Efendilerinin aydınları! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
 

Efendilerinin aydınları!

Efendilerinin aydınları!
 

Ermeni Tehciri


Bizim ülkemiz gerçekten garip bir Ülke. Haini hiçbir dönem eksik olmayan Emperyalizme yaranmak için, kişiliklerinden ve onurlarından ödün verenlerin bol olduğu bir ülkeyiz. Ey efendiler Küresel efendilerinizin yanında diz çökerek saf tutarsınız. Avuçlarınızı, hizmetlisi olduklarınız efendilerinize açarsınız. Yürekleriniz ve beyinleriniz dışa bağımlıdır. Bir sırt okşanmasına neler satmasınız ki! Vatan, millet, bayrak, bağımsızlık sizler için anlamsızdır. Güçlü olana ve hizmetlerinizi ödüllendirenlere hizmeti seversiniz. Kendi söyleminizle, iki kadın memesine vatanı satarsınız. Emperyalist baronlarınızı da çok seversiniz!!! 1889 yılında, yani tam 119 yıl önce Osmanlı'nın neredeyse tüm gelirlerine el koyan Düyun-Umumiye'nin başındaki Daniel Ducoste'nin, İngiltere, Fransa ve İtalya'ya gönderdiği mektupta yer alan şu satırların önemi bugün daha da artıyor sanıyorum. “Bizim, Osmanlı'nın dininden, gelenek ve göreneklerinden anlayan, onlara kendi dilinde hitap edecek Yerli misyonerlere ihtiyacımız var.” Demek ki işte bu yerli misyonerler bugünkü deyişle işbirlikçilerin soyu o tarihlere dayanıyor olabilir mi? Medyadan takip ettiğim kadarıyla şimdi birkaç kendini bilmez ama Emperyalist ülkelerde birer kahraman aydın olarak lanse edilecek olan sözde aydınlar, Ermenilerden özür dilerim kampanyası başlatmış. Bravo tebrik ederim aymazlığın, densizliğin de bu kadarı. Bu arkadaşlar İnternet de başlatacakları "imza kampanyası" için şöyle bir metni uygun bulmuşlar:

- 1915'te Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı Büyük Felaket'e duyarsız
kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği
reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.

İşte bu "aydın çağrısı" bir yıl boyunca İnternet de dolaşacak ve kendi
deyişleriyle en yüksek katılımın sağlanması için çaba harcanacak... Peki, en
yüksek katılım sağlanırsa ne olur? Ermeni Diyasporası, yani Ermenistan
dışında örgütlenmiş Ermeni lobisi, zilleri takıp oynamaya başlar herhalde. Tebrikler, kim bilir "yurtdışından" ne güzel takdirler, yılbaşı hediyeleri, teşekkürler gelir hepinize!.. Artık hepiniz birer kahramansınız. Eminim bir sürüde ödül sahibi olacaksınız. Her şeyden önce bu girişime haddim olmayarak küçük birkaç bilgi notuyla katkıda bulunmayı kendimde zorunluluk hissediyorum!.. Çok merak ediyorum bu metni kaleme alan ve bu kampanyanın başını çeken sözde Türk aydınları özellikle isimlerinin önlerinde prof. dr unvanı olan sözde aydınlar şimdi sıralayacağım şeyleri bilmiyorlar mı acaba?

Yakın tarihimizde çok fazla uzaklara gitmeden yurt dışında diplomatlarımızı katleden Ermeni ASALA örgütü değil miydi?

- Ermenistan'ın ilk başbakanı Kaçaznuni'nin, "Taşnak Partisi'nin Yapacağı Bir Şey Yok" kitabındaki tüyler ürperten, tehcir kararının hangi insanlık dışı Ermeni faaliyetleri sonucu alındığını ilk ağızdan itiraf eden konuşmalarını okudular mı?..

- Dünyaca ünlü Amerikalı tarihçi Osmanlı ve Ortadoğu konusunda uzman Bernard Lewis'in 1993'te Fransız Le Monde gazetesine verdiği demeçte, "1915'te Osmanlı'nın yaptığı Ermeni tehciri bir soykırım değil, savaşın bir yan ürünüdür. Yaptığım tüm araştırmalardan çıkan sonuç budur" dediğinden habersizler mi?

- Justin McCarty, Stanford Shaw, Norman Stone, Andrew Mango, Guenter Lewy gibi dünyanın en saygın tarihçilerinin İngiliz, Rus, Alman ve Türk arşivlerinde yaptıkları uzun araştırmalar sonunda "Ortada asla bir soykırım yoktur. Böyle bir dayatmayı Türklere yapmak acımasızlıktır" dediklerini bilmiyorlar mı?..

- İşgalci İngilizlerin, aralarında eski sadrazam, bakan ve milletvekillerinin de bulunduğu önde gelen 143 Osmanlı aydınını zorla Malta'ya götürüp "Ermeni katliamı" suçlamasıyla sorguladığını, ancak İngiliz hâkimlerin tüm baskılara karşın bu kişileri mahkûm edemediğini de mi bilmiyorlar?..

- Ermeni çetelerinin sırf o yörede çoğunluğu oluşturabilmek, büyük Ermenistan’ı kurmak maksadıyla, Türk, Kürt yüz binlerce Müslüman’ı, Rus ve Fransız desteğinde boğazladığından da mı haberleri yok?..

Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na

Hapsedildi. Kampın tam adı, 'Seydibeşir Kuveysna Osmani Useray-I Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin Cephesinde esir düşen 16. Tümen'in 48. Alayı'na bağlı Osmanlı Askerleri Tutuluyordu. 12 Haziran 1920'ye kadar İki yıl boyunca Her türlü işkence, eziyet, ağır hakaretler ve aşağılamaya maruz kaldılar. İnsanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi…Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların Yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kampların İngiliz komutanları, azılı Türk Düşmanı haline gelmişlerdi. Savaş bitmişti. Ancak, Kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri Teslim etmek, İngilizlerin işine Gelmiyordu. Çünkü, olası yeni bir savaşta, Bu askerlerin Yeniden karşılarına çıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, İngilizlerin beyinlerine işlenmişti.

Çözüm Toplu katliamdı… Askerlerimiz, Mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla

Dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak; Suya normalin çok üzerinde 'krizol' maddesi

katılmıştı..Mehmetçik, Suya daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu. Ancak, İngiliz Askerleri, dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. Mehmetçikler, Bellerine kadar gelen suya başlarını sokmak istemediler. Ancak, Bu kez İngilizler havaya (başlarının üzerine) ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için, çömelerek başlarını suya soktular. Ancak, başını Sudan kaldıran artık göremiyordu. Çünkü gözleri yanmıştı…

Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi

Ve 15 000 (15 bin) askerimiz kör oldu. Bu vahşet, 25 Mayıs 1921 tarihinde

TBMM.' de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref Beyler Bir önerge vererek,

Mısır'da esirlerin Krizol banyosuna sokularak, 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, Bunun faili olan İngiliz doktor, Garnizon Komutanı ve Askerlerin cezalandırılması için, TBMM' nin teşebbüse geçmesini istediler. Ancak, Yeni kurulan devletin bin türlü derdi vardı. Ağır sorunlarla uğraşan TBMM' de Bu hesap sorma işi

Unutuldu gitti. Ama onlar Unutmuyorlar… Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna Sunuyorlar. En üzücü olanı da Malum birilerinin, Bu karalama kampanyalarına çanak tutması…


- Türkiye'nin, "Gelin sizdeki ve bizdeki arşivleri sonuna kadar açıp, birlikte inceleyelim" önerisini Ermenilerin, "Önce soykırımı kabul edin" diyerek reddettiğini de mi bilmiyorlar? Bırakın Allah aşkına bırakın yeter artık. Bu konuda her iki milletin tarihçileri karar versin. Bilende bilmeyende ahkam kesmesin. Eğer Ermeniler tezlerine güveniyorlarsa Tarihle hesaplaşmaktan korkmamaları gerekir. Bu meselenin işinin uzmanlarına bırakılmasının zamanı geldi de geçti bile. Artık birilerinin bu mesele üzerinden nemalanmasına izin verilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Bu "aydın" arkadaşlar bunları bilmiyorlarsa çok ayıp!.. Biliyor da, göz ardı edip o "özür metnine" imza atıyorlarsa hem çok daha ayıp, hem de çok yazık!..

Ben ülkemin kahraman(!) aydınlarının hepsinin yurt dışından alacakları ödüllerini şimdiden tebrik ediyorum.

www.itp.tv.tr

 
Toplam blog
: 65
: 1528
Kayıt tarihi
: 08.02.08
 
 

Ben Ankara'nın Polatlı ilçesinde 1962 yılında doğdum. Tahsil hayatımı Ankara'da tamamladıktan ve ..