​ Cinsel ilişki, skor ve aşk! / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '07

 
Kategori
İlişkiler
 

Cinsel ilişki, skor ve aşk!

Cinsel ilişki, skor ve aşk!
 

Yeryüzünden geçen milyarlarca insan arasında, Tanrı'nın eşi bulunmaz muhteşemliğini armağan ettiği bir insan bulursunuz günün birinde.

Konuşur, tanır, dokunur, özlemeye başlarsınız... Ağzı dudaklarınızı, teni parmaklarınızı çeker...

Sevişirsiniz. Seviştikçe, bir başkasının gövdesinden kendinize doğru da yola çıkarsınız. Çünkü öyledir sevişmek. Yasak, günah ve toplumsal baskı altında, hayalini kurduğunuz bir cennettir. İki kişilik, özel ve bütün dünyayı saran bir yeni bir dünyanın kapılarından içeri giriverirsiniz.

Sevdiğiniz insana dokundukça kendi güzelliğinize dokunur, onu öptükçe kendinizi de öpmüş olursunuz. Karşınızdaki güzel ayna, sizin de ihtişamınızı yansıtır. Ve yansıyan, sevdikçe, seviştikçe parlar...

Sevişmek, aslında iki cinsin birbirini keşfetme, birbirini tatmin etme oyunudur. Bu oyunda ancak ikiyüzlülüler, yalancılar kaybeder. Çünkü aşkın hilesi, ancak kumarbazlarda işe yarar. Onları batırmak için!


Aşk, tutku ve tenin yerçekimi olan sevişmek, heyacanın ve serüvenin önünüze açtığı yeni bir yoldur. Bu yolda görmediklerinii görecek, duymadıklarınızı duyacak, hissetmediklerinizi hissedeksinizdir.

Ancak her sevişme, her zaman aşk ve sevgi göstergesi değildir. Özellikle bir erkek bir kadınla yattığında, kadına
ille âşık, hatta seviyor anlamına gelmez. Yoksa dünyada genelevler olmazdı!

İstserseniz bunu yakın bildiğiniz erkeklere sorun. Çoğu cevap vermekten kaçınsa da, çok nadir olarak dürüstler çıkabilir...

Çoğu erkek için, bir kadınla yatmak onur duyayacağı bir iştir öncelikle. "Küçük dağları ben yarattım!" edasıyla dolaşan bir erkek, cinsel ilişkide kadını mutlu ettiğini ve doyuma ulaşığını düşünen erkektir.

Böylesine tabu olan bir alanda, "skor" da bir hayli ilgi çekicidir. Erkeklerin aralarında yaptığı konuşmalarda zaman zaman gündeme gelen konuların başını çeker.

Skor peşinde koşarak cinsel doyum ise sağlanmaz! Her işte olduğu gibi sevişmenin ve orgazmın sayısı değil, niteliği, kalitesi önemlidir. Birbirini mutlu etmek için, önce aşkı ve kendini tanımak gerekir.

Türkiye'deki gerlimlerin, hoşgörüsüzlüklerin, bu denli şiddetin sebebi ise, cinselliği tanımamamız!

Eğer milletler sevmeyi, paylaşmayı, sevişmeyi bilselerdi, ve eşine-sevdiğine sadık kalarak yaşayabilseydi,
dünyada bugünkü gibi bu denli gerilim, savaş ve acı içinde olmazdı!


Eğer bir milletin erkekleri sevmeyi ve sevişmeyi bilseydi, kadınları bu denli acı çekmezdi!

Yıllardır Türkiye'de cinsellikle ilgili araştırmalar yapan Seksolog Dr. Akif Poroy'a göre de memleket meselerinin altında cinsellik yatıyor! Türkiye'nin ve hatta dünyanın sayılı seksologlarından olan Dr. Poroy; Türkiye'nin siyasal ikliminde cinselliğin yeriyle ilgili olarak açıklamalar yapar:

Şehir hayatında insanların yüzünü tamamen Batı'ya dönerken, kırsalda gittikçe daha da karanlığa gidildiğini söyler. "Kadın-erkek ilişkisi maddiyata dayanıyor şu an. Kimse kimseye kendini özveriyle sunmuyor. Gerçekten ilgi göstermiyor. Dikkat edin artık şehirli, kendi ayakları üzerinde duran kadınlar bile kendilerine şiddet gösteren hatta döven erkeklerle birlikte oluyor. Çünkü o kendisinden daha güçlü. Maddi olarak da statü olarak da... Şehirli kadın ayakları yere bastıkça daha çok güç talep eder oldu. Erkek, güç talep eden kadına şefkat gösterdiğinde 'çekici' olmuyor. Şehirde insanlar artık daha serbestçe cinsel deneyim yaşıyor ama herkes yine mutsuz" diyerek uyarır. Ve ekler: "Türkiye'de son yıllarda her alanda fanatik akımların güçlenmesinin en önemli nedeni cinselliğin doğru algılanmayışı. Şiddetin, her türlü fanatizmin ortaya çıkış nedeni kesinlikle cinsel doyumsuzluktur!" [1]

Bir tarafta üç-dört sevgili idare edip, "düzeyli bir ilişkimiz var" diyerek yılda otuz sevgili değiştirenler, bir tarafta hala "başlık parası"yla, bir nevi kölelikle alınıp satılan kadınlar. Ortaçağ'daki esir pazarlarını aratmayan bu görüntüler, iki ayrı ucu gözler önünüe seriyor.

Açıkçası bir sevişme için, önce sevgi, paylaşım, huzur ve güven gerekir. İşin içinde bu manevi ruh yoksa, ne yaparsanız yapın "çiftleşmekten" öteye gidemesiniz. Tıpkı bir zamanlar geneleve girip bir erkeğe buaray evli olduğun halde niye geldiğini soran Savaş Ay gibi, aynı şaşırtıcı yanıta tâbi olursnuz: "Karım âdet (regl) döneminde!"

Sevmiyorsanız sevişmeyin, çünkü cinsel doyum karın açlığına benzemez! Her ne kadar temel ihtiyaç olarak yiyiecek, barınmak gibi ihtiyaçlarla eşitlense de, insanı hayvan cinselliğinden ayıran şeyler vardır.

Tıpkı çiftleşmekle, sevişmek arasında fark olduğu gibi...

Skor konusuna gelince, eğer sevgililier birbirine duyumsal boyutta yetiyorsa, birin üçün önemi yoktur.

Önemli olan kaç sayı yaptığınız değil, tutkunuzun nasıl parladığıdır... Paylaşmak, sevmek, inanmak, güvenmek ve serüven içindeki tatlı huzurdur.

Türkiye'de kadın ve erkek hâlâ eşit olmadığı için, cinsellik de kadın ve erkek arasında ciddi bir dengesizlik var.

Erkek elini kolunu sallayıp, orada burada rastgele, hatta travestilerle ilişki yaşar. Aids olursa eşine de bulaştırır. Ancak karşı tarafı yan gözle bakıyor, gözünün üstünde kaşı var diyerek döver, kıskançlığını kadından söke söke çıkarır.

Erkeğin hep önde ve güçlü olduğu bir cinsel anlayış da, kadınların ruhsal ve cinsel dünyasını altüst ediyor.
Kadınlar da aldatmak, hatta kendi yaşadıklarını başkalarına yaşatmak durumunda kalıyorlar.

Yeryüzünden geçen milyarlarca insan arasından, Tanrı'nın eşi bulunmaz muhteşemliğini bağışladığı birini bulursanız, ona iyi bakın.

Çünkü sevmenin ve tutkunun zirvesinden aşağıya bakıldığında, önünüze Tanrı'nın ve aşkın görkemli manzarası çıkar.

Çünkü ona baktığınızda, Tanrı da sizin derinliklerinize bakar!

[1] Sabah gazetesi, 4 Mayıs 2007.

 
Toplam blog
: 353
: 3712
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..