- Kategori
- Gündelik Yaşam
Eski günlerin özlemi

Eski günlerin önemini bir daha anladım; eski günlerde yaşanan güzel paylaşım vardı. O, dönemlerde büyüdüyseniz, hayata kalmayı başarmanın önemini ne kadar önemlidir. O, dönemlerde steril (arınık) su şişelerinden değil de bahçe hortumundan yada kaynaklardan su içiliyordu, oyun oynamanın tek şartı hava kararmadan önce eve dönmekti, cep telefonumuz bile yoktu, hiç kimsenin nerden gezdiğimizi bilmiyordu.
Okullar öğlen biter bitmez alabildiğine kendimizi sokağa atıp oyun oynamaktı tek amacımız.’’çanak çömlek, futbol maçı, tek ayaküstü durmak, domine taşlarında şekiller yapmaktı’’oynarken bir sürü yaramız, kırılmış kemiklerimiz olurdu. Fakat hiçbir zaman kimse kimseye kin besleyip mahkemeye verilmiyordu; çünkü kendimizden başka kimse sorulu değildi.
Bolca tereyağlı ekmekler yiyorduk ve hiç kimseye bir şey olmuyor kilo sorunumuzda olmazdı; çünkü hep oyunlar oynardık aktif olarak haykırırcasına. Paylaşım sahibi idik oynarken hepimiz ve kimseyi ayırt edemezdik, ayni göllerde. Irmaklarda, denizlerde yüzerdik, ayni bardaktan su içerdik, ayni düşünceyi paylaşırdık, ayni duyguları ve değer yargılarımızı paylaşıyorduk.
O, dönemde hiç oyuncağımız, video oyunlarımız, cep telefonumuz, ınternette Chat odalarımız yoktu. Onun yerine arkadaşlarımız vardı. Arkadaşımızın evine giderdik kapılarını calip, hatta çalmayarak içeri girip onları oyun oynamaya çağırabiliyorduk. Özgürlüğümüz, üzüntülerimiz, başarilarimiz, görevlerimiz vardı ve bunlar ile yaşamayı öğreniyorduk ve daha da önemlisi kendi kişiliğimizi bu şartlarla bir bağ gibi kenetleyerek saygımızı yetirmeden kaynaşabiliyorduk
Kışın bir başka görkemliğimiz vardı tahtadan yaptığımız kayıklarla kayardık hep berabere düşe kalka büyürdük. Oysa günümüzde nerde arkadaşlık paylaşımı, nerde güveneceğin dostluklar, nerde düşünceni, duygularını paylaşa bileceğin bir değer yargısı maalesef yok...