- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
DAVOS’tan BELEM’e

Hiç bir yere gitmedim.Şaka şaka...
TEMA Vakfı adına, 23- 25 Eylül 2005 tarihlerinde İstanbul’da yapılan 6. Dünya Sosyal Forumu hazırlık toplantılarına katılmıştım.Beynin hangi kıvrımından çıktığına şaşıp kaldığım fikirlerin, “kelebek” misali uçuştuğu bu toplantı tecrübesinden sonra her yıl, Dünya Ekonomik Forum’unun ve Dünya Sosyal Forum’larının takipçisi oldum.
Bilinenin üzerine, Dünya Ekonomik Forumu’nun 39.cusu 28 Ocak - 1 Şubat 2009 arasında yine İsviçre’nin Davos kasabasında “krizden çıkış ve kriz sonrası dünya” temasıyla yapılırken, Dünya Sosyal Forumlarının dokuzuncusu, 27 Ocak - 01 Şubat tarihleri arasında "Başka Bir Dünya Mümkün" sloganıyla Brezilya’nın Belem kentinde düzenlendi.
1- DAVOS Notları:
- 2009 Davos toplantısına, “Gazze “ başlıklı oturumda Perez – Erdoğan tartışması damgasını vurduğu yoğun biçimde Türkiye ve Dünya basınında gündeme gelmiş olsa da, sorunun temelinde yine “ekonomi “ vardı.
- Davos’ta tartışılan, “Tüketimin” tekrar hız kazanması ve ekonominin dönmeye başlaması için tespit yapıldıktan sonra “yeni bir tüketim kültürü” oluşturulması gereği idi. ( Yeni bir tüketim kültürü ha!.. Ben bu tanımlamayı iki senedir TEMA Yayınlarında okuyorum, Sayın Karaca’dan dinliyorum.)
- Davos’ta her yıl kapitalizm karşıtları büyük gösteriler yapardı, bu yıl ortaya pek çıkmadılar.(Korktuklarından olmadığını biliyorum)
- Dünya ekonomisinin en büyük ikinci ekonomik krizinin yaşandığı bu dönemde, dünyanın önde gelen ekonomist, işadamı, medya temsilcisi ve sivil toplum kuruluşu yetkilisi; “ krizden çıkış ve kriz sonrası dünya” konusunda ortak akıl arayışı gerçekleştirdiği zirvede, kriz sonrası dünyasının yeni değerleri ve liderlik biçimleri ile bilim, teknoloji ve gelecekteki yeni ekonomik büyüme modelleri de ele alındı. ( Sanırım, Davos’a katılanlar Plan B 3.0’ı okumamışlar…”Hiç bir ekonomik model, ekolojik alt yapısını bozarak yaşayamaz” Lester Brown’ın kulakları çınlasın)
- Davos Zirvesi’ne, 96 ülkeden 2 bin 500 katılımcı ve ilk kez rekor düzey olarak kabul edilen 41 devlet ve hükümet başkanı katıldı. (Geçen yıl 27 devlet ve hükümet başkanı katılmış )
- Krizin her yönüyle ele alınacağı 200 kadar oturum ve toplantı gerçekleştirildi. ( Fosil yakıtlardan vazgeçmediğimiz, nüfusu istikrara kavuşturmadığımız müddetçe daha çoooook oturumlar olacak)
Bakın, Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Klaus Schwab ne diyor;
- Davos’un 39 yıllık tarihindeki en kritik toplantıyı yapacağız.,
- Küresel krizin çözümünün, küresel işbirliğinden geçtiğini de vurulayarak, bu fırsatı kullanarak, daha sağlam, daha sürdürülebilir koşulların olduğu bir ekonomi dünyası yaratılabilecek,
- Schwab, “Kurumlar değişecek, sistemler değişecek, hatta hepimizin, kişisel olarak düşünme şeklimizi değiştirmemiz gerekecek. Bundan kaçış yok.”
( Yok tabi, bu “kullan-at” anlayışına dayanacak “doğal kaynak mı kaldı?) - Sanmayın ki, Davos'ta tek tartışma Perez – Erdoğan arasında oldu. En şiddetli tartışma “işsizlik” konusunda yaşandı.Uluslararası Çalışma Örgütü, CEO’ları yerden yere vurdu. Çoğu gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere, 85 bin kişinin işinden olması olasılığı kabus gibi insanların üzerine çöktü.
- IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, IMF fonlarının çoğunun 6-8 ay içinde tüketilebileceği uyarısında bulundu. Strauss-Kahn, Die Zeit Gazetesi ile yaptığı söyleşide, ” IMF’nin devletlere yardım için yeterli parası olduğunu, ancak yardım isteyen herkese para vermeleri halinde biteceğini” söyledi. ( Erdoğan’ın, IMF görüşmelerinde neden öne sürülen 2 maddeyi kabul edemeyecekleri azbucuk anlaşılıyor herhalde)
- Uluslararası Para Fonu dünya ekonomisinin bu yıl ortalama yüzde 0,5 oranında büyüyeceği öngörüsünde bulundu. (IMF’nin daha önceki tahmini, yüzde 2,2 idi )
- IMF, Küresel mali krizin dünya ekonomisine toplamda 2 trilyon 200 milyar dolar zarar vereceğini tahmin ederken, endüstri ülkelerinin de hızla resesyona sürüklendiğine dikkat çekti.
- Benim için bir ilginç anekdotta, yılın en kötü şirketi ödülünü Bergama altın madeninin de sahibi olan Newmont altın şirketi’nin alması. Şirket, bu ödülü en vicdansız şirket olma özelliği sayesinde kazanmış. ( Eh, hak eden ödülünü alıyor işte, ne diyelim)
2- BELEM Notları
Sosyal Forumla ilgili o kadar az bilgi var ki ajanslarda, iğneyle aradım haberleri.
- Dokuzuncu Dünya Sosyal Forumu, bu yıl başta Amazon Yağmur Ormanları olmak üzere, Latin Amerika kıtasındaki Kızılderili halklara adanmış.
- Dünya Sosyal Forumu'nun Belem'de yapılıyor olması da tesadüf değil. Kuzey Brezilya'da bulunan Para eyaletinin başkenti Belem, Guama Nehri' nin Atlantik Okyanusu'na döküldüğü yerde bulunuyor. Bölge, iklim felaketlerine maruz kalmış ve bunun izlerini taşıyor.
- Çevrecilerden anarşistlere, sosyalistlerden Amerika karşıtlarına 100 bin kişinin katıldığı Forum, Brezilya'nın Amazon nehri yakınlarındaki Belem kentinde başladı. 2000'den fazla seminerin yapılacağı Forumda yapılan konuşmalarda, kapitalizme alternatif için son ekonomik krizin bir fırsat olabileceği görüşleri dile getirildi.
- Katılmacılar, 100 yıllık finansal sistemin çöktüğü ve çürüdüğü, onun küllerinden sosyal adaleti öngören yeni bir sistemin doğabileceğini söylediler.
- Dünyadaki krizin mali kriz ve enerji darboğazından ibaret olmadığını belirten katılımcılar, açlık ve sosyal çürüme başta olmak üzere, bütün uygarlığın kriz içinde olduğunu savundular.
- Foruma bu yıl 120 bin katılımcı geldi.. Barış aktivistleri, topraksız köylüler, sendikacılar, öğrenciler, çevreciler, yerli hakları savunucuları, kadınlar, adil ticaretciler, ve daha bir çok aktivist atölye çalışmalarıyla deneyimlerini birbirleriyle paylaştı.
- Dünya Sosyal Forumu’nun her zamanki ana gövdesi seminer ve atölye çalışmaları oluşturuyor. Ve her zaman olduğu gibi bu tür atölye çalışmaları ve seminerler 6 tema altında toplanmış.1) İletişim, kültürler ve eğitim: Dinamiklerin demokratikleştirilmesi ve alternatifler
2) Çeşitlilik, kimlikler ve hareketimizden genel görüntüler, 3) Emperyalist stratejiler ve halkların direnişi 4) İktidar, politikalar ve toplumsal özgürleşme için mücadele 5) Doğal kaynaklar ve yaşama hakkı: Yağmacı sivil modellere karşı alternatifler 6) Emek, sömürü ve yaşamın üretimi.
- Tartışma konularından biri de, “Irak, İsrail-Filistin ve Ortadoğu.”
- Forum yalnız atölye çalışmaları ile de sınırlı değil. Tüm bu etkinliklerin yanında, kentin bir çok bölgesinde sürekli olarak takip edilecek kültürel etkinlikler, sergiler ve ekspedisyonlar var. Bunların yanında MST (Brezilya Topraksızlar Hareketi), Via Campesina (Uluslarası topraksız ve küçük topraklı tarım işçileri ağı) gibi bazı büyük örgütler, belli yerlere devasa kamplar kurdular.
- Altı gün süren etkinlikler için 34.4 milyon dolarlık kaynak ayrılmış.