Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '06

 
Kategori
Haber
 

Diş dekanı

Diş dekanı
 

Metin Toker'in Not Defderi'nde okumuştum belki otuz sene evvel. Fransa'daki notu kıt hocaya Fransız öğrenciler, "Hocam, bizler sabahlara kadar çalışıyoruz, verdiğiniz ödevleri eksiksiz yapıyoruz yinede yaranamıyor, zat-ı alinizden geçer not alamıyoruz. Alamıyoruz amma, Afrikalı, Ortadoğulu, Uzakdoğulu öğrenciler sabahlara kadar eğlencede, akşama kadar da işin gırgırında. Ödevlerini yapmıyorlar, sınav kağıtları sıfırlık. Bunlara da hem geçer not, hem de yüksek not veriyorsunuz. Neden?" diye sorduklarında hocanın cevabı oldukca manidar.

“Siz çalışacaksınız, zorlanacaksınız, araştıracaksınız, öğreneceksiniz, öğrendiklerinizle ülkenize hizmet edeceksiniz. Bahsettiğiniz şarklılarda sizin gibi zorlansın, çalışsın, öğrensin, sonrada ülkelerine gidip öğrendiklerini tatbik etsin, on sene, yirmi sene sonrada ülkemize rakib olsunlar. Bunu mu istiyorsunuz? Ben onlara notla doldurulmuş Paris havası ve ŞARK DİPLOMASI veriyorum. Sizlere de Fransız Diploması..."

Batınının ikiyüzlülüğünü anlatan bu yazıyı okuduğumda Batı da eğitime gidip aydınlanmış olarak dönen aydınlarımızın, bilim adamlarımızın ülkemizde yaptıklarına tekrar göz attığımda Fransız hocaların görevlerini ne kadar iyi yaptıklarını daha etraflıca öğrenme fırsatını buldum.

Hatta bu Fransız hoca zihniyetindeki hocaların bizde de etkin olup olmadıklarını düşünmeye başladım.Bu gün bu düşüncemi sizlerle paylaşacağım.

Bu hafta başından itibaren gazetelerin orta sayfalarına haberler düşmeye başladı. Kaynak olarak da YÖK'ün Web Sitesi gösteriliyordu. Haberlere göre 2005 yılında öğretim üyesi başına düşen bilimsel makale sayısı 0,57 (yazı ile sıfır virgül elliyedi) imiş. Bir diğer ifade ile 2005 yılında, yani üçyüzaltmışbeş günde iki öğretim üyesi, iki akademik şahsiyet bir bilimsel makale hazırlayabilmişler. Kitab değil, ansiklopedi değil, en kabadayısından on, onbeş sayfalık bir makale.

30 senedir aklımdan hiç çıkmayan Metin Toker'in yukarda özetini verdiğim makalesi ile 0,57'lik haberleri okuduğumda hemen aklıma Kayseri'deki Diş Dekanı geldim. Hani internette sörf yaparken manken sandığı şişman kadına 170.000.YTL kaptıran dekan.

Devlet unvan vermiş, makam odası vermiş, lojman vermiş. Sınırsız kaynak vermiş. Sınırsız yetki vermiş. Beş yıldızlı otel konforundaki lojmanında ruhunu ve bedenini dinlendirip sorumluluğundaki akademisyenlere ve öğrencilerine eğitim vermekle görevli bu dekanımız, ölen hanımının acısını unutmak için gönderilen resimlere bakıp chat yapmayı yeğlemiş. Örtülü ödenekten, temsil ve ikram giderlerinden ne kadar gitti bilinmiyor ama sınıra dayanıp kendi paracıkları da gidince soluğu karakolda almış.

Evvelsi gün resmi vardı Hürriyet'te. Kayseri'deki dekanlık görevinden istifa edip Ankara'daki asli görevine dönmüş.

Ben kendi kendime sordum, cevap bulamadım. Şimdi okuyuculara sormak istiyorum. Bu dekanın unvanı, diplomaları gerçekten akademik ünvan, bilimsel diploma mı, yoksa Şark Diploması, YÖK unvanı mı?

 
Toplam blog
: 4
: 402
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Merhaba, 1959 Konya doğumluyum. Fazla çalışmayı ve bağımlı çalışmayı sevmediğim için serbest çalışma..