- Kategori
- Mizah
Evlilik Komedisi-1

İyi günde kötü günde diyerek taktık bu alyansı
Evliliğin özellikle ilk aylarında karşılıklı bir hükmetme duygusu hakimdir. Nasıl başlarsa öle gider nasihatiyle büyüklerin, çiftler birbirlerine kurallarını kabullendirmeye çalışır. Sonuç mu? Havada uçuşan tabaklar.
Aaaa olurmu öyle şey evliliğin ilk ayları cicim ayları demeyin. Bence cicim ayı diye birşey yoktur. Olsa olsa cicim haftası vardır o da balayı dönüşü biter.
Tabiii balayını kaprisleriyle mahveden bayanları, kendini bekarlıktan hala kurtaramayıp gözlük altından turistleri kesen beyleri hesaba katmazsak.
Evlenirsiniz aile yemekleri, eş dost davetleri, gelenler gidenler derken evliliğin ilk ayları geçer gider. Tam kendi halinizde evliliğinizle başbaşa kalırsınız ki bu kezde artık gözünüze batmayan şeylerin batma zamanı gelmiştir.
Mesela çalışan yeni evli bir bayanın günlük traji komik evlilik hayatından bir kesiti benim yorumumla dinlemeye ne dersiniz? Cevabınız evetse buyrun okumaya devam edin.
Sabah uyanırsınız, o da ne? Odanın en güzel köşesinden bir çift çorap size günaydın der. Özellikle en güzel köşe seçilir ki gözünüzü açar açmaz size kocaman bir günaydın diyebilsin de gününüz güzel geçsin diye.
Neyse canım hep böyle olacak değil ya yorgunluktan nereye koyacağını bilememiştir diye düşünürsünüz. Ama sakın ümitlenmeyin evliliğiniz eskidikçe bu iş çığrından çıkacaktır. Yüzünüzü yıkama vakti gelmiştir kalkar lavobaya gider o esnada aynaya bakar uzun uzunnnn kendinizi ararsınız. Hayır hiçbir görme bozukluğunuz yok ya da uyku sersemi falan da değilsiniz bunun tek nedeni aynadaki diş macunu lekeleridir. Oysa ki daha dün silmiştiniz değil mi?
Neyse tam bir koşuşturmacayla işe gitmek üzere hazırlanmaya çalışırken eşiniz size nazik bir ses tonuyla seslenir:
- Hayatım pantolonum dün biraz kırıştı benim için ütüler misin?
Aman allahım siz daha saçınızı yapıcaksınız, makyaj var, kahvaltıyı hazırlıyosunuz zaten hay aksi bu karın ağrısıda tam sıkıştırıcak zamanı buldu bu adam kırk saat çıkmazki tuvaletten. Tüm bu telaşlar içinde eşinize yumuşak bir ses tonuyla seslenirsiniz:
- Biraz bekler misin canım?
Eşinizin sesi o nazik tondan çıkar:
-İşe geç kaldım...
Dişlerinizi sıkmış tam ''elinin körü bak bu ütü masası, bu pantalon, bu da ütü hadi ağzın çalışacağına elin çalışsın ''kıvamına gelirsiniz ki kadınlığın o müthiş hayranlık duyulası doğası sizi susturur ve yüzünüze bir gülücük yerleştirerek o ütüyü yaparsınız. Büyük bir ihtimallede eşiniz yanağınıza kondurduğu bir öpücükle ödünlendirir sizi. İşte olayın bu kısmı çok önemli eğer yeni evliyseniz bu öpücük kısmı çok olağandır ama sonraları için gerçekleşecek dialog muhtemelen şu olacaktır:
K: Eeeee
E: Nee eeee hayatım?
K: Canım bir öpücükte mi kondurmayacaksın yanağıma aşkolsun...
E: Heeee tamam. MUCKKKK...
K: Ya oldu mu şimdi bu hayatım hiç öpmeseydin daha iyiydi ne öle zoraki öpücük. Zaten son günlerde sen hiç hatırlatmadan beni öpmüyorsun.
E: Oooofff neler saçmalıyorsun zaten iş yerinde bütün gün perişan oluyorum.
K: Aaaa niye hayatım sen iş yerinde bütün gün birilerini mi öpüyosun?
E: Off hadi saçmalamayı bırakta kahvaltı edelim...