- Kategori
- Gündelik Yaşam
Dikensiz yollar

Hayatınız boyunca size en doğru yol dikensiz yoldur diyenler olacaktır. Sakın inanmayın, onları iyi tanıyın onlar, karanlık odalarda kaybettiklerini sokak lambalarını ışığında arayan insanlardır. Bu yazı bir dostuma “hayat yolunda” seslenişimdir.
“Dostum, güneşe, toprağa bak, suya, buluta bak fakat arkana asla bakma. Bakma çünkü arkandan kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de. Bir başınasın farz et hayat yolunda.
Hayatın boyunca türlü yollardan geçeceksin, hedefin daima aynıdır, sen ve seni sevenler için olması gerekenlerin en iyisini yapabilmek. Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama hedefler asla değişmez. Bir yerde okumuştum, beni çok etkilemişti şimdi aynısını sana yazıyorum.”Yolcuya bakıp, yolu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil; Asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal.”
Yoluna defalarca engeller çıkacaktır, sakın yılma. Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir. Dikenine katlanmaktan söz edenler, âşıkmış gibi davrananlardır. Gerçek âşık olanlarsa, gülün dikenini de severler.
Yollar yürümek içindir, ancak şu gerçeği asla unutmayalım; Yürümekle uzaklara varılamaz, lakin varanlar ne yazık ki yılmadan bıkmadan korkmadan yürüyenlerdir.
Bir Cumhurbaşkanımız “yollar yürümekle aşınmaz” demişti, doğrudur yoldan korkma.
Yol deyip geçme o yol boyunca;
Yola çıkıp da yürümeyenleri, yola oturup, gelip geçenin ayağına çelme takanları, yolda metafizik uyuşturucularla keyif çatanları, tel örgülerle çevirdiği yolu, kendisine zindan edip volta atanları, maratona rekortmen yüz metre koşucusu gibi hızlı girip, ellinci metrede yola yatanları,
Yürüyüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zar atanları, yürümeyi bırakıp, yol yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları, ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu afra tafra satanları,
Beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları, yanlış kılavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin.
Aldırma, yürü. Sen doğru yoldaysan hiç mesele değil.
Doğru yol nedir? İnsanların çoğunun gittiği yol değil, düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur.
Yolda vereceğin her molayı “özeleştiri durağında” vermelisin. Her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman olmaman için önemlidir.
Yön tayini sık sık gerekli olabilir. Haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir. Bir şey daha: Pusulayı sahte manyetik alanlardan, parazitli nesnelerden uzak tut; İbreyi saptırırlar da haberin olmayabilir. Kaybedersen yolunu sevinirler, takla hatta göbek bile atarlar.
Yol emniyetin için gerekli olan şartların başında bilinç gelir. Bilincini tahrif edecek her türlü uyuşturucudan uzak durmalısın. Hobilerinin, fobilerinin, korkularının bilincin üzerindeki saptırıcı etkisini iyi hesap etmelisin. O'ndan başkasından korkarsan, korktuğunun başına musallat olabileceğini de kesinlikle bilmelisin.
Hani büyük ozan Aşık Veysel diyor ya “Uzun ince bir yoldayım” evet hepimiz öyleyiz. Hayatın tek açıklamasıdır uzun ince yol, bu yolda dediğim gibi neler var neler. İşte bu yazı yolların yolcusuysak uymamız gerekenlerin kısa eleştirisidir.
Bir şey daha var sakın unutma: Yolda düşeceğin en büyük tuzak, yersiz korkularının tuzağıdır; Yani, kendi benliğinin sana kazdığı tuzak.”
Gerisi sana kalmış, hepimiz öyle veya böyle yolcuyuz sonuçta. Başında veya sonunda yolun sonuna varırız bir şekilde.
Sağlıkla mutlulukla başarıyla ve en önemlisi sevgiyle kal…
Erdoğan Özgenç