- Kategori
- Gündelik Yaşam
Çok Geçmeden Önlem Alın !..

Yine ve yeniden merhaba..
Çoktandır yazı yazmıyordum burada. Biraz eleştiri de aldım bu konuda ama her şeyde olduğu gibi bu konuda da bir takım bahaneler sıralayabilirim. Bu kimin umurunda olur bilemem ama ben kendimce bir koruma mekanizması oluşturmuşum ya ! Farklı düşüncelera saygım da var hani..
Neyse ki, uzun zamnadan beri yazdığım bu ilk yazının konusu ne ben, ne de benim yazı yazıp yazmamam. Bir mesaj geldiğini gördüm tesadüfen girdiğim blog sayfamda. Hemen nezaketen bir cevap yazdım ama bu soru ve karşılığında yazdığım mesajı biraz detaylandırıp, herkesle paylaşmak istedim.
Mesajı gönderen dost, bizler gibi blog sayfalarında bizim gibi birşeyler karalamaya ve birşeyler paylaşmaya çalışan biri. Gönderdiği mesaj sanırım benim gibi birçok blog emekçisine gitmiştir. Bu ülkede bir " Milliyet Blogçularının yangın söndürme uçağı olmalı" diye belirtiyordu özetle bu mesaj. İçerik açıktı. Anladığım kadarı ile ülkemizdeki orman yangınlarını bir hayli kafaya takmış bu dostumuz. E, pek de haksız sayılmaz hani !..
Dünyadaki orman yangınlarından en fazla muzdarip olmuş, bunlardan fena halde canı yanmış olan ülkelerden biriyiz. Hatta bu konuda oldukça tecrübeliyiz. Yangın çıkartma, bu yangınları izleme, ah vah etme konusunda oldukça tecrübeliyiz de, bu yangınların olmaması, yapılmaması, yaptırılmaması, önlenmesi, sert yaptırımlar uygulanması konusunda hala beceriksiz ve bir o kadar da isteksiziz nedense... En azından bana göre göre öyle ve neden sorusunu çok sordum ben.. Neden mi ? Nedeni oldukça açık değil mi ? Bu ülkede orman yangınlarının geçmişi üçbeş yıl değil ki ? Bu ülkede ben kendimi bildim bileli, siz hatta sizin ebeveynleriniz kendilerini bildi bileli orman yangını olmaktadır. Eskiden, çok eskiden orman yangınları bu ülkenin kırsallarında olurdu. Nedeni ise, bilinçsiz cahil ama çok da kötü niyetli olmayan yöre insanlarının yol kenarlarındaki, tarlalarındaki "anız" dedikleri kuru otları ve dikenleri, çalılık alanları yakmaları ve bunu kontrol altına almamaları neticesinde çıkardı. Sonra, yine yöre insanı, jandarma ve yetişebilirse itfaiye teşkilatı tarafından söndürülürdü. Sonra, sonra bu yangınlar gittikçe arttı. Özellikle son 10 yıla bir bakın, çıkan yangınların büyük bir yüzdesini rant kaygısı ve isteği ile çıkarıldığını ve yanmış, bitmiş araziler üzerine siteler, tail köyleri oteller, kurulduğunu gözlemleyeceksiniz..
Daha önce bu konuda yazdığım yazılarda da belirtmiştim. Ormanlar bir ülke için çok önemli. Her sene yüzlerce futbol sahası büyüklüğünde hektar ormanımızın yanıp kül olduğunu okumak, görmek ve yaşamak işkencelerin en büyüğü olsa gerek. Öncelikle bunalrı önlemek için, bilinçlenmek ve bilinçlendirmek şart ama herşeyden önemlisi caydırıcı ve çok sert kanunlara ihtiyaç var. Bugün bir yangınla yok olan ormanlık alanlar bir kaç sene sonra yerini taş yapılara bırakmamalı. Yani birileri bundan menfaat sağlamamalı. Ama gelin görün ki ülkemizde hem çok rahatlıkla ormanlar kül edilebiliyor hem de çıkar grupları bunlardan menfaat sağlayabiliyor.
Bir diğer konu da, bu değerli arkadaşın öenmle üzerinde durduğu Milliyet Bloger'ların katkısıyla bir yangın uçağının alınması konusu.. Hatta bunun için bir banka hesabı da adres gösteriliyor. Bu iş o kadar kolay değil, yani küçük rakamlarla olmaz tabiki ama insan bir taraftan da "Neden olmasın" gibi bir düşünceye kapılmıyor değil. Heleki, bunu bir kampnaya haline getirip, iyi bir örgütlenme ve koordinasyonla bunu yurt geneline yayabilelim..
Hep söylemişimdir !.. Her yangın, bu ülkenin milli ekonomisine, coğrafyasına ve doğasına vurulan bir darbedir. Orman yangınlarında biz yetersiz bir ülkeyiz. Orman yangınlarıyla her yıl boğuşmakta olan Türkiye'nin neden kendine ait "Havadan Yangın Söndürme " ekipmanları yok diye de çok yazdım, söylem, söylediler, başkaları tarafından da yazıldı. Belki vardır bilmiyorum ama yetersiz geldiği muhakkak ki, her yıl milyonlarca dolar para ödeyip, başka ülkelerden uçak, helikopter, techizat kiraladığımız gerçeğini gözardı edemeyiz. Ya bizim paramız çok, ya bunları kullanacak ekip ve personelimiz yok. Ya da bu şekilde bizim daha çok işimize geliyor. Bilmiyorum !.. Ama her yıl milyonlarca doları başka ülkelerin kasasına transfer edeceğimize, bir kaç uçak kirasına herhalde bir uçak alınabilirdi . Hatta bu şekilde bir alım olsaydı, şimdi bir değil birkaç yangın söndürme filomuz olurdu diye düşünüyorum.
Önümüz yaz. Havalar, küresel ısınmanın da etkisiyle gittikçe ısınıyor ve yakın ama çok yakın zamanda istemesekte haberlerini duymaya okumaya başlarız orman yangınalrının. Daha henüz erkenken, yani öyle yada böyle, ister doğal, istek kundak olsun, yangınlar başlamadan önelem almanın yollarını aramalıyız. Yine de sevgili dostun önerisini iyimser bir talep ve öneri olarak algılıyorum ama olaya bir de başka bir yüzünden bakıp bunu bir protesto niteliğine dönüştürebiliriz. Kime mi ? Kime olacak ? Bunca orman yangınlarında gerekli önlemleri almayan yetkililere tabiki..
Haydi herkes bilgisayar başına, buradan yazı bombardına tutalım bir yerleri. Belki birilerinin kulağına kar suyu kaçar.. Bu da kampanyanın ilk adımı olsun.. Ormanlar yanmasın, bize hatta çocuklarımıza kalsın...
../..