Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
563
 

Demokrasinin terazisi yargı, kaynağı halktır

Demokrasinin terazisi yargı, kaynağı halktır
 

Anayasa değişikliği tartışmalarının yapıldığı şu günlerde, “Selin önünden kütük kapmak” sözü siyasi bir terim haline geldi.

Selin önünden kütük kapmanın mecazi anlamı, “Kargaşa içinde fazla bir emek harcamadan bir şeyler kazanmak” olarak açıklanıyor.

Siyasi anlamı, normal zaman içinde çoğunluk tarafından pek kabul görmeyecek fakat toplumun telaş içinde olduğu anlarda, yasa değişikliği, ekonomik kararlar , devletler arası ikili anlaşmalar yapmak, anayasa değişikliği yapmak gibi eylemler olarak açıklayabiliriz.

Selin önünden kütük kapmanın gerçek anlamı, dağlardan, bahçelerden inen selin önünde sürüklenen her türlü odun, ağaç, tahta gibi şeyleri toplayıp, bir daha bu fırsat ele geçmez düşüncesi ile telaş ve acele içinde eve taşıma işidir.

Ülkemizde her kafadan bir ses çıkıyor. Çıkan farklı sesler demokrasi içinde çıkması gereken sesler değil. Demokrasilerdeki çok seslilikte her şeye rağmen bir uyum, bir armoni ve estetik vardır. Alabildiğine bağırıp çağırmak, tehditler savurmak, “dediğim dedik öttürdüğüm düdük” düşüncesi çağdaş demokrasilerle bağdaşamaz

Demokrasinin terazisi, güçlü ve tarafsız bir yargı sistemidir. Kaynağı ise halktır. Yargı, yasalara göre, yasalar da anayasaya göre işletilir.

Anayasa, yönetim kurallarının ve sistemin özünü oluşturur. Vatandaşın devlete, devletin vatandaşa karşı görev ve sorumluluklarını belirler.

Yargının tarafsız işlemediği ve güçsüz kaldığı ülkelerde gerçek demokrasiden bahsetmek mümkün değildir.

Demokrasilerde devleti seçimle işbaşına gelmiş çoğunluk yönetir. Yönetenler , azlığın haklarını gözetir ve vatandaşa eşit davranır. Demokrasi sadece seçme, seçilme işi de değildir. Demokrasi, zengin bir kültür içinde gösterilen davranış biçimidir. Başkalarının hak ve hukukuna ve yasalara saygı bunların en başında gelir.

Demokrasilerde yüksek ve şiddet içeren ses değil, çok seslilik esastır.

Anayasa değişikliğinin gündeme geldiği şu günlerde kimse çok seslilikten korkmamalıdır. Anayasa siyasi olduğu kadar özü itibari ile hukuk işi ve hukuk bilimidir. Bu yüzden, siyasilerin yanında hukukçular da konuşacak, tartışacak ve halkı aydınlatacaklardır.

Hüseyin Seyfi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 498
Toplam yorum
: 466
Toplam mesaj
: 149
Ort. okunma sayısı
: 1522
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster