- Kategori
- Sosyoloji
Derin Devlet

* Derin devlet nedir?
Bu çalışmadaki derin devlet deyimi, bürokratların işgal ettikleri devlet makam ve mevkileri gereği kendilerine verilmiş yetkileri, yasayla belirlenmiş sınırların dışına çıkarak, kendi siyasal görüşleri ve /veya menfaatleri doğrultusunda kullanmaları anlamındadır.
Yeni bir olgu değildir. Osmanlı-Türk bürokratik yönetim geleneğinin bir devamı olarak yeni Türk Devleti'ne intikal etmiştir.
* Özellikleri.
Derin devlet, politikayla bürokrasinin kesiştiği en üst düzeyden başlar. Politik düzeyde destek ve cesaretlendirme ve/veya en azından hoşgörü olamazsa derin devlet olmaz. Kendi içinde özel bir hiyerarşisi vardır. Bürokratlar arasındaki ortak dünya görüşünden kaynaklanan dayanışmanın ürünüdür.
Devletin en üst kurumundan en alt kurumuna kadar dikey ve yatay olarak organize olmuştur. Gözle görülen somut bir yapılanma değildir. Bir anlayış birliğidir.
Farklı düşünce ve yaklaşımlara tahammül edemez. Konuşmaz, görüşmez. Kestirmeden gider. Sindirir. Yok eder.
Mensupları "ben" diye konuşmaz, "biz" diye konuşur. "Biz" in kimi veya kimleri kapsadığı bilinmez. "Biz" sözcüğü teşkilatın köklü ve yaygın olduğu izlenimini vermeyi amaçlar.
Derin devletin orta ve alt kademeleri, derin devletin ortak dünya görüşü paralelinde şartlandırılmış memurlardır. Vatan, millet anlayışlarında sadece kendileri gibi düşünenlere yer vardır. Kendilerine verilen düşünce kalıbına uymayan herkes vatan için zararlıdır.
* Ne zaman ortaya çıkar.
Bazı dönemlerde, devlet çarkındaki bazı üst düzey yetkililer (politikacı-bürokrat), devlet işlerinin iyi gitmediğini düşünürler ve işleri yoluna koyabilmek için ilave yetkiler isterler. Onlara göre; hukuk devletinin getirdiği sınırlamalar görevlerini yapmalarına engel olmakta, bu nedenle, vatan elden gitmektedir.
İş bitirici bürokratın istediği ilave yetki her zaman kanuni düzenlemeler yapılarak verilemez. Kamuoyu baskısı buna engel olabilir. Dış etkenler de engelleyici olabilir. Ülke, kağıt üzerinde de olsa dış dünyaya karşı demokratik görünmek zorundadır. Bu durumda iki yol vardır.
Birinci yol darbe yapmaktır. Demokrasi askıya alınır. Sahadaki tüm dikenler temizlenir. Oyunun kuralları istenildiği şekilde düzenlenir ve oyun yeniden başlatılır. İç ve dış demokratik dirençler yeteri kadar güçlü olmadığında uygulanacak en kestirme ve kesin sonuç alıcı yoldur. Askeri darbeler derin devletin açığa çıkma cesaretini gösterebildiği anlardır. Soğuk savaşın tehditlerinin demokrasiye ön aldığı dönemde sık sık başvurulan bir yol olmuştur.
Dış ve iç politik ortam her zaman askeri darbe için uygun olmayabilir. Bu durumda ilave yetki isteyen bürokrata, derin devlet hiyerarşisi içinde durumdan vazife çıkarma görevi verilir.
Hiyerarşinin en üst bürokrat kademesinin bu durumdaki klasik söylemi:
" Her şey için yasal yetkiye mi ihtiyaç var; vatanını, milletini seven insan böyle günlerde ne yapılacağını zaten bilir." şeklindedir.
Genel nitelikteki destek en üst politik düzeyden gelebilir. " Bu Anayasa ile devlet yönetilemez " deklarasyonu derin devletin önünü açıcıdır. Temel felsefeyi oluşturur. Anayasa'yı değiştirecek politik güce sahip olmadığını bile bile bu sözü söyleyen politikacı, Anayasa'nın ve tüm yasaların çiğnenmesinin gerektiğinde görmezlikten gelinebileceği mesajını vererek derin devlete yeşil ışık yakmaktadır.
Aşırı yükselme hırsı içindeki üst düzey bürokrat bu mesajları algılar ve elindeki devlet güç ve yetkisini kanunların değil, derin devletin ortak dünya görüşü paralelinde kullanmaya başlar.
Bürokratı kanun dışı davranması için cesaretlendiren politik makam her hangi bir sorumluluk altına girmez. Ortada sadece sözle yapılmış bir ima vardır. Gerekirse "ben öyle bir şey kastetmedim, yanlış anlaşılmış" diyerek kendisini olayın dışına çeker.
Kanunsuz uygulamayı yapanın da bu yönde fazla endişesi yoktur. Korunup kollanacağını bilir. Çok sıkışırsa; " biz ne yaptıysak vatan için yaptık, konuşursam yer yerinden oynar " diyerek yukarıya mesaj verir. Korunmasını ister.
* Derin devlet-derin kuyu.
Derin devlet derin bir su kuyusu gibidir. Hiç kuyudan su çektiniz mi? Kuyunun üstü örtülüdür, dibi görünmez. Çektiğiniz suyun kaynağını göremezsiniz. Kuyu yer altından başka kuyularla irtibatlı olabilir. Tahminim ve endişem, derin devlet kuyusunun yer altından sınır ötesi kaynaklardan beslendiği yönündedir.
Başka ülkelerin politikalarını yönlendirmek isteyen ülkeler hedef devlete nüfuz etmek isterler. Bunun kolay ve kestirme yollarından biri derin devlete nüfuz etmektir.
Aydınlatılabilselerdi, bu konuda ip ucu verebilecek olaylar olarak; Susurluk olayı, Abdi İpekçi ve Uğur Mumcu cinayetleri, Çorum ve Kahraman Maraş olayları sayılabilir. Ayrıca; 27 Mayıs ihtilali, 12 Mart muhtırası, 12 Eylül ve 28 Şubat'ın gerçek yönlendirici ve planlamacıları belirlenebilseydi, derin devletin yapısı ve dışarıyla irtibatlı olup olmadığı ortaya çıkabilirdi.
Böylelikle, ülkemizin demokrasiyle yönetilmesini kimlerin istemediğini de öğrenmiş olurduk. Bulguların çok şaşırtıcı olacağını, demokrasiyi umursamayan ve baltalayan zümrelerin, yıllarca kendilerini bize nasıl demokrasi havarisi olarak gösterdiklerini hayretle görebilirdik diye düşünüyorum.
* Türkiye'de derin devlet var mıdır?
1960'lı yıllarda Batı Avrupa'da gelişen sol akımların da etkisiyle, ülkelerin kamuoyları ittifak politikalarını sorgulamaya başlamışlardır. Sorgulama sonucunda, anılan kamuoylarının ittifak aleyhine şekillenmesini önlemek için, devlet görevlilerinin var olmayan yetkileri bu yönde kullandıkları artık sır olmaktan çıkmıştır. Aynı uygulamanın ülkemizde de yapıldığını kabul etmek gerçekçilik olacaktır.
Aynı yıllarda ülkemizde yaşanan sağ-sol kavgasında derin devlet, resmi devletin himayesi ve cesaretlendirmesiyle, sağ düşünceye fiili destek vermiştir. Milliyetçi genç insanların komünizm düşmanlığı istismar edilerek, bu insanlar derin devlet güdümü ve kontrolünde, devlet güçlerinin yanında sol düşünceyi ezmek için kullanılmışlardır.
*Derin devletin kapsamı.
Türkiye'deki derin devlet olgusunun sağ-sol çatışmasıyla sınırlı olduğunu sanmıyorum. Derin devlet, siyasi konulardan, günlük faaliyetlere kadar, devletin her kademesinde her an vardır. Zamana ve zemine göre kılık değiştirmektedir.
Bir devirde ihtilale gerekçe yaratmak için provokasyonlar yaparken, bir başka devirde özelleştirme ihalelerinin " uygun " sonuçlanmasını sağlamaya çalışır. Her zaman en çok ilgi duyduğu alan ise silah ticaretidir. Silah ticareti dünyanın bilinen en karlı işidir.
Devlet yapımızda yetki ve sorumluklar belirgin değildir. Yetkiler sınırsız, sorumluluklar muğlaktır. Devlet o şekilde organize edilmiştir ki; bir yanlışlık veya eksiklik olduğunda sorumluyu bulmak asla mümkün değildir. Düzen herkese sorumluluğu kendi üstünden atma imkanı verecek şekilde kurulmuştur. Bu dizayn derin devlete yaramaktadır.
Devlet memurlarına yasayla sağlanan dokunulmazlık zırhı da derin devleti besleyen olgulardan biridir.
* Halkın derin devlete bakışı.
Halkın bir bölümü, sosyal konulara derin devlet uygulamalarıyla çözüm bulunabileceğine inanır. Bu anlayış toplumsal sorunları güç kullanarak şiddet yoluyla genel eğilimimizle uyumludur. " Sallandırırsın bir kaçını olur biter" sözü bu anlayışı yansıtır. Halkımız, genel olarak, toplumsal sorunlara derin devlet yoluyla çözüm aranmasına en azından karşı çıkmamaktadır.
Bu yaklaşım demokrasinin yerleşmesi açısından endişe vericidir. Demokrasi dışı uygulamalar ancak bu uygulamaları hoş gören toplumlarda olabilir.
Demokratlara düşen görev bu anlayışı değiştirmek için çaba göstermektir.