​ Kentsel Geleceğimiz / Doğal Hayat / Çevre / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '09

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

Kentsel Geleceğimiz

Kentsel Geleceğimiz
 

 

 

Bir ulusun zenginliği büyük oranda kentlerinin ekonomik sağlığına bağlıdır. Kentler ülkeyi zengin eder. Yüksek derecede kentleşmiş ülkeler diğer uluslardan daha yüksek gelirlere, daha istikrarlı ekonomilere, daha güçlü kuruluşlara ve küresel ekonominin değişkenliği ile daha fazla başa çıkabilme yetisine sahiptirler. 

Dünyanın dört bir yanındaki kentler zenginlik yaratmada, toplumsal kalıkınmayı geliştirmede, yatırımı çekmekte, üretkenlik ve rekabet konularında eşi benzeri görülmemiş kazançlar sağlamak için hem insani hem de teknik kaynakları çalışır hale getirmekte gittikçe büyüyen bir rol oynamaktadırlar. 

Kentler kırsal kalkınmanın da motorudur. 

Örneğin, kırsal alanlar ve onlara bağımlı kentler arasındaki alt yapının iyileştirilmesi, hem kırsal verimliliği arttırmakta, hem de kırsal bölgede yaşayanların eğitime, sağlık bakımına, pazarlara, krediye, bilgiye ve diğer hizmetlere erişimini kolaylaştırmaktadır. 

Yakın tarihte, dünya nüfusunun yarısından fazlası kentsel bölgelerde yaşayacaktır. Kentler hem topluluklardan oluşmakta, hem de çevreleri topluluklar tarafından sarılmaktadır.  

Güçlü yerel ekonomiler, büyüyebilen ve gittikçe kentleşen bir dünyanın yarattığı baskılara dayanabilecek güçlü toplulukların temelidir. Güçlü topluluklarsa, yalnızca ekonomik kalkınmanın iş, gelir, zenginlik ve güvenlik gibi geleneksel getirileri sağlamakla kalmayan, çevreyi koruyan, toplumun alt yapısını geliştiren, yerel becerileri ve kapasiteyi arttıran ve geliştiren, toplumsal yapıyı güçlendiren, mirasa ve kültürel yapıya saygılı bir bütünsel bir yaklaşıma gereksinim duyar.  

Bu yolla güçlü yerel ekonomiler, güçlü ulusal ekonomilerin de temelini atar.  

İnsanların yerleşim yerleri ister köy, kasaba, banliyöler ya da ister mega kentler olsun, yerel ekonomik kalkınmanın kentsel bölgelerin sürdürülebilirliği üzerinde önemli bir etkisi vardır. 

Tarım arazileri ya da ormanlık araziler diğer amaçlar için açıldığında, yollar yapıldığında ya da genişletildiğinde, yeni bir alış-veriş merkezi ya da şube yaratıldığında, kentsel bir alan “yeniden imar” edildiğinde, kısacası doğal ya da inşa edilmiş çevre insan eylemleriyle her değiştirildiğinde, toplulukların ve gezegenin sağlığı etkilenmektedir. 

Kentte yaşayanlar doğal ya da inşa edilmiş çevredeki bu değişimleri yaratan ekonomik kalkınmadan ekonomik hayatlarının iyileşmesi yoluyla kazançlı çıkmalıdır. 

Yoksulluk, kent hayatının ciddi, yaygın ve çoğunlukla da tanınmayan bir özelliğidir.  

Çoğu hükümet yoksulluğun temelde kırsal bir olay olduğunu ve kentlerde yaşayan ya da kentlere göç eden kişilerin yoksulluğun açlık, cahillik ve hastalık gibi en kötü sonuçlardan kurtulduğunu düşünmeye devam etmektedir. 

Bugüne, en dayanıklının rekabeti ve hayatta kalması sayesinde gelmiş olabiliriz.  

Ancak, önümüzdeki sürdürülebilir bir dünya için, bir atılım yapmayı düşünüyorsak, bunu iş birliği içinde ve herkesi katarak yapma zekasını da göstermemiz gerekmektedir. 

Kaynak: Dünyanın Durumu 2007 

 
Toplam blog
: 272
: 734
Kayıt tarihi
: 13.10.07
 
 

1959 Sinop Bektaşağa Köyü doğumluyum. Yaşamda, anlaşılacak bir şeyi olanlara ve bunu öğreti yapan..