​ Dandik sinema/ Çöp sinema / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '08

 
Kategori
Sinema
 

Dandik sinema/ Çöp sinema

Dandik sinema/ Çöp sinema
 

Sinemanın ortaya çıkışından itibaren pek çok film tuhaf ya da benzeri sıfatlarla nitelenerek, sinema eleştirmenleri tarafından dikkate alınmamışlardır. Bunlar genellikle hızla çekilen, ucuz, gösterişsiz, oyunculukları tartışılır yapıtlardır. Kung fu, korku, erotik, mantığın zorlandığı "çarpık" düşlerin ürünü gibi türlerden oluşan filmleri bu grubun içine alabiliriz.

İnanılmaz bir hayal gücünü yansıtan bu filmlerde, duygusal vampirlere, barda içip eğlenen şeytanlara, nasıl uçtukları seyirciye de yansıyan uçan kahramanlara rastlamak mümkündür. Karanlık bodrum katlarında üç kuruşa çekilen bu filmler inanılmaz bir hayal dünyasını yansıtırlar. Buna rağmen, çok ucuza çıktıklarından olsa gerek kendilerine “seçkin” sıfatını yapıştıran eleştirmenlerce hiçbir zaman dikkate alınmazlar. Oysa bu filmler, günümüz sinemasının yükseldiği zemini oluşturmuşlar, sinemanın halk kitlelerine ulaşması ve yayılması gibi çok önemli bir işlevi yerine getirmişlerdir.

Söz konusu filmler üzerine araştırmalar yapan İngiliz sinema araştırmacısı Pete Tombs, “dandik ya da çöp sinema” adıyla tanınan akımın başlatıcısı ve teorisyenidir. Tombs’a göre zincire vurulamamış fantezilerin filmleri olarak adlandırdığı bu filmlerle, yitip gitmekte olan bir çağ kutsanmaktadır.

Tombs, genellikle hayal dünyasının en yoğun yaşandığı üçüncü dünya ülkelerinde araştırmalarını gerçekleştirmiştir. Bu amaçla, Meksika, Tayland ve Çin gibi ülkelerde artık hiçbir şekilde anılmayan, ancak bu bölgelerdeki kültürü hayali kahramanlarla geniş bir şekilde yansıtan filmleri derlemiştir. Bu filmler gerçekten dandik olmalarına dandiklerdir ama yine de taşıdıkları özgün yapılarıyla dikkat çekmektedirler. Örneğin alt yazısız gösterime girdiklerinde izleyicilerin bunları anlama imkânları yoktu. Çünkü bölgenin yerel kültürünü izleyiciye yansıtmaktadırlar.

Tombs, yine aynı dönemde 1990 yılının başlarında, Türk sinemasını keşfetmiştir. Yazdığı “Mando Macabro” adlı kitabın ardından, çöp-dandik sinema akımının takipçileri 1960-1980 yılları arasında çekilen fantastik Türk filmleriyle tanışma fırsatı buldular.

Bu filmlerin özellikle ABD’de tanınmış yayın organları tarafından keşfedilip, “yeni trend” olarak tanıtımlarının yapılması, sadece Türk filmlerinin içerildiği Turkeywood olarak adlandırılan bir akımın doğmasına neden olmuştur.

Amerikalılar, dandik olarak nitelendirilen bu filmleri önce Türk dostlarından edinmişlerdir. Daha sonra artan istek üzerine özel sipariş şirketlerine talepte bulunulmaya başlamışlardır. Bu filmler piyasada, normal DVD filmlerinin 3-5 kat daha fazla fiyata alıcı bulabiliyordu. Seyirciyi bu filmlere çeken etmenlerden belki en önemlisi, altyazıları olmaksızın izlenmesinin mümkün olmasıydı. Çünkü, orijinalleri çok daha önce izlenmişti. Tanıtımları ise çok kolaydı. Örneğin bir firma, “O kadar kötüler ki, çok iyiler” sloganıyla önemli bir kitlenin bu filmlere yönelmesini sağlamıştı.

ABD’nin önemli bir sinema blogu olan “tetecarre”, “daha berbatını izleme olanağınız yok” ve “Dandik Türk Sinemasının En Kötüleri, En İyi Kaliteyle!" sloganıyla binlerce üyesini bunları izlemeye çağırmıştır.

1982 yılında çekilen “Dünyayı kurtaran adam” alt yazısı olmaksızın seyirciyi çekmeyi başarmıştır. Filmde özellikle Cüneyt Arkın’ın motosiklet kaskıyla uzay aracı yönetmesi dikkatleri çekmiştir. 1977 tarihli “Turist Ömer Uzay yolunda” adlı film, aynı başarıyı tekrarlamış, özellikle tuz canavarının ekibi nasıl etki altına aldığını, insan vücudunun tuzunu nasıl çektiğini gösteren görüntüler seyirciyi çıldırtmıştır.

1963 yapımı “Drakula İstanbul’da” adlı film için ihtiyaç duyulan sisin set çalışanlarına sigara içirerek oluşturulduğu bilgisinin verildiği seyirci, sadece bu sahneyi görmek için sinemalara koşmaktadır. E.T.’den uyarlanan “Badi”nin korktuğunda pipisinden duman çıkarması, orijinaliyle (ET ile) telefon görüşmesi yapması, izleyiciyi kendisinden geçirmektedir.

1967 yapımı “Killing İstanbul’da” filmindeki Salih Güney’in ütülü ve bol iskelet kostümünü görmek, 1974 yapımı “Şeytan” filmindeki kızın boynunu 180 derece döndürmesi sırasında kullanılan teknoloji izlemek söz konusu filmleri zirveye taşıyordu.

ABD’de bu filmlerin zirve yapmasını otoriteler şöyle açıklıyordu: Filmlerin kötü ve felaket arasında bir kalitede olmaları, “o kadar kötüler ki, çok iyiler” sloganının tutması, telif haklarını pervasızlık sayılabilecek bir düzeyde hiçe saymaları, kendilerini olumlu ya da olumsuz kritize edecek bir uzmanın bulunamaması, seyredilecek düzeyde saçma ve belki de en önemlisi anlaşılabilir olmaları.

Sinemacıların, "Beş dolara gülmek istemez misiniz" diye tanıttığı filmlerin biletleri kapışılırken, internetin çok tıklanan satış sitesi "eBay"de özel bir Turkeywood bölümü bulunmaktadır. Burada başta Arkın'ınkiler olmak üzere Türk filmleri, yaklaşık 20 dolara satılmaktadır. Bu filmler, "insan istese bu kadar kötü bir taklit yapamaz" diye tanımlanmaktadır.

Amerika’da şu anda eski Türk filmlerine olan talep dünyanın diğer bölgelerine de kayarken özellikle California eyaletinde eski erotik Türk filmlerinin gösterime gireceği bilgisi alınmaktadır. “Bir defa yetmez”, “Parçala Behçet”, “Civciv çıkacak kuş çıkacak” türünden filmlerin yakın bir gelecekte sinema filmlerini pazarlayan marketlerin raflarını süsleyeceği öngörülmektedir.

Faydalanılan kaynaklar.

http://www.kitapturk.com/V2/Pg/MetaDetail/Number/18989/Avrupa_Seks_ve_Korku_Sinemasi.htm

http://www.kibo.com.tr/katalog/?otr=&is=203&ist=&sn=523406&taze=


http://kitap.antoloji.com/fantastik-filmler-kitabi/

http://www.netkitap.com/arabul2.asp?kisiID=23912

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=9017602

http://stores.ebay.com/Turkeywood-Movie-and-Music-Store

http://213.243.28.21/ek_haber.php?ek=cts&haberno=1142

http://www.filmthreat.com/

 
Toplam blog
: 340
: 1591
Kayıt tarihi
: 10.03.08
 
 

Basınla ilgili bir kuruluşda çalışmaktayım. Uzun yıllar basınla ilgili konularda danışmanlık yapt..