- Kategori
- Dilbilim
Dilim ne benim?

Almanya’ da Türk bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldim. Annem babam benimle çoğunlukla Türkçe konusurlardı, ablam ise Almanca. Kreşe gitmeye başlayınca, Alman arkadaslarımın ve ögretmenlerimin devamlı Almanca konuşmasından dolayı ben de daha çok Almanca konuşmaya başladım. Zaman içerisinde evde annemler benimle Türkçe konuşmalarına rağmen ben onlara Almanca cevap vermeyi tercih ettim. Her iki dili de aslında istediğim gibi kullanabiliyordum. Özellikle yazları Türkiye’ ye gittiğimde Türkçem baya ilerliyordu. Iki dili de en baştan beraber öğrendiğimden ve devamlı kullandığımdan benim iki tane anadilim var ve iki dilliyim.
Ortabirinci sinifa basladigimda sinifimiza yeni bir Turk ogrenci geldi. Adi Can. Almancasi cok iyi degildi. Almanya’ya bir sene once Turkiye’den gelmislerdi ve Almanca ogrenmeye ve konusmaya bir sene once baslamisti.
Can okulda benimle ve diger Turk arkadaslarla hep Turkce konusmayi tercih ediyordu. Almancasi henuz akici ve yeterli degildi. Ogretmenler onun Almancasinin dersleri takip etmesi icin yeterli olmadigini farkindaydilar ve ona dersleri daha rahat anlamasi icin yardimci olmaya calisiyorlardi. Cogu zaman ogretmenlerim benim ona ceviri yapmami, almanca anlamadiklarini benim turkce soylememi istiyorlardi. Zaman zaman sinav sorularini bile cevirdigim oldu, cunku aslinda soruyu anladigi takdirde cevabini biliyordu. Can akilli bir cocuktu sadece anlamasi ve cevabini verebilmesi icin biraz destege ihtiyaci vardi.
Ogretmenlerimin beni ona destek vermemi saglamasi biz ikimizi cok iyi arkadas yapti. Simdi onun Almancasi da cok iyi. En az Turkce kadar iyi kullanabiliyor. Hatta artik Almanca onun ikinci dili.
Orta ikinci sinifa geldimde Ingilizce ogrenmeye basladik. Ingilizceyi ikimizde henuz cok iyi bilmiyoruz ama zamanla daha cok ogrenecegiz. Ingilizce bizim yabanci dilimiz. Seneye Ingilizce’ye ek olarak Fransizca ya da Ispanyolca yi da yabanci dil olarak ogrenmeye baslabilecegiz. Amerika’da Ispanyolca ikinci dil gibiymis, belki Ispanyolca ogrenmek ilerde isime yarayabilir.
Ikimiz de artik buyuduk, univeristeden mezun olduk. Bu sene ilk defa profesyonel is hayatina atiliyoruz. Hem ben hem de Can cok iyi sirketlerde isler bulduk. Calismaya baslamadan once bizden bazi anketleri doldurmamiz istendi. Bu anketlerin cogunda etnik kokenimizi ve dil bilgilerimizi soruyorlar. Nedeni ise calisilan kurumlardaki cesitliligi korumak. Almanya’ya ikinci dunya savasindan sonra Avrupa’nin ve dunya nin bircok yerinden insanlar gocmus. Bu insanlar Almancayi cok iyi bilmediklerinden ilk zamanlar cok iyi islerde calisamamislar. Bu da onemli kurumlarin cogunda oncelikle Almanlarin calismasina neden olmus. Simdi bu yapiyi bozmak, cesitliligi arttirmak istiyorlar. Diger turlu bu durum Alman olmayan ancak Almancasi anadili ya da cok iyi olanlar icin uzucu bir durum yaratiyor. Bu anketlerde etnik koken kismina Turk oldugumuzu belirtiyoruz. Dil icin ise ben kendimi iki dilli olarak gosteriyorum. Can ise anadili kismina sadece Turkce’yi yaziyor. Almanca’yi ikinci dili olarak gosteriyor. Yabanci diller kismini ise Ingilizceyi yaziyoruz ve ne derecede bildigimizi. Aslinda ikimiz de Ingilizce’yi iyi derecede biliyoruz. Okuma ve yazmada sorunumuz yok ancak konusma ve dinleme icin Ingilizce konusulan bir ortamda bir muddet bulunmus olmanin cok faydasi var. O zaman o dile insan daha vakif oluyor.
Almanya’da yasamak icin Almancayi cok iyi bilmek sart, cunku Almanca hem resmi hem de herkes tarafindan en yaygin kullanilan dil. Mesela, gecen gun bir toplantida Hintli biriyle tanistim. Eger ikimiz de Almanca bilmiyor olsaydik anlasmamiz cok zor olurdu ve ben Hintli’lerle ne kadar cok ortak seyimiz oldugunu ogrenemezdim. Hintli’lerin kofteye, kufte , peynire paneer, pilava pilaf ve babaya baba demeleri beni cok sasirtti. Onunla tekrar gorustugumde kulturumuzde ve geleneklerimizde ortak baska bir suru sey bulacagima eminim.
Not: Yukardaki yazi bir seneryodur ve gercek degildir. Toplumumuzun anadil/ikinci dil/iki dillilik/yabanci dil ve resmi dil kavramlarini daha iyi anlamasi ve Turkiye'de dogmus buyumus ancak anadili Turkce olmayanlara empati duyabilmesini saglamak ve kolaylastirmak icin bu sekilde yazilmistir.
Sevgi ve Saygiylarimla,
B.A.