​ E-günlük hasta bakıyor, yine reklamlara taktı... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

E-günlük hasta bakıyor, yine reklamlara taktı...

Olur olur her şeyin reklamı olur. Yakında silah reklamları başlarsa hiç şaşmam. Ülkemizde, her dört kişiden biri silah taşırken (yani; içimizde dolaşan dört kişiden biri teröristken) biz dağda ki teröristlere açılan bir devletiz. Adını değiştiririz olur. Bütün mesele kıvırmakta yatıyor. Ne kadar iyi kıvırırsak, insanları uyutup, yönetmekte o kadar başarılı oluruz... (sistem adına söyledim)

TRT, reçetesiz ilaçların reklamı için start vereli daha bir hafta geçmeden Eczacılar Birliği'nden tepki geldi: "İlacın reklamı olmaz!" TRT Kürtçe reklam konusunda da eleştirilerin odağı oldu. (ntvmsnbc.com) Morfin de ilaç, onun reklamını da versinler... Eski sigara reklamlarının yerini hangi sektör dolduracak diye arayış içersine girdiler...

"İlaç" demeyelim şunlara artık. "bitkisel gıda" diyebiliriz. "İlaç" sözünden uzak ve kulağa daha sıcak geliyor. Olmadı mı yeni bir kavram üretelim. Hani kozmetik üreticileri yapıyor ya. Yeni ürün çıkardıklarında "santanperolojik etkisi" diye başlayan cümleler kullanıyorlar. Öyle yaparız. Hiç olmadı "ilaç" kelimesini yasaklar ve "ilaçsız hava sahası" yaratırız... Buldum! (adım arşimet olsaydı "eureka!" diye bağırırdım.) Adı "bi-il mühimma" olsun. (ilaç değil, mühimmat'ın kısaltılmışı, muamma'nın yandaşı))

Değerli e-günlüğüm; dün akşam mesai bittimi bir değişiklik yaptım ve eve gittim. Arkadaşıma, akşam pansumanını yaptım, ABD salatası siparişim var dı o'nu hazırladım, köpeklerimin yemeği bitmişti o'nu yaptım, traş oldum, banyo yaptım ve en sonunda Boss'un yemeğini verip çıkardım. Bunlar sanki çok iş miş gibi görünüyor ama yarım saat de falan bitti. Bahçe beni merak etmiş tabi. Bütün ağaçlar hep bir ağızdan "hoşgeldin nerelerdeydin" diye seslendiler. Oturup biraz onlarla sohbet ettim. Arkadaşım yatmaktan uyuştuğu için Bir ara içeri gelip o'nu salona aldık. Ayaklarını sıcak suya koyup dinlenmesini sağladık. Sonra ayaklarının altına tentürdiyot sürüp ısıtılmış çorap giydirdim ve yine bahçeye arkadaşlarımın yanına döndüm. Tabi, arada bir içeri girip tencerede ki köpeklerimin yemeğini karıştırıyorum. Bütün işlerim ve bahçe keyfim bittikten sonra, yattım.

Sabah yine zamanından erken kalkıp kahvaltımı yaptım ve arkadaşımın sabah pansumanını yapıp, dışarı çıkıp, üst katta ki değerli komşularımın sahur da attıkları çöpleri süpürüp iş yerine geldim. Kız arkadaşım (arkadaşımın kızı) yine benimle birlikte çalışıyor...

Fırtınadan önceki sessizlik devam ediyor. (fırtına "bayram sonrası" oluyor.) Kurumsal servislerimi yaptım ve iş yerine dönüp rahat rahat öğle yemeğimi ve tatlımı yedim.
İş yapamıyoruz ki sipariş verelim, kamyon gelsin, boşaltalım, terleyelim. Yok anam yok nerede? İşimiz gücümüz üzüm toplamak, çam fıstığı, ceviz toplamak, ortalığı süpürüp, silmek...

Öğleden sonra, bir kaç abonemin daha tatilden döndüğü müjdesini aldım. (sipariş verdiler) Halen büyük bir kısmı dönmedi. Dönenler Michael Jackson'ın yirmi yaşında ki rengini almış. Acaba diyorum insanların bu kadar uzun tatil yapmalarının sebebi, Michael Jakson'ın anısına o'nun ölmeden önceki rengine mi kavuşmak? Bilmem ki, dönenlere bir sormak lazım. Hepsi simsiyah olmuş... Ben de olacağım, kıskandım. Bu akşam kendimi kömürle boyayacağım.

Akşama doğru, kendi yemeğimi hazırlamadan, ev de ki hastamız için, iş yerinde yemek yaptım. Yanında sarımsaklı yoğurt ile kız arkadaşımla eve yolladım. (İş yeri ile ev'in yakın olmasının faydaları.) Yoğurtlu kuşbaşı tavuk yaptım. Çok kişi bilir, bazan biz yemeğe, ateşte iken yoğurt katarız. Soğanı, yeşil biberi, etleri birlikte öldürüp (cinayet işleriz) peşinden, domates ve ateşten almaya yakında yoğurt katarız. Beş dakika daha karıştırarak ateşte tutar ve sonra servis yaparız. Afiyet olsun... "Erkeklerin hepsi aynı, hiç biri beş para etmez" diyenler için kapak olsun...

Ve sıra benim yemeğime geldi e-günlüğüm. Hiç bir zaman aç kalmaktan korkmamışımdır. Zaten yemekle aram pek iyi değildir. Olduğu zaman biraz yerim, olmadığı zaman yaratırım. Bu gün "olmadığı zaman" lardan bir gün'dü. Gerizekalılar gibi çiçek, sakız veya oyuncak alıp, "ekonomi canlansın" saçmalığına inanıp birine vereceğime, o para ile karnımı doyurmaya çalıştım. Bir küçük kavanoz garnitür ve bir küçük ton balığı alıp karıştırdım. (2 tl) İçine biraz da domates doğradım, oldu bitti. İşte süper lüks bir akşam yemeği. "Süper lüks diyorum, çünkü yanında çay olan, ekmek arası beyaz peynir ve domates de olabilirdi.

Artık gitme vakti geldi de geçiyor. Sen sağ, ben selamet (ne demekse) Yarın yine yazışmak dileği ile.

Biliyor musun: Eylül ay'ında doğan toplam kişi sayısı:7, 316, 960 mış...
Çirkin söz: ''Bütün erkekler aynıdır, yüzleri değişik olmasa, bir birlerinden ayırt edemezsiniz..." Anonim
Güzel söz: "Bir canlının Medeniyet seviyesi, Doğa ile uyumu ve sağladığı yarar ile ölçülür..." BBY (Bu Blogların Yazarı) (böylece diğer canlıların "insan" denen canlıdan daha medeni olduğu ortaya çıkıyor)

 
Toplam blog
: 512
: 549
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..