​ Futbol yorumculuğunun en kolay yüzü şaibe üretmek / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '08

 
Kategori
Futbol
 

Futbol yorumculuğunun en kolay yüzü şaibe üretmek

Futbol yorumculuğunun en kolay yüzü şaibe üretmek
 

Yıl 2006. Fenerbahçe Denizli'deki maçı 1-1 berabere bitirdiği için şampiyonluğu Galatasaray'a kaptırmıştır.

O maçın nasıl oynanmış olduğu ayrı bir konudur; ancak hafızalardan çıkmayan pozisyonda Appiah'ın neredeyse kaçırması atmasından çok daha zor olduğu bir anda topu dışarı vuruvermişti. O günün ertesinde NTV'deki 90 Dakika programında yorum yapan şaibe çözücü sayın Hıncal Uluç şu yorumu yapmıştır.

"Ya Appiah o golü atsaydı, biz burada ne konuşuyor olurduk? Appiah Türkiye 'Süper' Liginin namusunu kurtarmıştır!"


Evet. Türkiye Süper Liginin namusu o gün Appiah'ın ayaklarına teslim edilmişti.

O tarihte bir başka internet alanında yazdığım yazıdan bir alıntı yapacağım şimdi.

Koca bir sezon bu lige çamur atan, Fenerbahçe'yi şaibe merkezine oturtanlar, bugün Fenerbahçe'nin futbolcusuna namus borçlanıyorlar. Ne kadar acı değil mi? Demek ki namus dediğimiz şey bu kadar ucuz, bir futbolcunun ayaklarındaki beceriye bağlı. Appiah gol atarsa bu lig namussuz, pis, çamurlu, kirletilmiş ve şaibeli, atmayınca da temizlenmiş oluyor.

Bize dün akşam ahlak dersi verenlerin artık takkelerini, kavuklarını, külahlarını mı önlerine alırlar; düşünsünler.

Ligin şaibelerle dolu olduğu iddia edilen takımı bugün ligimizin namusunu kurtarıyor.

Sayın Hıncal Uluç Beyfendi başta olmak üzere ligin üzerine kurt kapanı kuranların, puslu hava yaratanların, temizLİGçilerin, temizELlerin bütün sene yazdıkları senaryoya ne olmuştur?

Fenerbahçe şampiyon olmuş olsaydı, hangi senaryolar devreye sokulacaktı?

Ne güzel İstanbul, değil mi?


Bu kadar laf niye?

Cumartesi akşamı Kadıköy'de oynanan Fenerbahçe - Kayserispor maçından sonra Türkiye yine ayağa kalktı. Senaryo yine aynı şekilde yazılıyor. Fenerbahçe'nin kirli hesaplar içinde olduğu, bütün hakemleri arkasına almış olduğu, esas Ergenekon'un burada olduğuna varan yorumlar alıyor başını gidiyor. Üstelik kelli felli spor adamları yorumcular bunu yapıyor.

"Fenerbahçe'nin hakemlere ihtiyacı yok ki!"

Evet, Fenerbahçe'nin hakemlere hiç ihtiyacı yok. Sezon başından beri kaybettiği puanlardaki hakem hataları sırasında Kuzuların Sessizliği'nin oynayanların bugün iki buçuk hata üzerine yorum yapmalarını ciddi bulamıyoruz. Aynı şahısların aman hakem konuşmayalım, hakemleri yıpratmayalım şeklinde yorum yapmalarına samimi bulmuyoruz.

İşte girişte yazdığımız alıntı ortadadır. O sene Fenerbahçe Konya'da faullü gol attı diye ayağa kalkanlar, ligin son maçında Appiah'a teşekkür ediyorlardı. Bunun adının ne olduğunu biz biliyoruz; ancak bu köşeye saygımız nedeniyle ifade etmiyoruz.

Çok değil, daha bir hafta önce Beşiktaş'ı İnönü'de yenmiş bir Fenerbahçe'dir bu. O maçın ardından şu yorumlar yapılmamış mıydı?

"Fenerbahçe bu maçı her türlü kazanacak akılla top oynadı. 2-2 olsa üçüncü golü de hemen bulurdu."

Yine aynı Fenerbahçe değil miydi Avrupa'nın dev ekibi Chelsea'yi geriden gelip deviren?

Fenerbahçe'nin hakemlere gerçekten ihtiyacı yok. Çünkü Fenerbahçe böyle top oynuyor.

Şu penaltı isyanı niye? Çünkü sezon başından beri penaltının anası babası olan pozisyonlara hakemler düdük çalmayınca artık penaltısız bir sezon geçirmesi gerektiği gibi bir yorum çıktı ortaya Fenerbahçe için.

Şu pozisyon... Geçen hafta Kazım, Baki'yi güçlü bir mücadele sonrasında geçmiş, Baki de arkadan çelmeyi çakmış, yere indirmişti. Herkes penaltı diye ayağa kalktığında hakemin faul düdüğünü Kazım'a çaldığını gördü. Şimdi faul bu kadar ucuzsa, penaltı da ucuzlar. Sonra kalkıp aynı Kazım'ın elle temasını konuşuruz, penaltı mıydı değil miydi diye.

Ligimize şaibeyi uygun görenlerin bu mesleklerini doğru yapmalarını, gazeteciliğin gereklerini yerine getirip şu on yıllardır içinde bulunduğumuz durumları aydınlatmalarını eğer yapamıyorlarsa da sonsuza kadar bir daha ağızlarına şaibe kelimesini almamalarını rica ediyoruz. Hiçbir meslek bu kadar ucuza yorumla yapılmıyor dünyada. Örneğin ben mühendisim ve eğer bir iddiada bulunuyorsam bunu hesaplarımla ortaya koymam bekleniyor iş yaparken.

"Bu öyledir" diyemiyorum yani.

Koca koca duayenler futbolun taktiğini, yaratıcılığını, tekniğini konuşacaklarına oturup saatlerce hakem ve şaibe konuşup, bir de kendilerine gelen maillerden şikayet ediyorlar.

Futbol hatalar oyunu. Hiç kimse hata yapmazsa maçlar 0-0 biter.

Biz doğru dürüst yorumlar okumak ve dinlemek istiyoruz.


Uzay Gökerman
 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..