Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '08

 
Kategori
Futbol
 

Fenerbahçe'nin golüne Önder Turacı'nın kendisi inandı mı?

Fenerbahçe'nin golüne Önder Turacı'nın kendisi inandı mı?
 

Öyle bir maç oynanıyordu ki; maçın 27. dakikasına kadar Josico oynuyor mu, fark edemedim bile. Fenerbahçe orta sahada yine bol paslı bir oynuyor, topu bir türlü ceza sahasına indiremiyordu. Kazanılan serbest vuruşların da şut şeklinde değerlendirmesiyle pozisyon bile olmuyordu.

Ancak Uğur'un düşürülmesiyle kazanılan serbest vuruşu, Alex ceza sahasına orta şeklinde değerlendirmek isteyince olanlar oldu. Hani artık diyeceğiz ki; "üç orta bir gol." Fenerbahçe'nin duran topla kazandığı bu sezon kaçıncı hatırlamıyorum.

Golün bir tuhaflığı vardı kuşkusuz.

Kaleciden dönen topa Önder'in istemsiz ve anlık koltuk altıyla yaptığı müdahale ile top Konyaspor kalesine girerken, golün sahibi Önder sanki top dışarı çıkmış gibi ya da yaptığı şeyin farkındaymış gibi hareketsiz ve tepkisiz bir şekilde görev yerine dönerken; sahada onun dışında herkes hakeme gidiyordu; Fenerbahçeli oyuncular gol diye, Konyasporlular gol değil diye.

İnsanın aklına yıllar sonra üç takımın pankartlarla sahaya çıktığı Anelka'nın tartışmalı golü geliyor ister istemez. Bakalım Önder golle ilgili bir yorum yapacak mı?

Gol anına kadar heyecansız giden maç bir anda kibrit çakmışçasına alevlendi.

Girişte yazdığım Josico gerçeği aslında Konyaspor'un oyununu da işaret ediyordu. Konyaspor'un orta saha diye bir kurgusunu göremedim. Uzun toplarla Veysel'i kaçırma taktiği üzerine kurulmuş çağdışı oyunun bir cezası gibiydi talihsiz gol.

İkinci Fenerbahçe golü bu sezon görmeye pek alışkın olmadığımız türdendi. Pozisyonda asist yapanın Güiza olması gol olma ihtimalini arttıran etken oldu. Paslaşmalar çok güzeldi ve Deivid'in gol vuruşu da mükemmeldi.

Fenerbahçe'nin gollerini atan oyuncuların maçın en etkisiz futbolcular oluşu da ilginç bir detaydı.

Alex'in duran top dışında olmayışı; Emre'nin silik oyunu, Josico'ya iş düşümeyen bir Konyaspor orta sahası bu maçın ikinci yarısının da benzer geçeceğinin işaretlerini veriyor.

Ağları yırtan gol...

İlk yarıyı izlemiş bir kişinin bu maçta Konyaspor'un gol atacağına inanması mümkün değildi. Ama Beşiktaş karşısında nasıl üç pasta gol yediyse, Fenerbahçe Veysel'in ağları yırtan golüne engel olamadı. Bu gol Fenerbahçe defansının konsantrasyon hastalığının bir ürünüydü.

Maçta üç gol atıldı ancak kimse golleri doya doya kutlayamadı. Bu da Konya'nın çok ilginç atmosferlerinden biriydi. Fenerbahçe kalesine girip, ağları geçen topun gol olduğuna görmesine rağmen kaleci Volkan bile inanamadı. Deivid'in attığı her gol sonrasında yaptığı Yengeç Dansını da göremedik.

Gol sonrasında orta sahada hiçbir varlık gösteremeyen Emre'yi kenara almak akıllıcaydı. Ama bir o kadar da düşündürücüydü.

Fenerbahçe'nin dikine top yapan iki oyuncusundan biri olan Uğur'un hiçbir maçın sonunu getiremiyor oluşuna da bir anlam vermek zor.

Bu maçla ilgili bir başka not, ceza sahasına isabetli orta yüzdesinin düşüklüğü... Fenerbahçe 17 ortadan sadece 5 tanesinde isabet yakalamış. Geçen hafta da buna benzer bir ortalama vardı. Fenerbahçe'nin pas yüzdesi yüksek oyununu rakip ceza sahasına sokamayışı sezon ortasında çalışılması, önlem alınması gereken bir durum.

Roberto Carlos

İkinci yarı topla sık sık buluşan Josico bize Konyaspor'un ilk yarı kadar etkisiz oynamadığını anlatacaktır. Konyaspor belki de yediği haksız golün etkisiyle olacak ikinci yarıya hem hırslı başladı; hem de golle birlikte de ümitlendi. Ancak Fenerbahçe defansında son beş altı maçtır kusursuz oynayan Carlos'un yerinde müdahaleleri Konyasporlu oyunculara pozisyon vermedi.

Uğur'un yerine oyuna giren Vederson'un dağınıklığı da sıkıntı yarattı. Orta sahada çok zayıf, ceza sahasına doğru gereğinden güçlü pasları Fenerbahçe'nin top kayıplarına yol açtı.

Deniz, Selçuk'un yokluğunda iyi bir 35 dakika çıkardı.

Alex, Deivid, Güiza, Emre neredeyse hiç yoktu. Düşünün ki nasıl bir Konyasporla oynadı Fenerbahçe. Konyaspor iyi bir takım görüntüsü vermedi.

Semih'in sakatlığı Fenerbahçe'yi çok etkiledi. Güiza'ya bu kadar tahammül etmek maç izlerken insana sıkıntı veriyor açıkçası.

İki ay önce Fenerbahçe'nin bir gün de olsa liderliğe yükseleceğine beni kimse inandıramazdı. Ben çok daha karamsardım. Ancak, Fenerbahçe hem liderliğe yükseldi, hem de lider kalma ihtimalini yakaladı. Çok zor da olsa böyle bir şansı var. Fenerbahçe'nin bu kadar kötü olduğu dönemde zirveye böylesine sıkıca sarılmış olması ikinci devre ve şampiyonluk için Fenerbahçe taraftarını umutlandırıyor kuşkusuz.

Fenerbahçe'nin transfere ihtiyacı var. Aragones şu an röportajında buna inanmadığını söylüyor ancak Fenerbahçe'nin şu kadroyla zorlu ikinci devrenin deplasman trafiğini kaldırabilmesi çok zor.

Uzay Gökerman

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..