- Kategori
- Siyaset
Evrensel demokrasi

Demokrasi hakkında, ortaya ilk çıktığı Eski Yunan Medeniyeti’nden beri tartışılır. Ben de demokrasi hakkında araştırmalar yaptım. Ülkemizde ve Dünya’da bu zamana kadar yaşadığımız olayları siyasi ve tarihi süreç içinde inceledim. Ve bu yazıyı yazarak Evrensel Demokrasi’nin nasıl olması gerektiği hakkındaki düşüncelerimi, özellikle düşünce yapısı yeni yeni gelişmekte olan gençler ile paylaşmak istedim.
Bu yazımda demokrasinin genel tanımı ve tarihi gelişiminden değil, Evrensel Demokrasi’nin yaşadığımız çağda nasıl olması gerektiği ile ilgili kişisel düşüncelerimden bahsedeceğim.
Demokrasi bir erdemdir bir yaşam biçimidir günlük hayatımızın içindedir sadece dört yılda bir seçim yaparken değil toplum içinde yaşarken sürekli uymamız ve uygulamamız gereken bir kuralar bütünüdür.
Demokraside eleştirilemeyecek hiçbir şey yoktur. Ancak hakaret ve aşağılama olamaz. Demokraside kimse kimsenin yaşam biçimine müdahale edemez. Yaşam biçiminin kriteri hukuk kurallarıdır. Hukuka aykırı olmadığı müddetçe herkes istediği gibi yaşar ve kimse kimsenin yaşam biçimini sorgulayamaz. Toplum kuralları ahlak kuralları gibi kurallar zamana ve kişiye göre sürekli değişen sübjektif kurallardır ve hukuk dışında kişilerin iradesini bağlamazlar. Kimsenin yaşam biçimi de kimseyi ilgilendirmez ve bağlamaz.
Demokraside herkes istediği gibi inanır inancını da istediği gibi yaşar. Kimse kimseye kendi inancını dayatamaz inancından ve yaşam biçiminden dolayı günahkârlıkla dahi itham edemez. Çünkü bütün inananlar bilir ki kimin Cennet’e kimin Cehennem’e gideceğini ancak Allah bilir.
Demokraside insanlar birbirine tahammül etmez. Çünkü tahammülün bir sınırı vardır. Herkes birbirini kabullenir ve anlayış gösterir. Demokraside kimse kimsenin bakış açısıyla bakmaz, düşündüğü gibi düşünmez, yaşadığı gibi yaşamaz. Çünkü herkesin yaradılışı ve düşünce yapısı farklıdır. Kimse kimseye düşüncelerini beğenmiyorum dahi diyemez. Çünkü bu bir demokratik nezaketsizliktir. Ancak benimsemiyorum diyebilir.
Demokraside kimse kimseye fikirlerinden ve inancından dolayı insani düşmanlık besleyemez. Başka kişilere ve topluma da bu düşmanlığı aşılayamaz. Ancak fikirler ve eylemler eleştiriye açıktır.
Demokraside sınırsız güç yoktur. Güç sınırsız olunca bunun adı demokrasi değil despotizm olur. Demokraside herkesin değer yargısı kendinedir, kimsenin değer yargısı kimseyi bağlamaz. Ve demokrasi fikren ve vicdanen hürriyettir. Bu hürriyeti hiçbir güç engelleyemez ve sınırlandıramaz.
Demokraside insanların yaşamları, kaynağı ne olursa olsun değiştirilemeyecek kurallarla bağlanamaz. Çünkü toplum statik değil dinamiktir. Sürekli bir gelişim ve değişim içindedir.
Demokraside çoğunluğun dediği olur. Kimin haklı olduğunu ise zaman gösterir. Demokraside çoğunluğun dediği olsa da azınlığa tahakküm edemez. Azınlığın fikirlerine ve yaşam biçimine saygı gösterir. Ama çoğunluğu elde eden görüş karşıt görüşlerin yaşamasına imkân vermez ise demokrasi gider diktatörlük gelir.
Demokraside kimse kalıcı değildir. Bir gün herkes gidicidir. Güç halkın elindedir. Bu nedenle kimse öve öve göklere çıkarılmaz. Çünkü hiç kimse yüzde yüz mükemmel ve hatasız değildir ve olamaz. Bu nedenle aşırı övme övülen içinde zararlıdır. Çünkü hatalarını göremez. İşte bu yüzden demokrasi objektifliktir.
İnsanlar, bir düşünce sistemini ve o düşünce sistemine sahip kişileri, yaptıklarından ve söylediklerinden dolayı, sürekli ve acımasızca eleştirirken, bir başka düşünce sistemini ve o düşünce sistemine sahip kişileri, yaptıkları ve söylediklerinden dolayı, mazur görür, görmezden gelir hatta yanlışı yanlışla izaha ve savunmaya çalışırlarsa, bu insani ve demokratik açıdan gelişmemişliğin ve dar kafalılığın bir göstergesidir. Ancak bu durum sürekli ve sistemli bir biçimde yapılıyor ise birtakım amaçlar için satın alınmışlığın da bir göstergesidir.
Toplumun ve özellikle düşünce yapısı yeni yeni gelişen gençlerin, demokrasi bilincinin doğru gelişmesi, ve bu tip kişilerin demokrasiye verdikleri zararın önlenmesi için. Bu tip kişiler de aynı kendi yaptıkları gibi sürekli biçimde yaptıklarından dolayı acımasızca dahi olsa eleştirilmeyi hak ederler.
Herkes dünya görüşünü özgürce söyleme ve toplumda yayma, yayınlama ve özellikle düşünce yapısı yeni gelişen nesilleri kazanma hakkına sahiptir.
Evrensel Demokrasi’nin nasıl olması gerektiği ile ilgili bu düşüncelerim umarım okuyanlar ve düşünce yapısı yeni gelişen gençler için faydalı olur.
Ahmet Elden