- Kategori
- Futbol
Fenerbahçe-Beşiktaş karşılaşması öncesinde aforizmalar

Fenerbahçe-Beşiktaş karşılaşmasının tam anlamıyla bir taktik mücadele içinde geçeceği söyleniyor. Ama hiç kimse takımların hangi taktik anlayışla karşı karşıya gelecekleri konusunda bir fikir yürütemiyor. Çünkü bu bir derbi maçı ve her iki takım birbirinden oldukça farklı oyun tarzına sahipler. Bu çerçevede yine de sözü edilen ‘<ı>taktik’ı> kelimesi özellikle bu maç için yorumcular tarafından anahtar kelime haline getiriliyor.
O zaman, örneğin Beşiktaş sahaya, 3-0 mağlup olduğu Wolfsburg maçının taktiğiyle mi çıkacak, yoksa 2-0 yendiği Trabzon maçınınkiyle mi?
Mantık, elbette Fenerbahçe’nin karşısına 2-0 yendiği Trabzonspor karşısındaki oyun biçimiyle çıkacağını söylüyor. Ancak, Alman temsilcisi karşısında yenilgiyle sonuçlanan maçta sadece 4 pozisyon verdiği, buna karşılık galibiyetle ayrıldığı Trabzon karşında ise kaleci Hakan’ın yüzü hürmetine hezimetten kurtulduğu düşünülürse, bu yapıdaki bir takımın sadece motivasyona dayalı bir taktikle başarılı olabileceği söylenebilir.
Demek ki on bir futbolcudan özellikle Fenerbahçe’den gelen oyuncuların hırsına ve şu sıralar Demirören’le araları limoni olan Çarşı grubuna oldukça ihtiyaçları var.
Diğer tarafta bulunan Fenerbahçe ise, Galatasaray ve Steau Bükreş'le yaptığı maçlarda, Brezilyalıların bile ayak uydurmak zorunda kaldığı hız, güç ve bol pasa dayalı oyun tarzıyla normal şartlarda Beşiktaş’ın birkaç adım önünde.
Maç boyunca oyuncusu eksilmeyen bir Fenerbahçe karşısında Beşiktaş’ın yapacağı en akıllıca hamlenin, zaten son derece güçlü bir kontratak takımı olan Fenerbahçe’ye karşı defansını derinleştirerek, yine aynı şekilde, ani akınlarla cevap vermesi olacaktır.
Ama bizim düşüncemiz, Beşiktaş açısından maçta olumlu ya da olumsuz bir Mustafa Denizli klasiği yaşanacağı şeklindedir.
Yine de maçın sonucu ne olursa olsun, muhtemel skoru Fenerbahçe’nin oynayacağı oyun tayin edecektir.
Taraftarların ise fair play'i belirleyeceğini umuyoruz.