​ Eğitimin sorunları, Yönetim Denetim Sistemi ilişkisi / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '13

 
Kategori
Eğitim
 

Eğitimin sorunları, Yönetim Denetim Sistemi ilişkisi

Eğitimin sorunları, Yönetim Denetim Sistemi ilişkisi
 

Eğitim sisteminin yönetiminden sorumlu bakanlık, merkezden taşraya kadar her yönüyle eğitim faaliyetinin niteliğine dair duyarlılık sahibi olması gerekiyor. Bakanlığa ülke çapındaki eğitim faaliyetlerinin yürütülüşüne dair denetim, değerlendirme görevi yasal bir görev olarak verilmiştir. Eğitim faaliyetleri denilince oldukça kapsamlı faaliyetler akla gelmektedir. Eğitim faaliyetinin fiziki alt yapı boyutu, eğitim öğretim sürecinde kullanılan araç gereç boyutu, personel boyutu, faaliyetlerin genel çerçevesini belirleyen program boyutu, kademeleri içeren okul boyutu, öğrenci boyutu, nitelik boyutu, aile boyutu, yönetim boyutu, sistem boyutu gibi birçok boyutları söz konusudur. Tüm bu boyutlar üstelik sadece bir noktada, bir yerde değil ülke çapında kent ve kırsal birçok yerleşim yerine dağılmış kurumsal yapılar bünyesinde işletilmesi gereken iş ve işlevler şeklinde varlığını sürdürmektedir.

Bu kadar kapsamlı, geniş alana yayılmış eğitim faaliyetlerinin tek merkezden her yönüyle takip ve kontrolü, değerlendirilmesi, sonuçlarının toplanması, analiz edilip geri dönüt verilebilmesi ve yönlendirilmesi çok sistemli bir çalışmayı gerektirmektedir. Bu sistemli çalışma etkin bir yönetim ve denetim sistemini gerektirmektedir. Oysa mevcut yapıya ve yapının işleyişine bakıldığında istendik düzeyde bir yönetim ve denetim sisteminin varlığından söz edebilmenin pek de mümkün olmadığı görülmektedir. Eğitim sistemi içinde var olan merkeziyetçi yapıya rağmen merkez taşra arasında etkin bir veri iletimini sağlayan sağlıklı bir iletişim yapısının bulunmadığı görülmektedir. Merkez taşrada yapılan hemen her tür boyuttaki eğitim öğretim faaliyetinden neredeyse hiç haberdar değildir. Tek yönlü iletişim yapısı üstten alta direktiflerin ulaştırılması şeklinde çalışırken alttan üste boyutlar yönüyle değerlendirme ve analiz yapmayı sağlayacak veri gönderilmesini sağlayamamaktadır. Son yıllarda geliştirilen elektronik alt yapıya dayalı ağ sistemi, uygulama sonuçlarına ilişkin sayısal veriden öte bir bilgi verememektedir. Sonuçlara ilişkin alınan bu veriler ise sistemin boyutları ve boyutlardaki sorunlarla ilgili herhangi bir değerlendirme yapmayı sağlayamayacak kadar soyut, genel ve aldatıcı özellikler taşımaktadır.

Sistemin işleyişine ilişkin bilgi edinmeyi sağlayacak önemli bir örgütsel unsur olan denetim ise kendisinden beklenen işlevi yerine getiremeyecek bir düzeydedir. Taşradaki denetim faaliyetleri bir tarafa merkeze bağlı denetim sisteminin çalışması hakkında dahi bakanlığın yeterince bilgi sahibi olduğunu söylemek zordur. Bilgi sahibi olmayı sadece denetim biriminin faaliyetlerinden haberdarlık anlamında düşünmemek gerekiyor. Denetim faaliyetinin sistem içindeki işlevi, denetim politikaları, denetime dair bakış açısı, denetimin sisteme katkı düzeyi hakkında farkında olma yönüyle merkezi algıda önemli eksikliklerin bulunduğu görülmektedir. Oysa örgütler için hayati bir işlev olan denetim faaliyeti adeta eğitim örgütünün sinir sistemi görevini görmesi gerekmektedir. Sinir sistemi çalışmayan bir canlının halini göz önüne getirdiğinizde eğitim sisteminin beyni durumundaki bakanlığın durumunu da göz önüne getirmiş olabilirsiniz. Bakanlık, sinir sistemi çalışmayan bir canlı görünümünde karmaşık ve kapsamlı boyutlara sahip eğitim faaliyetlerine hakim olmaya çalışıyor görüntüsü vermektedir. Eğitim sistemi içinde denetim dışı birçok alanın olması değerlendirme yapılmayan alanların varlığı anlamına gelmektedir. Denetim faaliyeti yapılmayan alanlarda ise işlevlerin gerçekleşme düzeylerine ilişkin sağlıklı bir değerlendirmenin imkansızlığı ortaya çıkmaktadır.  

Yönetim sistemi yeterli bilgi almaksızın eğitimi yönetmeye çalışırken denetim sistemi de üst birimlere yeterli bilgi iletiminde bulunamamaktadır. Sistem ve sistemin işleyişi hakkında yeterli bilgi sahibi olmaksızın sistem ne kadar sağlıklı yürütülebilir sorusunun cevabı çok güç olmasa gerektir. Rüzgarın önündeki yaprak misali bir o yana bir bu yana sürüklenen eğitim sisteminde istikrarın ortaya çıkabilmesi neredeyse imkansızdır. Böyle bir sistemde sayısız sorunların yaşanması da gayet doğaldır.

Bu durumda sadece eleştirmek yerine yapılması gerekenlere yönelik önerilerin geliştirilmesi çok daha yapıcı bir yaklaşım olacaktır. Bu çerçevede ilk yapılacak şey uygulamalar hakkında bilgi sahibi olmaksızın günü birlik sorunlara dayalı çözümler, reformlar, değişimler yapılmasından vazgeçilmesidir. Bunun için merkez başta olmak üzere taşranın her alanındaki eğitim faaliyetlerinin boyutlarına ilişkin doğru bilgilerin alınması büyük önem taşımaktadır. Alanda yaşanan sorunlardan haberdar olmaksızın masa başı çözümler, kararlar, değerlendirmeler yerine alanda yaşanan sorunlardan hareketle sorunların nedenlerini ortaya çıkaracak sorgulayıcı, çözümleyici değerlendirmelerin yapılması, yaşanan sorunlara uygun durumsal yaklaşımı önceleyecek çözüm önerilerini tüm yönleriyle merkeze bağlı olarak değil, merkezin bilgisi doğrultusunda merkez tarafından belirlenmiş genel çerçeveye uygun yerel çözümler bulmak gerekmektedir. Bu çerçevede yönetim ve denetim yapısı yeniden ele alınmalıdır. Yönetimi merkezi düzeyde teşkilatlandırmak kadar merkezden alınan yetki devrine dayalı oluşturulan taşra yönetimine birçok işlev aktarılmalıdır. Merkez daha çok genel politikaya yönelik kararların alınması, standartların konulması, değerlendirmelerin yapılması, taşradaki her düzey kurumsal yapıya yol gösterici düzenlemeleri yapma gibi çerçeveyi çizmeye yönelmelidir. Bu yönüyle uzun süreli değişmeyen genel politikalar sisteme istikrar da kazandıracaktır. Taşradaki yönetim ile merkezi yönetim arasındaki böylesi bir ayrışma yapılırken özellikle alandan haberdar olmayı sağlayacak denetim fonksiyonu taşra yönetiminden soyutlanmalıdır. Denetim taşraya yakın ama taşradan bağımsız bir anlayışla yapılandırılmalıdır. Denetimi merkeze bağlı olmakla birlikte taşra yönetiminden bağımsız hale getirmek taşradaki yönetimle denetim arasında organik bağı sadece taşradaki iş ve işlemlerin standartlar, kararlar, ilkeler ve düzenlemeler doğrultusunda yürütülme durumunun görülmesi, gözlenmesi, değerlendirilmesi düzeyine getirmek gerekmektedir. Denetim bir bakıma taşrada bulunmakla birlikte merkez adına eğitim faaliyetlerinin bizzat yapıldığı yerler olan okul ve kurumlarda ne düzeyde gerçekleştirildiğinin takibi adına yapılandırılmalıdır. Sağlıklı demokrasilerdeki iktidar muhalefet ilişkilerinin benzeri bir işlev, işleyiş ve ilişki, merkezi yönetim adına taşrada işlev yürüten denetim ile eğitim faaliyetlerini yürütme göreviyle görevlendirilmiş taşra birimleri arasında yaşanacaktır. Denetim merkez adına alandan bilgi toplayıp bunları değerlendirip çözümlerken merkeze doğru bilgiler aktaracak, yapılanları yapılması gerekenlerle karşılaştırıp değerlendirecek, çözüm önerileri konusunda da alanda yaşanan sorunları ve nedenlerini yakından görebileceği için daha gerçekçi çözümler üretilebilecektir. Sağlıklı bir canlı vücudu gibi işleyen sinir sistemi benzeri denetim sistemi merkez ile taşra arasında anında bilgi paylaşımını da sağlayabilecektir. Eğitimin tüm boyutlarında yaşanan sorunlara ilişkin duyarlılık daha üst düzeye çıkacağı için süreç içinde kurumsal etkililik, toplumsal katılım, sorunlara çözüm bulma becerisi ve sonuçta eğitimin kalitesine yönelik gelişmeler daha ileri düzeylere taşınabilecektir.

Yönetim ve denetim yapısına yönelik yapılacak çalışmalar eğitim sistemindeki temel sorunlar arasında yer almaktadır. Bu temel sorunlar diğer boyutlardaki sorunların çözümüne katkı sağlayabilecek kök sorunlar durumundadır. Sistem bazında yapılacak yapısal düzenlemeler sonrası bu yapıyı işletecek iş gücünün nicelik ve niteliği üzerinde de durulması gerekmektedir. Merkez adına işlev görecek yönetim ve denetim birimlerinde görev alacak personelin seçilmesi, yetiştirilmesi, atanması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi de ayrı bir öneme sahiptir. Geçmişten günümüze yönetim ve denetim birimlerine yönelik seçme sistemi önemli sorunlarla varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. İstikrarsız, kararsız, belirsiz işleyiş, eğitim sisteminin birçok boyutunda olduğu gibi yönetim ve denetim sistemini de verimsiz, hantal, başıboş hale getirmiştir. Üstelik bu iki işlevin özelliği nedeniyle diğer boyutlardan çok daha yıkıcı, çok daha tamiri zor hale gelinmesine neden olmuştur. Bu nedenle kararlı ve köklü çözümler geliştirilmelidir.

                                            

Soru, Görüş ve Önerileriniz için…..

Ali Hikmet DEMİR

 ahdemir35@gmail.com

  

 
Toplam blog
: 147
: 1198
Kayıt tarihi
: 26.09.08
 
 

Öğretmen olarak başladığım meslek hayatıma yönetim ve denetim konusunda aldığım yeni eğitimler sonr..