​ Emperyalizmin amentüsü! / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '12

 
Kategori
Siyaset
 

Emperyalizmin amentüsü!

Emperyalizmin amentüsü!
 

Emperyalizm bir gerçektir elbette...20.Yüzyılın başlarına kadar İngiltere başta olmak üzere öteki sömürgeci Avrupa ülkeleri ve  20.Yüzyıldan itibaren de Amerika ve Sovyet Rusya dünya üzerinde emperyalist emeller peşinde koştular.

Türkiye, Osmanlının yıkılış dönemlerinden başlayarak Cumhuriyet yılları boyunca bu emperyalist emellerin uygulama alanı oldu. Bu nedenle, 1960'lı yıllardan başlayarak 2000'lere kadar olan süreçte yetişen nesillerde bir emperyalizm duyarlılığı oluşmuştur.

Bu duyarlılık, konjonktürel olarak yerinde bir duyarlılıktı elbette...Ama, geçmişe günümüzden baktığımız da, her taşın altında emperyalist olduğunu söyleyenlerin, aslında kendi iktidarlarını ikame veya idame ettirme çabası içerisinde olanlar olduğunu görüyoruz.

Her taşın altında emperyalist parmağı arama ve her işin iradesini emperyalizme bağlama inancı, Osmanlının yıkılışından sonra ortaya çıkan bir sendrom oldu kuşkusuz....Bir cihan imparatorluğunu, siyasi manevralarla kaybetmiş olmanın sendromu o kadar etkili oldu ki, emperyalizm rahatlıkla Tanrı'nın yerine konur hale geldi.

Özellikle bizdeki "sol" tandanslı düşünceler, Kemalist devrimi koruma imanının da getirdiği hassasiyetle, nerden bir yel esse, "işte bu emperyalizmin nefesidir" demeye başladılar.

Sözü fazla uzatmadan, Arap baharı denilen gelişmelere ve Suriye'ye getirmek istiyorum. Fas'ta sokak satıcısı bir gencin kendini yakmasıyla başlayan ve özünde zalim diktatörlere karşı isyan taşıyan "Arap baharı", Fas'tan sonra, Tunus'u ve Mısır'ı süpürdükten sonra gelip Suriye sınırlarına dayandı.

Suriyedeki diktatör de ötekiler gibi kolay teslim olmak istemediğinden, elinde bulundurduğu silahlı güçle, diktatöryaya karşı duran halkına kurşun yağdırmaya devam ediyor.

Bizim sosyalist, solcu veya Kemalist çevreler(le Hükumete muhalif muhafazakarlar), bu mücadelede Suriye diktatörlüğünden yana konuşlandılar. Bunun gerekçesi de, eski bir gerekçe: Emperyalizme karşı durmak!

Buna göre, emperyalizm, Suriye'yi karıştırmak istiyor, bölmek istiyor; sonra da sıra Türkiyeye gelecek..vesaire...

Oysa, bir bakıyorsunuz, Suriyedeki zulmü önlemek adına söz konusu emperyalistler (ABD, AB) hiç hevesli değil, işi ağırdan alıyorlar...Buna karşılık emperyalizmin karşı ucundaki Rusya ve Çin, Suriye diktatörüne destek veriyorlar.

Ancak, tarihin her döneminde olduğu gibi, bu döneminde de "zulm ile abad olan ahiri berbat olur" ilkesi gerçekleşecektir. Hakimler hakimi olan Allah, mazlumun sesini duyup zalimin defterini dürecektir.

Elbette Allah, zalimleri başka güçlülerin eliyle cezalandırır; gökten üzerinlerine taş yağdırması gerekmez. Böyle giderse -ki gidiyor- Esed zalimi de, bir şekilde cezasını çekecek; belki Türkiyenin elinden, belki de başka güçlerin elinden...

Böyle bir zalime dersini vermenin neresi emperyalistlik oluyor. Emperyalizmin gücüne inandığınız kadar da Allah'ın kudretine inanmaz mısınız?

Biz, nerde bir zulüm varsa onu ortadan kaldırmak için mazlumun yanında duran bir ecdadın ahfadıyız. Üç kuruşluk Beşer'den korkmamız mı gerekiyor yani...Elbette, savaş istemeyiz, elbette Yurtta da, bölgede de, dünyada da barıştan yanayız...Ama, siz bu "barışı" saplantı haline getirirseniz, o zaman zalimlerin zulmüne kim dur diyecek?

Şu zalim Beşer'i daha fazla şımartıp da Suriyeyi iyice kan gölüne çevirmeyin; zaten şımartanlar şımartıyor.

Bir Osmanlı sillesi yemesi haktır, an karibez-zaman!

 
Toplam blog
: 1645
: 822
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..