​ Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller! / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '09

 
Kategori
Siyaset
 

Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller!

Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller!
 

Reim: Milliyet


Cumhuriyet sizden Fikri Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür Nesiller İster! demiş Cumhuriyetin kurucusu, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk.

Okulların açılışı nedeniyle mesaj yayımlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, cehaletle mücadelenin, Atatürk'ün ve kurduğu Cumhuriyet'in önceliklerinin başında geldiğini vurguladı. Gül, yeni öğretim yılıyla ilgili mesajında özetle şunları belirtti:

"Türkiye'nin eğitim alanındaki hedefi, Yüce Önder Atatürk'ün vurguladığı gibi fikri hür vicdanı hür, irfanı hür nesiller' yetiştirmektir. Bu hedefi gerçekleştirebilmek için, eğitimde kalitenin yükseltilmesini, eğitim sisteminin küreselleşen dünyanın koşulları ve toplumun beklentileri doğrultusunda çağdaş ölçütlere kavuşturulmasını, ezbercilikten uzak, insanı temel alan, bilginin üretilmesini ve kullanılmasını öğreten çağdaş eğitim politikaları ile araç ve yöntemlerinin benimsenmesini amaçlayan çalışmalar kararlılıkla sürdürülecektir. Öğretmenlerimiz, sıkıntılarla karşılaşsalar da sorumluluklarını sorunlarından üstün tutarak, ülkenin her köşesinde fedakarlıklarla görevlerini yapmakta, kişilikleriyle öğrencilerimize örnek olmaktadırlar." Kaynak: RADİKAL - ANKARA –


Fakat Milliyette bugün yer alan habere göre de İstanbul Üniversitesinin açılış töreninde Cumhurbaşkanı Gül konuşma yaparken bir öğrencinin fikrini beyan etmesi salonda gerginlik yaratmış.

Gerginlik yaratmakla kalmamış, öğrenci karga tulumba dışarı atılmış.

Peki, ne demiş öğrenci.

"Sayın Cumhurbaşkanım üniversite gençliği, farklılıkları bölünme için değil, birlik için açılım istiyor" demiş.

http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&KategoriID=12&ArticleID=1144002&Date=28.09.2009&b=

Ve salonda bulunan sivil güvenlik görevlilerince anında dışarı çıkarılmış.

Demek ki söylemle eylem bir olmuyormuş. Demek ki söylemler, mesajlar kağıt üzerinde durduğu gibi durmuyormuş.

Öğrencilerin sadece ve sadece orada bulunmakmış görevi. Sadece ve sadece izlemek!

Satır aralarında alkışlamak, paragraf aralarında daha bir şaşalı alkışlamak. Kendinden geçmek!

Belki de Hürriyetin, Milliyetin, Özgürlüğün tanımını yeniden yapmak.

Öğrenciler… !

Sustuğunuz, alkışladığınız, gelene ağam, gidene paşam dediğiniz sürece özgürsünüz.

Eyvallah çektiğiniz sürece özgürsünüz.

30 yaşına kadar hem sürünüp, hem süründürüp, “ailelerinizi” 30 yaşından sonra, bir dayınız yoksa… kokoreççilik, pazarcılık, tezgahtarlık, kaldırım mühendisliği yapmakla özgürsünüz.

Siz, fikri Hür, zikri hür bir Cumhuriyette zikir çekmekte, kahır çekmekte, tespih çekmekte, hu çekmekte özgürsünüz.

Daha ne olsun ki… ?

Çekin çekebildiğiniz kadar!

İyisiniz, hoşsunuz.

Sağlığınız yerinde ya çok şükür.

Elhamdülillah!

 
Toplam blog
: 669
: 1503
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..