibi duygusal; inanma, inanmama, yorum yapma, beklenti içinde olma gibi düşünsel ve eylemede bulunma- bulunmama gibi davranışsal boyutları vardır. Tutum gözlenebilir bir özellik olmayıp, örnek bireyin gözlenebilir bir davranışına yansıtıldığında o davranışlardan yola çıkarak anlam verilebilen bir eğilimdir. Her tutumun bir yoğunluğu vardır. Olumludan olumsuza doğru farklı yoğunluk içerebilir. Bir tutumun gücü onu oluşturan duygu, düşünce ve davranış olarak üç öğenin toplamı olarak değerlendirilir. Kimi tutumlar değişikliğe açık olmasına rağmen, kimileri değişikliğe direnirler. Bu tutumun aşırı düzensizliğine bağlıdır. Ne kadar aşırı ve güçlü olursa o kadar değişime dirençli olur. Bu etki doğaya ilişkin düşüncelerin gelişmesi değil, doğayı anlama, sevme, koruma gibi duygusal ve davranışsal tepkilerin ve bazı kişilik özelliklerin gelişmesine ortam hazırlar. Tutum öğrenme ürünüdür. Bu bağlamda doğa ve çevre ile ilgili olumlu tutum sergilenmelidir. En iyi koruma şeklinin benimsenme davranışını yansıtmak olduğu unutulmamalıdır. Benimseme, kendine mal etmedir. 

Flora, fauna, endemik bitki ve hayvanların varlığını kabul edip onu koruyup, sevmenin önemini kavramalıyız. Hava, görüntü ve gürültü kirliliği ile sağlığımızın gün geçtikçe bozulacağı kesindir. Doğal kaynaklarımız; sularımız, ormanlarımız ve diğer doğal zenginliğimizin yok olması ile dünyada yaşana bilir yerlerin azalacağı, er ya da geç doğa öcünü alacağı muhtemeldir. Bu gün dünyanın çeşitli bölgelerinde meydana gelen deprem, tusunamı, sel ve erozyon felaketleri bunun bir kanıtıdır. SİT varlıklarının günümüze ve geleceğe taşınmaması halinde kültürel tarihimizin yok olacağı kesindir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 154
Toplam yorum
: 46
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 856
Kayıt tarihi
: 25.01.10
 
 

Rize nin Çamlıhemşin ilçesinde doğdum. 1969 yılında ilkokul,1972 yılında ortaokul,1975 yılınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster