- Kategori
- Mizah
Çöp çatan çardağı!

Filiz Hanım ve Hayal beni bu hallere düşürdüler! www.joe-ks.com
…Filiz Hanım! Bizim işimizle uyuşmaz!
-Size de bir şey beğendirmek kolay olmuyor hani! Hadi emlakçilik ve dedektif bürosu bir arada, göze kulağa pek hoş gelmeyebilir; Arkadaşınız sözünü tamamlamadan, iş teklifini reddettiniz! Hiç olmazsa sonuna kadar dinledikten sonra rest çekseydiniz!
…Boydan bir fotoğraf, profilden de bir tane, hadi buraya kadar anladım da: En sevdiği bir obje ile objektife gülümseyen bir portre, bu ne demek oluyor?
-Karakter tahlili için gerekli şefim! Uzmanlar bu tür resimlerden anlamlar üretebiliyor ve kişinin gizemli derinliklerine inebiliyorlarmış!
…Filiz Hanım! Ciddi bir karar aşamasındayız; daha ciddi projelere doğru yönelsek.. Bize gelir getirebilecek, narin bütçemizi destekleyecek fazla yatırımı gerektirmeyen işlere yoğunlaşsak nasıl olur? Adamın elinde oltası, denizin ortası, kasıklarına kadar lastik çizmeler; bu görüntü ne anlatır? Gözünü seveyim Filiz Hanımcığım!
-Just the moment! Nerde benim notiz bukum? Hah işte! Ne yazıyor bakalım! Temkinli bir birey! Kıyıya yakın, herhangi bir thusunami dalgasının saldırısına uğrama ihtimalinde kendisini karaya atıp vaktinde canını kurtarabilecek, çizmelerle kendini ıslak ortamdan koruyan, aynı zamanda ayağı kaymadan akışkan sıvının içinde yer alabilen ayakta kalabilen, flörtü seven bir erkek tipi!
Bu zata eş bulmamız an meselesi, her gün balık yeme korkum olmasa ben bunu kendime ayırırdım valla!
…Flörtü seven? Onu nasıl keşfetmiş sizin akıllı bukunuz?
-Ah sizi gidi gidi, bakıyorum da ince hassas noktalara takılıyorsunuz; size bir eş bulmak kolay olur muydu bilmem?
…Olamazdı Filiz Hanım! Çünkü ben uzun yıllardır evliyim, henüz bir takas düşünmüyorum!
-Zaten size tahammül de, peygamber sabrı gerektirir!
... Duyamadım ne buyurdunuz?
-Olta ile avlanmak, peygamber gibi sabırlı olmayı öngörür demek istedim efendim! Ayrıca sembolik olarak, erkeğin o dayanılmaz gücünü yansıtıyor, oltanın görünüşü! Adayımızı elimizde fazla tutamayız! Bunun komisyonu en az yüzde yirmi beş olmalı ne dersiniz?
…Ne yani adamın bizde kalan yüzde yirmi beşi ile ne köy olur ne kasaba!
-Şefim şefim! Anlaşıldı, ben size önce dört de bir demli, limonlu çayınızı getireyim, şöyle bir mahmurluğunuz dağılsın sonra devam ederiz!
Dedektif büromuzun getirisi karnımızı doyuruyordu çok şükür! Kıskançlık krizleri daha bir kırmızı, ekonomik krizleri kafasına takmıyor! Bizim en büyük uğraşımız “Partnerim kiminle? Nerede? Ne? Nasıl yapıyor? Bunu bana nasıl yapar?” Düşüncelerini sakinleştirmek icabında Allah affetsin! Körüklemek oluyordu!
Sevgili arkadaşım Hayal tutturmuş bir kere, yanına Filiz Hanım’ı alarak bana ve Turan Bey’e inanılmaz baskılar uygulamakla günlerimizi zehir zemberek ediyorlar!
Enternasyonal eş ve eş adayı bulma kurumu haline dönmemize ramak kaldı!
Karar vermek zoruma gidiyor, Turan Bey tarafsızlığını koruyarak beni doğrudan desteklemek çabası göstermediğinden tek başıma bu işin içinden nasıl çıkacağımı bilemiyorum!
-İşte dörtte bir demli limonlu çayınız, yudum yudum için arkanıza yaslanın ve bir de şu resme göz atın! Onayınızı verin! Gerisini bana ve Hayal Hanım’a bırakın! Sevaba girersiniz memlekette bekâr adam kalmaz!
“Sevap” Ah benim can ciğer arkadaşımın taktiği, ah Hayal! Benim can alıcı noktama ojeli parmağını bastın yine!
-Ne düşünüyorsunuz? Resim hakkında, eş arayan bayan müşterimiz! Benimle mülâkat yaparken kendisine hayran oldum! Dört dörtlük bir hanımefendi!
Ufacık bir pürüz dışında..
…Nedir o?
- Sadece henüz birazcık evli, kendisine; zengin, düzgün karakterli birini bulabilirsek derhal boşanacağına söz verdi!
Durun bi iyi saatte olsunlar etrafımı çevirdiler! Devamını şimdilik getiremeyeceğim! Sabır edin biraz! Sizler de benim gibi!
İzmir–11.Nisan.2008