- Kategori
- Güncel
Ergenekon ve türevleri

Bir operasyon düzenlendi aylar önce adı Erenekon'du. Operasyonu doğru bulmakla birlikte organize suç örgütüne yönelik operasyonun tarihsel değerlerden biri olan Ergenekon'la ifade edilmesini yanlış buluyorum.
Ergenekon operasyonunda gözaltına alınanlar kimlerdi?
Operasyon kapsamında Veli Küçük , Kemal Kerinçsiz, Sevgi Erenerol gibi toplum tarafından tanınan isimler gözaltına alındı. Son dönemde gözaltına alınanlar ise Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi İlhsan Selçuk, İşçi Partisi ve Ulusal Kanal'ın yöneticileri idi.
İlk etapta gözaltına alınanlar açısından toplum büyük bir tepki göstermedi. Pekçok kişi ve medya kuruluşu olayın Ülkücü bağlantılı olduğunu düşündü ve bu yüzden olayı 'Normal' karşıladı. Ancak sonradan olayın kapsamına Cumhuriyet Gazetesi ve İşçi Partisi de girince işin şekli değişti ve önceden bu olayı görmezden gelenler Ergenekon adı verilen operasyonun AKP karşıtlarını yıldırma operasyonu olduğunu bas bas bağırdılar.
Bu söyleme destek olarak da AKP'nin kütür bakanı Ertuğrul Günay'ın sözlerini gösterdiler. Çünkü Erturğrul Günay bu operasyonun kapatma davasına misilleme olarak yapıldığı mealinde sözler söylemişti.
Bu başlıkta bir parantez açmak istiyorum. Bir operasyon siyasi olur mu olmaz mı?
22 Temmuz seçimlerinden 8 gün önce Konya'da Ülkü Ocaklarına yönelik bir operasyon düzenlendi ve kırk küsur kişi gözaltına alındı. Olağanüstü suçlamalar yöneltildi, gözaltına alınan 45 kişiden 25'i serbest bırakıldı. Geri kalan 20 kişiden 10'u ara tahliye ile serbest kaldı. Sona kalan 10 kişi ise yapılan ilk mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. (28-02-2008)
Demek ki organize suç örgütü kurmakla suçlanan 45 kişinin hepsi 8 ay sonra serbest kalmış oldu.
O zaman seçimlerden bir hafta önce gerçekleştirilen bu operasyon bu sonuçlarla birlikte değerlendirdiğinizde siyasi mi değil mi?
Dönelim tekrar Ergenekon'a...
Yukarıda verdiğim örnek Ergenekon'un siyasi amaçlarla yapılan bir operasyon olduğunu ifade etmek maksadını taşımıyor. Verdiğm örnekte yalnızca siyasi kaygılarla da operasyonun yapılabileceğini belirttim.
Ergenekon operasyonunda iddialar oldukça büyük.
Bir örgüt faaliyeti kapsamında devletin bütün birimlerine sızmayı legal veya illegal yapılanmalarla ülkede görünmeyen bir güç oluşturmayı hedefledikleri iddia edilen Ergenekon zanlıları devlet içerisinde önemli bürokratik ve askeri görevlerde bulununca iş çok garip bir hal alıyor.
Her zaman ifade ettiğim bir düşüncem vardır. Bir insanın ülkesini ve milletini sevmesi , ülke - millet sevigisini temel alan dernekler kurması vb. o insanın ülkede herşeyi kafasına göre , sorgulamadan, kuralsızca yapacağı anlamına gelmez. Tam aksine ülkesini ve milletini gerçekten sevenler, ülkenin yasal sistemine, kanunlarına ve hukukuna bağlı olurlar, illegal ve derin güçlerden nemalanmazlar ve böyle derin güçler oluşturmak yoluna gitmezler.
Bu açıdan bakıldığında örgüt kapsamında işlendiği iddia edilen fiiller gerçekten bu örgütün işi ise fiiller ve bu fiillerin ülkede yarattığı etki gözönüne alındığında (Örn. Hrant Dink cinayeti) bu örgüt üyelerinin ülke sevginin olmadığını ifade edebiliriz.
Ümraniyede bir eve yapılan baskında TSK bünyesinde olması gereken çeşitli elbombalarının ele geçirilmesi ve bunun ardından yapılan yeni operasyonlar ve bulunan malzemeler akıllarda büyük soru işaretleri meydana getirmiştir.
Ancak;
Operasyonun başlamasından bugüne, 7 ay geçmiş olmasına rağmen bu operasyonla ilgili davanın hala açılmamış olması , sanıkların neyle suçlandıklarının belli olmaması hukuk devleti ilkesi adına son derece yanlıştır.
Operasyonun aydınlanması , sonuçlanması ve toplum vicdanında değerlendirilebilmesi için yargılamanın bir an önce başlaması , suçlu ve suçsuzların ayrılması gerekir.
Derin güçlerden beslenme olaylarının olmadığı hukukun üstün olduğu bir ülkede yaşamak dileği ile ...
İyi pazarlar.