​ Ergenekon, nereye kadar... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
 

Ergenekon, nereye kadar...

Ergenekon, nereye kadar...
 

Bugün Ergenekon’la ilgili iki röportaj okudum. İlki Vatan Gazetesi’nde, Mine Şenocaklı’nın eski istihbaratçı Mahir Kaynak’la yaptığı röportaj. Diğeri ise Yeni Şafak Gazetesi’nde Mehmet Gündem’in Radikal Gazetesi yazarı Avni Özgürel’le yaptığı röportaj.

Her iki röportajında aynı cümleye çıktığını söylemek mümkün. “Ordu ile AKP anlaştı”

Ancak bu cümle ne gariptir ki, her iki kişi içinde aynı anlama çıkmıyor. Mahir Kaynak, Ordu ve AKP’nin soruşturmanın daha da öteye götürülmemesi için anlaştığından bahsediyor. Avni Özgürel ise net bir uzlaşmadan değil ama ordunun da bu süreçte bir temizlikten taraf olduğu ve zaman zaman yöntemine itiraz etse de soruşturmanın devamından yana olduğunu belirtiyor.

Bu iki röportaja tekrar döneceğim ama geçen hafta sonu dikkatimi çeken diğer bir yayın ise, Ciner Grup tarafından çıkarılan Newsweek Türkiye dergisi oldu. Dergi en son sayfasında kapak manşeti olarak şu ifadeyi kullandı: Türkiye’nin Demir Perdesi aralanıyor”

Bu manşetin, Amerikan menşeiili bir dergide yer alması bazı zihinlerde gayet normal olsa da, Ciner grubuna ait bir dergide böylesi bir tutum bu kadar normal karşılanmamalı.

Bilindiği üzere Ciner Grubu şu an Cumhuriyet Gazetesinde en büyük hissedarlardan birisi ve Cumhuriyet Gazetesi yayın hayatına Ciner Gruba ait bir binada devam ediyor. Daha da ötesi Ciner Grup AKP ile son derece sıkıntılı olan bir kuruluş. Sabah Gazetesi bu iktidar zamanında ellerinden gitti. Yani grubun, Ergenekon sürecinde AKP’nin yanında yer almak gibi ekstra bir çabası söz konusu olamaz.

Ancak dergide, kapak konusunun işlendiği sayfalarda, izlenen dengeci tavrı ve bir nebzede olsa tavsiye niteliğindeki iyi olasılıklı senaryo beklentisini gözlemek mümkün. Şu cümle bu tavrı oldukça iyi yansıtıyor;

“Devlet artık taşıyamayacağı bazı yüklerden kurtulurken, göz altına alınan ya da tutuklananların mahkûmiyetten ziyade deşifre edilmeleri daha fazla önemli olabilir.”

Bu tavır yukarıda aktardığım röportajlardan Mahir Kaynak’ın ifade ettiklerine daha yakın duruyor. Her iki duruşta da, AKP’ye yönelik olarak, soruşturmanın geldiği aşamanın yeterli olduğu, tamamı ile neticelenmese dahi, yapının bir şekilde ortaya çıktığı ve bu kadarının bile Türkiye’nin normalleşmesine katkı sağlayacağı, bunun ötesine gidilmesinin gerilimi yükselteceği ve yeni çatışmalara zemin hazırlayacağı anlatılmaya çalışılıyor.

Mahir Kaynak bunu şu cümlelerle ifade ediyor;

“Türkiye’nin geçmişinde bir sürü pislik var, bunları ortaya dökmek iyi değildir. Ergenekon’u mahkum edeceğim diye Türkiye’yi sabahtan akşama kadar sokaklarında adam öldürülen ülke konumuna getirmek de yanlış olur.”

“Şu anda devlet yeniden oluşuyor. Yani asker-sivil birbiriyle kavga etmiyor, bir arada hareket ediyor ve herkes birbirinin itibarını koruyor. Diyor ki sivil siyasetçi, ‘Ordu şu anda Türkiye’ye çok lazım. İçinde yer aldığımız bölge bir çatışma bölgesi haline geldi, orduyu yıpratmak istemiyorum.’ Bu çok önemli. Ordu da aynı şekilde üzerindeki bu darbeci ithamından kurtuluyor. Mesela alt kademedeki askerleri hemen mahkum ediyorlar. Yani silahı kışla dışına çıkaranları, benzer eylemleri yapanları... Siyasi tavır sergilemiş olanlara ise karışmıyorlar.”

Aslında Avni Özgürel’de benzer ifadeler aktarıyor;

“Türk ordusunun tarihi önemde bir değişim içinde olduğu doğrudur. Darbeler orduyu çok yıprattı. 'Cumhuriyeti Korumak ve Kollamak' ile 'Demokrasi' makasının arasına sıkıştı. Son gelişmeler Silahlı Kuvvetler'in cumhuriyetle elde edilmiş kazanımların demokrasiden vazgeçilmeksizin korunması yolundaki kararlılığının işaretidir.”

“Askere rağmen Ergenekon türü örgütlenmelerin oluşumu nasıl mümkün değilse, şimdi çözülen ve soruşturulan Ergenekon'da da askere rağmen bir ilerleme kat edilemezdi. Bugün orgeneraller tutuklanabiliyorsa bunda askerin itirazı yok demektir. Ordunun bilgisi ve mutabakatı dışında böyle bir süreç işleyemezdi.”

Ancak Mahir Kaynak operasyonun burada sonlandığını söylerken, Avni Özgürel işin ünlü “Darbe Günlükleri”ne kadar genişleyeceğini söylüyor.

Türkiye değişiyor ve bu değişim hiçte kısa olmayan bir süreçte devam edecek. Operasyon ne kadar ilerler bunu şu andan bilmek mümkün değil. Ancak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından davanın savcılar grubuna yeni eklemeler yapılmak istenmesi sürecin yavaşlatılmak ya da kontrol altına alınmak istendiğine işaret ediyor.

Ancak bu saatten sonra bile Türkiye eski Türkiye olmayacak. Cumhuriyet Gazetesi –Aydınlık Dergisi –Emekli askerler üçgeninde yürütülmek istenen yönlendirme, Türkiye’yi otoriter bir rejime sürükleme hedefinin somut bir karşılığının kalmadığı anlaşılıyor. Sivil siyaset devletin içinde giderek daha etkin oluyor. Sorun sivil siyasetin sol kanadının da bu sürece etkin bir şekilde katılmasını sağlamak.

 
Toplam blog
: 453
: 1826
Kayıt tarihi
: 14.11.06
 
 

36 güneş yılı. 27 yıl G.antep, 9 yıl İstanbul. İstanbul, 90’lı yıllarda yaşandı, bitti.  Hep şe..