Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
469
 

E-günlükte kutlama, yapay kalp, doğum var:)

Merhaba e-günlüğüm; Bu gün Cumhuriyetin kuruluşunun seksenbeşinci yılı. (haberin olsun diye yazdım) Bütün ülke de resmi tatil ama aslında olmamalı. Bu gün eylem günü. Etkinliklere katılarak, bayrak asarak, sesimizi duyurmaya çalışarak geçireceğimiz bir eylem günü. Her gittiğimiz yerde insanlara "iyi bayramlar" "cumhuriyet bayramınız kutlu olsun" diyeceğimiz gün. (ramazan ve şeker bayramlarında yaptığımız gibi) Bu gün haykırma, kutlama, unutmama, hatırlama günü. Bu gün resmi tatil değil, Bu gün eylem günü...

Umarım bunları unutmazsın değerli e-günlüğüm. Şimdi bu hatırlatmanın ardından müsadenle bir kaç habere çatıp, normal günlüğümü yazayım.

Kalp naklinin ilk kez yapılmasından otuz yıl sonra, bilim adamları, (neden halen bunu kullanır "bilim insanları" demezler) ilk yapay kalbin, hayvan dokuları, titanyum ve füze üretiminden kullanılan teknolojinin bir araya getirilmesiyle geliştirildiğini ve gerçek bir organ gibi çalıştığını söylüyor. 2011 de klinik deneyler için hazır olacakmış... (ntvmsnbc) Olmaz! olmaz! (bu blog'uma 20011'de bakacağım) Bir kere kullanılan hayvan dokusu domuz ise biz taktıramayız, haram. İkincisi; neden bu kadar uğraştınız ki; İnsanın kan dolaşımına ve doku yapısına, bilinen en uygun hayvanlar fare ve domuz dur. Fareyi ilaçla (hormon veya hamburger, cips yedirerek) büyütüp kalbini direkt olarak nakledebilirdiniz ve hiç bir sorun çıkmaz dı... Üçüncüsü o kalp yapay olduğu için aşık olamaz, olsada kendisi gibi yapay olur... İnsan vücudu bu yapay mekanizmayı kabul etmez, ama sizler kabul ettiğini göstermek için uzun süre yaşatırsınız insanları. Stoklar bitince de eskisini kötüleyip, yeni bir yapay kalp üretir, onu översiniz... Ben almayayım. Bu hikayeleri yemem. Bu haberler beynimle iletişim kuramıyor. Sinir uçları ve nöronlar engelliyor...

Merhaba e-günlüğüm; Bu haberin altında ki haber daha ilginç: "Türkiye’de 3-4 milyon arasında kalp yetersizliği bulunan kişi olduğu belirtilerek, bunlardan 1-1, 5 milyonunun günlük işlerini yapamayacak kadar ciddi yetersizliğe sahip durumda ve ciddi tedaviye ihtiyacı olan hastalar olduğu belirtildi." Evet yeni ürün için (yapay kalp) pazar hazır. Pazarlama veya tanıtım gerekmiyor. Hemen piyasaya girebilirler. Sadece ülkemizde 4 milyon denek var. Daha ne bekliyorlar bilmem ki... Bütün ilaçlar bizim gibi ülkelerde denenmedi mi? (halen deneniyor)

Dün akşam eve gittim, traş, banyo derken Boss'un yemeğini biraz geç verdim ve rakı içmeye biraz geç başladım. Rakının yanın da beyaz leblebi vardı. O'nu düşündüm, o'nun düşündüklerini düşünmeye çalıştım, olmadı... İşin içinden çıkamadım. Yine normal düşüncelerime geri döndüm.

Sabah iş yerine geldim. Siparişlerimiz vardı ve boş damacanaları dışarı çıkarıp hazırlanmamız gerekiyor du. Her şey hazır olmadan rahat edemem. Zaman denen kavramın önünde gitmek gibi bir hastalığım vardır. Servisleri yapıp dükkana döndüm ve bir süre sonra kamyon geldi. Kamyonu boşalttık. (Elmar, bu gün okul olmadığı için erken geldi.) Biraz önce oturup ne yazayım diye düşünürken buralara kadar geldim. (bir daha "ne yazayım" diye düşünmeyeceğim, aniden geliyorlar) )

Bir arkadaşım hamileydi ve ultrason denen harika cihaz sayesinde çocuğun cinsiyetini biliyorlardı. Erkek olacaktı... (erkek adamın erkek oğlu olur(!)) Epey hazırlık yaptılar, çok para harcadılar, her şey hazırdı ve bu gün doğurdu. Mavi yatak odası, mavi patikler, hatta oyuncaklar bile alındı. (görmemişin oğlu olmuş değil, olacakmış misali) Dün en sonunda doğurdu. Bebek beklendiği gibi erkek değil kız oldu. Sonradan anlaşıldığına göre anne karnında bacak arasına elini götürüp, işaret ve orta parmağının arasına baş parmağını sokup ultrason cihazı ile alay ediyormuş... (ay çok güldüm. onca masraf çöpe gitti.) Şimdi masraf boşa gitmesin diye erkek çocuk doğurana kadar çalışırlar...

Değerli e-günlük; bu gün, sessiz ve sakin geçti. Herkes dışarıda olduğu için herhalde. Cadde ana baba günü, insanlar öğle saatlerinde inmeye başladılar. Akşam her halde yürüyecek yer kalmaz...

Biz yemeğimizi yedik, çayımızı içtik ve iş yerinde oturuyoruz. Artık seni de göndereyim, belki sende kutlamalara falan katılırsın, gecikme.

Yarın başka bir konu bulup yazışmak üzere. Hoşçakal

Biliyor musun?

1- Atatürk`ün dünyada `başöğretmen` sıfatlı tek lider olduğunu...

2- Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim olduğunu...

3- Atatürk çiçeği`nin adını, çiçeği bulan Wanderbit Üniversitesi profesörlerinden doktor Kirk Landın`in koyduğunu ve bu çiçeğin tüm dünyada bu isimle üretilip satıldığını...

Güzel söz: Bugün vardığımız barışın ebedi barış olacağına inanmak safilik olur. Bu o kadar önemli bir gerçektir ki, ondan bir an bile gaflet, milletin hayatını tehlikeye sokar. Şüphesiz, hukukumuza, şeref ve haysiyetimize saygı gösterildikçe, mukabil saygıda asla kusur etmeyeceğiz. Fakat, ne çare ki, zayıf olanların hukukuna saygının noksan olduğunu veya hiç saygı gösterilmediğini çok acı tecrübelerle öğrendik. Onun için, her türlü ihtimallerin gerektireceği hazırlıkları yapmakta asla gecikmeyeceğiz. (ne acıdır ki, yine görüyoruz...)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hürriyet'te okuduğuma göre; "ABD'li senatörün Atatürk'ü Amerikalılara öğretmeliyiz, dünyanın şekillenmesinde büyük payı var" dediğini okudum. Bizim memleket ahalisi Atatürk'ten geçinirken, elin yabancısı öğrenmek istiyor!

Necati TÜFEKCİ 
 29.10.2008 21:32
Cevap :
Kesinlikle doğru. Hatta dünyanın en ünlü ekonomistlerinin bile Atatürk hakkında çok ilginç ve övücü sözleri vardır. Yerden göğe kadar haklısınız.  30.10.2008 8:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 549
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster