- Kategori
- Kişisel Gelişim
Davranış dili
Davranış; canlıların fiziksel ve kimyasal çevreye verdiği tepkidir (Vikipedi). İnsan da aynı şekilde çevresine tepkisini davranışı ile gösterir. Davranışlar her zaman bilinçli değildir, bilinçli olan tepkiye zaten yanıt vermek deniliyor. Bir olay ile karşılaştığınızda ilk anda gösterilen otomatik tepki duygularımızdan dolayıdır. Bu tepki aslında o an olan olaya değil, çoğunlukla geçmişte yaşamış olduğumuz ve duygusal hafızamızda yer alan olaya verilmektedir. Çok büyük bir deprem yaşamış kişinin en küçük sarsıntıda eski yaşadığı korkuyu hissedip ona göre tepki vermesi gibi. Aynı şey savaş yaşamış insanlarda da görünür. En ufak bir balon dahi patlasa, bomba patlamış gibi tepki verirler.
İnsanlar günlük hayatlarında da farkında olmadan tepkisel davranışlar sergilerler. Hepimiz yaparız. Bilinçli yapılan bir davranış olmadığından, kişiler çoğunlukla fark etmezler. Davranışları öncesi ve sonrası ile ele aldığımız zaman ancak anlaşılır. O nedenle davranışın ayrı bir dili vardır, sözlerden ayrı olarak. Bir insan konuşurken savunduğu şeylerin tam tersi davranışlarda bulunabilir ve de bunu hiç fark etmeyebilir. Her davranışının tek tek bilinçli bir açıklaması vardır. Fakat davranışları öncesi ve sonrasındaki olaylarla beraber bir sıraya koyduğumuzda, aslında bize çok farklı şeyler anlatmak istediğini anlayabiliriz.
Bazen kalabalık bir ortamda bu dili izlemek oldukça keyifli olabiliyor. İnsanların hangi durumdan sonra nasıl davrandığını izlemek oldukça ilginç. Davranış dili direkt değil endirekt yollarla anlatımdır. Kaba bir örnek olacak belki ama bir kadının başka bir kadına kızdığı zaman ilk yaptığı şey, diğer kadının kocası veya erkek arkadaşına yaklaşmak olabiliyor. Veya o kişinin sevmediği birisine daha yakın olabiliyor. Hiçbir şey yapmasa bile, en azından söylediği her fikre karşıt bir fikir sunuyor.
Davranışları yönlendiren bilinçdışı aklımız başka bir deyişle bilinçaltıdır. Farkında olmadan bir kişinin hassas bir noktasına vurduğunuzda, o kişi de hiç farkında olmadan sizin canınızı acıtmak isteyecektir. İç dengesini koruyabilmesi için bu gerekli bir şeydir.
Aynı şeyleri insanların oluşturduğu her toplulukta izlemek mümkündür. Hatta sanal ortamda da. Birisi diğerine kızmışsa; hemen o kişinin daha önce polemik yaşamış olduğu veya rakip gördüğü birisine yaklaşacaktır. Neden direkt söylenmez diye düşünülebilir ama kişiler çoğunlukla bunu bilinçli yapmazlar zaten.
Unutmayalım ki, hayatımızı yönlendiren bilincimiz değil bilinçdışı aklımız. Tabi onu bilinçli hale getirmeyi başaramamışsak; tepki ile değil, akıl ile yanıt vermeyi öğrenememişsek.