​ Çikolata ye seyahat et / Gezi - Tatil / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '14

 
Kategori
Gezi - Tatil
 

Çikolata ye seyahat et

Çikolata ye seyahat et
 

Fotoğraf: Emre Erden


Bugün, aylardır hasret kaldığım ülkeme dönerken havaalanında yolcuların, varılacak yerlerin, maceranın ve gezmenin tadını içimde hissettim. Birbirinden farklı birçok insanla temasım oldu. Yeni insanlarla tanıştım. Bol bol çocuk sevdim.

Bekleme salonların havası biraz farklıdır. Değişik ülkelerden gelmiş yüzlerce insan. Aileler, çocuklar, benim gibi üniversite öğrencileri, askerler ve iş dünyasından simalar. Ne ararsanız bulabileceğiniz bir ortam. İnsanların gözlerinin içine biraz dikkatli baktınız mı bir toplumun yapısını görürsünüz. Bu size bir fragman şeklinde sunulmuştur bile...

Popüler kültürde ve yeni dünya düzenimizde türeyen bir meslek türüde gezginlik. Çeşitli yerlere gidip sağın solunu fotoğrafını çekerek, çarşısından bir şeyler alan adam kendini gezgin ilan ediyor. Hemen modern seyyahlık gibi tabirlerde yerleşiyor hayatımıza. Özellikle ekranlarda görüyoruz böyle tipleri. Gurmecilikten sonra iyi prim yapan programların başında geliyor gezginlik, seyahat vb. şeyler. Bana gelirsek; yo ben seyyah ya da gezgin değilim ama gezmek benim hobim. Farklı insanlarla tanışmak, sohbet etmek, farklı kültürler üzerinden, farklı hayatlar ve yaşanmışlıklar kendi hayatımı renklendiren bir şey.

Ercan havalimanında Hatay'a giden uçağa beklerken, internetten Evliya Çelebi'nin hayatına kısa bir göz gezdirdim sonra fotoğraf albümümden 28 Mehmet Çelebi'nin mezarında çektirdiğim hatıra fotoğrafına baktım. Acaba İsveç'e giderken başına neler gelmişti garibin! 

Bu seneki yolculuğumda bir değişiklik yaptım. Her zaman pahalı bulup girmediğim free shop'a balıklama daldım ve tereyağlı İsviçre çikolatasıyla kendimi ödüllendirdim. Biniş kapısında uçağın gelmesine yakın hala el ele tutuşabilen evli insanlar gördüm. Günümüzde evlilikten ve sevmekten bu kadar çok şikayet edilirken bu el ele tutuşmayı mevcut düzene bir isyan etme olarak düşündüm. Çocukları etraflarında kelebek gibi dönüyordu. Çocukların dönüşü mutluluğun tarifi temalı bir dans gösterisi gibiydi. Diğer yandan ayak bileğinden dizine kadar olan siyah renkli gül dövmesiyle uzun boylu, sarışın ve alımlı bir kadın balerin edasıyla yürüyor ve insanları büyülüyordu. Bugüne kadar yaptığım yolculuklarda gördüğüm en muhteşem kadındı... 

İsviçre çikolatam ile beraber etraftaki tabloda gözümü yalnızlara çevirdim. Kendi fotoğrafını kendi çeken yalnızlar. Belki de bu yüzden ayrılığı limandan demir almaya benzetmişti şair ya da kuş olup özgürleşmeyle özdeşleştirmişti yazar. Çikolatanın kadınlar tarafından neden bu kadar çok tüketildiğini düşündüm sonra düşünmekten vazgeçtim ve bir parça daha yedim. Çikolataları yerken yeni yaptığım sohbetlerdeki matraklığa kaptırdım kendimi Gezeceğim şehilerin kokusu içime doldu. Benden önce hayallerim gitti Hatay'a, şöyle incesinden künefe ve kebap yediler. Antep'in sokaklarında eski hanları, çarşıları geziyor baklavaların tadını çıkarıyor ve eski sokaklarında tarih kokluyorlardı. İstanbul da ise yine yalnızdım ve yine tüm teknolojik gelişmeye rağmen vapurla karşıya geçmeyi seviyordum.

Birçok kişinin şuan tatilde olduğunu düşünüyorum. Öncelikle trafik kurallarını kesinlikle gözden geçirmeli insan. Hayatı başka şehirlerde aramalı ve hayatı olamalı. Bir hayat düşünün hiç yaşanmamış. İşte o hayat gezginlik yapılmamış bir hayat olurdu... Atalarımızın çok gezen mi bilir yoksa çok okuyan mı sorusu geldi aklıma. Ben her zaman gezmeyi tercih ederim ve gezerek öğrenmeyi. Size de tavsiye ederim bunu.... Çikolata ye ve seyahate çık! Kır laptopa, telefona ve sosyal ortama bağımlı olan hayatının zincirlerini. Kokla hayatı sokaklarında buram buram... 

İyi tatiller :) 


 Emre Erden 

  

 
Toplam blog
: 203
: 322
Kayıt tarihi
: 16.11.13
 
 

1991 İskenderun doğumlu. EMU Mütercim Tercümanlık, Amasya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği mezun..