- Kategori
- Siyaset
El Sıkışırlar mı
Emin Çölaşan´ın deyimiyle ´yandı gülüm keten helva´..
ABD Savunma Bakanı Esper demiş ki, ´Türkiye savaş suçundan sorumlu tutulabilir´ (basından)..
Raporlar ve iddialar inceleniyormuş. Eğer doğru çıkarsa Türkiye suçlanabilirmiş.
Asla böyle bir raporun çıkacağına inanmıyorum zannetmiyorum, zira böyle bir suçlamanın Türkiye´nin hak etmeyeceğini düşünüyorum..
Size bir şey söyleyeyim mi. Trump ile Esat kapalı kapılar arkasında ´Güvenli Bölge´ konusunda anlaşmış olmasalar tüm bu gelişmeler yaşanmazdı. Taa sekiz yıl önce söylemeye başlamıştım ´Esat ABD´nin adamıdır´ diye. Hatta şöyle söylüyordum, ´Ámerika Esat´ı devirmek istese iki saat içerisinde devirebilir, devirmek istemiyor çünkü Amerika kendi çıkarlarını düşünüyor´.
Hiç bir ülkede böylesine bir koridor açılamaz Birleşmiş Milletler kuralları gereğince. Ancak o ülke ile anlaşma sağlanırsa gerçekleşebilir. Trump onu yaptı. Esat ile anlaştı.
Sekiz yılı sorgulamaya çalışalım birlikte.
Ne oldu sekiz yılda..
Silah tuccarları muazzam kazanımlar elde ettiler. Peki Esat görevinden alaşağı edilmiş olsaydı silah tuccarları bu karları elde edecek miydi. Hayır.
Demek ki amaç çıkara dayalı olunca Esat da görevinde kalması gerekiyordu.
Güvenli Bölge ile Türkiye her ne kadar kendi güvenliği bağlamında istediğini elde etmiş sayılsa da Amerika´nın asıl amacının PKK/PYD/YPG terör örgütlerini arkasına alarak enerji kaynaklarını kontrolde tutmak olduğunu unutmamamız gerekir.
Esat ile barışma meselesine gelirse. Dün Putin-Erdoğan görüşmesinin ardından varılan mutabakat metninin bir maddesinde Suriye-Türkiye ortak masada buluşma temennisi de yer alıyor.
Yani Erdoğan ile Esat el sıkışacaklar.
Peki bu mümkün mü..
Elbette mümkündür. Her iki ülkenin geleceği için karşılıklı olarak el sıkışacaklardır ama eşyanın tabiatına aykırı durum olacağından her iki ülke liderleri yeni şekillenecek olan ortadoğu düzlemi içerisinde yer almayacaklarını öngörmekteyim. Yani yakın gelecekte Erdoğan da Esat da siyaset kulvarında yer almayacaklarını düşünüyorum.