- Kategori
- Gündelik Yaşam
Gece günlükleri - 1

Linda ormanın ışık girmeyen kesmine elinde avını sürükleyerek gün doğmak üzereyken varmıştı anca. Bu gece onun için epey eğlenceli geçmişti. Ama açlığını bastırmamıştı, işte bunun için son avı değerliydi. Ağaçların arasından güneş ışınları akmaya başlamıştı bile. Linda hızlıca ormanın güneş ışınlarını içeri almayacağı yere ilerledi. Burada ağaçlar o kadar sık ve yakındıki güneş ışınları kesinlikle içeriye giremezdi, bunun için burası vampirler için önemli bir saklanma yeriydi.
Linda bir ağacın dibine elinde taşıdığı yarı baygın insanı attı.Ona baktı ve dişlerini göstererek yüksek sesle güldü, " Son duanı et bebeğim ! " sesi tüm ormanda yankılanmıştı, dişlerini avına geçirdi ve avının bağırmasına bile izin vermeden damarlarındaki tüm kanı emdi. Eliyle ağzını temizledi ve ağaçlardan birinin dallarına çıktı.
Norjé o gün yeterince avlanmıştı. Artık tabutuna dönmesi gerekiyordu. Gün yavaş yavaş doğmaya başlamıştı. Norjé'de her vampir gibi ışıktan nefret ederdi. Kara Ormanın ışık almayan taraflarına doru ilerledi. Tam o sırada beslenmekte olan bir vampir gördü. Vampiri bir süre izledi. Vampir kurbanının tüm kanını emdikten sonra ağaçlardan birine tırmanmıştı.
Norjé yavaş yavaş ilerliyordu. O vampir kendisinden daha güçlü ve tehlikeli olabilirdi. Aslında Norjé kendi ırkından korkmazdı ama temkinli olmak zorundaydı. Ağacın yanından geçerken vampirin kendisine baktığını hissedebiliyordu....
Ağaçların tepesinde açlığını bastırmanın verdiği hazla oturuyordu Linda. Bu sırada aşağıdan hemen Linda’nın avının önünde başka bir vampir belirdi. Linda onun kokusunda bir tedirginlik sezebiliyordu, bu Linda’nın özelliğiydi ona atalarından büyük büyük anneannesinden geçen bir özellik, karşısındakinin kokusundan onun nasıl bir ruh hali içinde olduğunu anlayabilirdi.
Tek hamleyle ağaçtan atladı. Kızın yanında durdu ve sert bir ses tonuyla “ Korktun mu ? Korkma gerek yok.” Linda her zaman böyleydi saçma sapan konuşmayı severdi. “ Görünüşüm o kadarda kötü olamaz ha !?”
Norjé vampiri süzüyordu. Artık tedirginliği azalmıştı. Vampirin gözlerine baktığında kendisine zarar vermeyeceğini anlamıştı. Her zamanki gibi alaycı bir şekilde gülümsedi.
" Ben Norjé. Gördüğün gibi bir vampirim. Senin görünüşünden korkmadım. Temkinli davranmam gerekli. Burada hiç kimseyi tanımıyorum. O yüzden kimseye güvenemem."
Norjé konuşurken vampiri süzmeye devam ediyordu. Kendisi gibi değildi. Fazla sertti. Oysa onun yerinde kendisi olsa herzamanki gibi alay ederdi. Sonra tuhaf bir şekilde vampirin suratına baktı. Cevap bekliyordu....
Tabiiki de bir vampirdi. Yoksa ormanın bu kadar derinliğinde işi neydi.Karşısındaki alaycı bir şekilde gülümsüyordu, Linda onun alaycı gülümsemesine sert bir gülümseme ile cevap verdi. Linda yıllardır bu ormanda yaşardı. Çoğu vampiri de tanırdı, Norjé yeni olmalıydı buralarda ya da göz önünde olmayı sevmeyen biri.
“ Bende Linda … Tabiki de temkinli olacaksın tanıdıklarından bile kork !”
sesi çok soğuk çıkıyordu. “ Peki ya sen buralarda yenimisin ?”
ıÜüRamona ağaçların altından geçti.Gün doğmaya başlamıştı.Bu hiç hoşuna gitmemişti.Her zaman ki yerlerine , genelde vampirlerin gittiği ormanın en karanlık bölgesine doğru ilerliyordu.Bir av bulabilmişti.Ama hala açtı.Aç olduğu zamanlar çok sinirli olurdu.Saçları açıktı ve nefret dolu gözlerine kalem çekmişti.Aslında vampirler bu kadar süslü olurmuydu ama Ramona güzelliğine kesinlikle çok düşkündü.Genelde avları erkek olurdu zaten.
Sert bir hareketle ağaca zıpladı.Bir ses durmuştu.Kulakları çok hassastı.Her zaman ki yanılmıyordu.Ağaçların arasından bir at adam çıktı.Aslında insanları avlamak daha çok hoşuna gidiyordu.Ama karnını doyurması gerekiyordu.Sessizce at adama yaklaştı ve arkasına yapıştı.Anında dişlerini boynuna geçirdi.Kanını emdi ve ona büyük bir zevk veriyordu.At adam inledi ve yere yığıldı.Ramona'nın keyfi yerine gelmişti.
At adamı kanlar içinde yere bıraktı ve tekrar ağaca zıpladı.İşte tamamen gün doğmuştu.Ramona'da asla güneş ışınlarının giremeyeceği gizli bölgeye gelmişti.Konuşan iki kişinin sesini duydu.Onları görmeden vampir olduklarını anlayabiliyordu.Zaten bu ormanda başka kimin işi olurdu ki.Bunlardan biri Linda idi.Onunla ilk vampir olduğundan beri tanışıyorlardı.Yanında ki vampiri ise daha önce görmemişti.
" Yeni arkadaşlarımız mı var Linda? "
dedi buz gibi bir sesle.Bunu söylerken alaycı bir gülümseme kullanmıştı.Aslında kendi ırkına böyle davranmamlıydı belki.Ama o her zaman böyleydi.Vampirlere de biraz da olsun acı çektirmek hoşuna gidiyordu.Bunun yanı sıra yeni vampir görmekte onu mutlu etmişti.
ıÜüLinda ile Norjé konuşurken yanlarına başka bir vampir gelmişti.
" Yeni arkadaşlarımız mı var Linda? "
Yeni gelen vampir de Norjé gibi alaycı bir tonda konuşuyordu. Ama bunu bilerek yaptığı belliydi. Norjé ise bazen istemeden öyle konuşurdu.
"Ben Norjé. Yeni değilim ama olsun. Ben doğuştan vampirim ve ne zamandır burdayım. Yalnız kalmayı sevdiğim için ortalıkta pek görünmem."
Norjé yanlarına yeni gelen vampirin güçlü birisi olduğunu sezmişti. Yeni tanıştığı vampirlerin gözünün içine bakmamaya çalışıyordu. Norjé kim olursa olsun birisiyle göz göze geldiğinde etkisi altına alabiliyordu. Bu özelliğini bazen kontrol edemiyor ve kötü sonuçlar ortaya çıkabiliyordu.
Norjé yeni arkadaşlarına baktı. Daha birisinin ismini bilmemesine rağmen arkadaş diyebiliyordu. Bu onu şaşırtmıştı....
Agaclarin arasindan buz gibi bir ses isitmisti Linda, donup sesin geldigi yere dogru baktiginda yuzundeki alayci gulumsemesi ile Romana'yi gordu. Tanidik birini gormek her zaman Linda'nin hosuna giderdi gulumseme sayilmayacak bir daha cok aci ile kivranma gibi gozuken bir gulumseme ile bir Norje'ye bir de Romana'ya bakti. Bu sessizligi bozmak istemiyor gibiydi, konusmadi...
Linda dikkat kesilmis kizi dinliyor gibi gorunsede akli hala baska yerlerdeydi.Norje'nin ne dedigini tam olarak anlayamamisti bile. Ama daha once hic karsilasmadiklarina gore ya yeni bir arkadaslari ya da yeni bir dusmanlari vardi, Romana'ya donerek
" Arkadas veya dusman bunu kendi sececek. "
Not : Üç arkadaş yazmış olduğumuz bir hikayenin başı...